Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '15

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
143
 

Köy Enstitülerine dair tartışmalar(1)….

Köy Enstitülerine dair tartışmalar(1)….
 

Eğitim tarihimiz içinde Köy Enstitüleri hala tartışma konusu olan konulardan birisi olarak varlığını devam ettiriyor.  

Köy enstitüsü olgusu ülkemizde geçmişte kısa bir süre için uygulanıp geçilen bir proje olarak tarihin tozlu sayfalarında kalmış gibi görünse de hala bu uygulamayı özlemle ananlar var. Ülkemizde var olan gruplaşma, kamplaşma kendisini bu alanda da gösteriyor. Enstitü uygulamasını savunanlar ve eleştirenler şeklinde anında gruplaşabiliyor. Herkes duygusal, siyasal, ideolojik yaklaşımlarından hareketle bir tarafta yer alabiliyor. 

Eleştirenler için artık tarihin tozlu raflarında kalan enstitü uygulaması savunanlar açısından her yıl hatırlanan, bir gün mutlaka tekrar uygulamaya geçirilecek bir proje olarak kenarda saklanan bir olgu olan enstitülere yönelik sağlıklı değerlendirme yapabilen kişi sayısı oldukça az denebilir. Sağlıklı değerlendirme denilince eleştirenleri de savunanları da bu anlamda ele almak gerekiyor. Enstitü uygulamasının sağlıklı değerlendirilmesi olumlu ve olumsuz yanlarını tümüyle görmeyi gerektiriyor. 

Enstitü uygulaması toplumsal dönüşüm sürecinde önemli bir araç olarak kullanılmak istenmiş ancak toplumsal alt yapısının olmamasının bir sonucu olarak kadük kalmış bir uygulama olarak görülebilir. Toplumsal alt yapısının varlığı veya yokluğu konusunda yapılacak değerlendirmeler değerlendirmecileri Cumhuriyet dönemi inkılaplarının haklılığı veya haksızlığına, Osmanlı dönemindeki yenilikçi/muhafazakar çatışmasına, batıcı/milliyetçi tartışmalarına kadar götürecek argümanları içinde barındırmaktadır dense yanlış olmaz. Yenileşme tarihimiz içinde toplumu dönüştürme çabalarının önemli kilometre taşlarından birisi de köy enstitü uygulamasıdır denebilir. 

Bu yönüyle tarihte toplumun geri kalma nedenlerinin irdelenmesi sürecinde dine bakış köy enstitüsü uygulamasının içinde yer almaktadır. Toplumu dönüştürmede büyük yığınların yaşadığı köylere ulaşma endişesinin bir sonucu olarak başlatılan köy enstitü uygulaması kısa sürede son bulmak zorunda kalmıştır. Sistemi başlatanlarla sistemi başlangıçtaki rayından çıkaranların aynı kişiler olmasına rağmen bugün bu konuda değerlendirme yapan bir kısım fikir üreticileri bu ayniliği görmezden gelerek tüm suçu geçmişte tamamen enstitü uygulamasının dışında kalmış olan toplumsal grupları suçlar duruma gelmektedirler. Enstitü uygulamasını çağdaşlaşma, gelişme, ilerleme yolunda atılmış önemli adımlar olarak görüp göstererek ortadan kaldırılmasının sorumluluğunu hiç de ilgili olmayan kişilere yüklemeye çalışmaktadırlar. 

Köy enstitülerinin uygulandığı dönemde uygulamanın fikir babası olan ve uygulamaya sahip çıkan idealistler, uygulamanın içinde yer alanlar, sistemden yetişenler, sisteme karşı çıkanlar, duruma ve ortama göre konumlananlar şeklinde farklı farklı kategorik gruplar vardı. Bunlar o günün şartlarında kendilerine göre kullandıkları argümanlara bağlı olarak uygulamanın lehinde veya aleyhinde yer aldılar. Bu gün de bu kategorik grupların devamı niteliğinde olan kişiler varlığını sürdürmektedir. Tarihi olaylara bakıştaki genel bakış açısı bu konuda da etkisini göstermektedir. Sahip çıkanlar her yönüyle sahip çıkarken karşı çıkanlar da her yönüyle karşı çıkar bir duruma düşmektedirler. Bu durum her konuda olduğu gibi köy enstitüsü konusunda da doğru bir noktaya gelinmesini engellemektedir.

Enstitü uygulamasında olumlu yönler kadar olumsuz yönler üzerinde de durularak dersler çıkarma anlayışı gelişirse toplumdaki insanların birbirlerini daha doğru anlamaya başladıklarını da görmüş oluruz. Ancak bunun ortaya çıkması şu aşamada zor görünmektedir. 

Hızlı kentleşmenin yoğun bir şekilde yaşandığı günümüzde köy enstitüsü uygulamasından ders alınacak yönler olduğu gibi artık modası geçmiş yönlerin olduğunu da kabul etmek gerekiyor. Geçmişte nüfusun büyük çoğunluğunun yaşadığı köylere ulaşma endişesi ile ortaya çıkan uygulamayı bugün tamamen savunmak doğru olmayabilir. Ancak öğretmenlere, işe dayalı, üretime dayalı eğitimanlayışından hareketle öğretilecek konuların yaşam içindeki yerini gösterme, sadece sözel anlatıma dayalı sınıf içi öğretmen merkezli faaliyetler yerine sınıf, bahçe, toplum, içerisi, dışarısı tümüyle geniş bir öğretim, uygulama alanı belirlenmesi, öğrenilenlerin uygulamaya geçirilmesine önem ve öncelik verilmesi, gezi, gözlem ve inceleme çalışmaları, yurdun her yerini gruplar halinde gezme, çevre inceleme raporları, kitap okuma faaliyetleri, yazma, tartışma faaliyetleri, okul ve çevrenin temizliğine, yönetimine katılma, toplumu oluşturan bireylerin tümünün üretici bir kişi olmalarının sağlanması gibi uygulamalar elbette hiçbir zaman modası geçmeyecek eğitim uygulamaları olarak not edilebilir. 

Enstitü uygulamasının sorunlu alanlarına yönelik bir değerlendirmeyi bugünün şartlarına bakarak dile getirmek doğru bir yaklaşım olmaz. Ancak uygulandığı dönemde her düzeydeki yönetim makamlarının yaptığı hataların uygulamanın sona ermesinin en önemli nedeni olarak not edilebilir.

Köy enstitüsü ile ilgili uygulamaları doğru olarak değerlendirebilmek için köy enstitüsü uygulamasının öncesine, ortaya çıkışına, ortaya çıkış sürecindeki yasal düzenlemelere, bu yasal düzenlemelerin hazırlık aşamasında yapılan tartışmalara, uygulamaya geçiriliş sürecine, uygulamada yaşananlara, sistemde değişiklik yapılmasını gerekli kılan şartlara, değişiklik sürecinde yaşanan tartışmalara, işin yürütülmesinde sorumluluk sahibi olan idealist düzeyde sistemi kurmaya ve işletmeye çalışan kişilerin ortaya koyduğu eserlere, sorumlu kişilere yönelik yazılmış mektuplara, resmi yazışmalara, okullarda görev yapan, eğitim veren, eğitim gören kişilerin görüşlerine, değerlendirmelerine, yapıp ettiklerine, dönemin basın yayın ve diğer hatırat türü evrakına, o günlerin ülke ve dünya gerçeklerine lehte ve aleyhte olmak üzere karşılıklı sorgulayıcı okumalar ve değerlendirmeler yapılması gerekiyor. Bunların yapılması sonrası yargılamadan fakat anlamak amacıyla ve tarihi olaylardan ders çıkarma anlayışı ile ulaşılacak kanaatlerin karşılıklı hoş görü içinde dile getirilmesi ve bu gün aynı hataları tekrar etmemek için ne yapılması gerektiğini birlik ve beraberlik içinde kararlaştırmanın yollarını bulmak gerekiyor.

Köy enstitülerine ilişkin değerlendirmeler bir yazının sınırlarını aşan oldukça kapsamlı bir çalışmayı gerektirmektedir. Sonraki yazılarda görüşmek dileğiyle..

Ali Hikmet Demir

ahdemir35@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Ali Hikmet Demir; Eğitim sistemimizde kısa zamanda çok iş başaran bir uygulama olan Köy Enstitüleri konulu yazınız için teşekkürler… Evet, bu konu yıllardır yurdumuzda tartışılıyor fakat bir futbol takımının taraflısı ile karşı taraflısının gözlükleri ve söylemleri ile... Sizin de anlattığınız gibi bizlere düşen, geçmişi kutsamak veya lanetlemek değil, o sürecin varsa eğitime katkılarını güncelleyerek günümüze uyarlamak,yanılgılarına da bir daha düşmemek için dikkat çekerek kaçınmak olmalıdır…

Emin TOPRAK 
 12.03.2015 19:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 141
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1134
Kayıt tarihi
: 26.09.08
 
 

Öğretmen olarak başladığım meslek hayatıma yönetim ve denetim konusunda aldığım yeni eğitimler so..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster