Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ağustos '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1713
 

Köy Enstitülü Delikanlı / Fakir Baykurt

Köy Enstitülü Delikanlı /  Fakir Baykurt
 

Dün şair Can Yücel ile ilgili yazımı yazarken babası Hasan Ali Yücel' in Köy Enstitüleri kurucusu olduğunu belirtmiştim. Günümüzde bile hala birçok tartışmalara neden olan Köy Enstitüleri aslında sanat ve edebiyat alanında birçok değerli ustalar armağan etmiştir bize. Ben yakın çevremden biliyorum, çünkü memlekete yakınlığı dolayısıyla Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nde okuyan birçok akrabam vardı. Burada da Isparta Gönen Köy Enstitüsü mezunu olmuş eski öğretmenleri tanıdım. Hepsinin ortak özelliği elbecerilerinin ve kültürlerinin geniş olmasıydı. Onlar çağdaşları arasınsa birer inci gibi fark ediliyordu. Marangoz, bahçevan, ressam, şair, yazar ve müzik adamı oluyorlardı aynı zamanda. Bu durumu bile eleştiren bir arkadaşım vardı. Ona göre köy çocukları alt seviyelerde kalsınlar, diplomat ya da yönetim kadrosunda olmasınlar, diye devşirilip, yıllarca köylerde kalmaları sağlanıyormuş. Ne derece doğru bilinmez. Farklı ve garip bir bakış açısı.

O fakir çocuklar köyde kalsa olacağı ya çoban ya da ırgat. En azından eğitmen ya da öğretmen oluyor. Bir de kız-erkek arkadaşlığı yönünden eleştirenleri görmüştüm. Tabii ki çağdışı zihniyetin ürünleri bu düşünceler. O öğretmenleri günümüz öğretmenleri ile kıyasladığımızda fark daha iyi anlaşılıyor. Kendi branşı dışında hiçbir yeteneği, bilgisi ve görgüsü olmayan, mezun olduğu halde yeterli görülmeyip tekrar tekrar sınavlara sokulan ve yine dershaneye gitmekten kurtulamayan binlerce öğretmen aday adayı var çevremizde. Köy Enstitüsü mezunu bir gence daha 17-18 yaşında belki reşit bile olmadan bir köyün emanet edilişini düşünüyorum da...

Fakir Baykurt'un bu özyaşamsal eseri de diğerleri gibi mükemmel. İlk çocukluk çağlarımdan beri okuduğum ve tanıdığım bir yazar. Hele onun "Amerikan Sargısı" isimli eseri bir başyapıt olacak değerdedir. Ama kimse tanımaz, bilmez. Kitapta bugünü aratmayan entrika ve trajikomik olaylar anlatılıyor. Dili sade, anlatımı güçlü. Beğenerek okuyacaksınız!

Öneririm.

Okuduğum tarih:16-29 Kasım 2001
Köy Enstitülü Delikanlı-Fakir Baykurt
Özyaşam Serisi-Papirüs Yayınevi-Nisan 1999

Kitaptan Alıntılar:

-Sadece tavan ve taban için değil, başka işler için bugün, yarın her zaman önemli. Bir çivi nal kurtarır, bir nal bir at. Bir at bir yiğit, bir yiğit bir yurt kurtarır. Çivi deyip geçmeyin! (s.11)

-Lütfen benden ödünç kitap istemeyin! Çünkü ben bu kitaplığı ödünç alıp da geri vermediğim kitaplarla oluşturdum. Anatole France (s.93)

-İnsanın midesi gibi kafası da acıkır. Kafayı doyurmak için okumak gerekir. (s.110)

-Başına duman sarılmadık dağ olmaz. O duman belki hiç gitmeyecekmiş gibi gelir insana. Dünya kararır. Ama kara bulutlar güneşin önünde sonsuza kadar kalamazlar. Bir yel çıkar , süprülür hepsi. (s.309)

Bir de aklımda kalan bir anekdot var, yazmadan geçemeyeceğim: Yazar ilk derste köyden geldiği için çekingen ve suskun. Öğretmen İstanbul Türkçesi ile anlatıyor ve nesneleri tanıtıyor. Bu ne, diyor öğretmen. Çocuklar: "Elma!" Bu ne, diyor resim göstererek, çocuklar, " Anne!" diyor. Ve sıra yazara geliyor. Elindeki meyveyi soruyor. Delikanlı düşünüyor, bizim almaya "elma" dediler, anaya "anne"
Bu bir armut.Öyleyse "Ermut!" diyor çekinerek ve tüm sınıf kıkır kıkır gülüyor tabii ki. Bizimki mahçup ter içinde kalıyor. İşte bakın sonraların başyazarı, nerelerden nerelere geliyor.

Fakir Baykurt 15.6.1929 Burdur Akçaköy doğumludur.Gönen Köy Enstitiüsü, Gazi Eğitim Enstitiüsü ve ABD Indiana Üniversitesinde öğrenim gördü. ODTÜ Halkla İlişkiler ve Yayın Müdürlüğü, Kültür Bakanlığı Danışmanlığı yaptı. Eserleri ile yurt içinde ve yurt dışında birçok ödüller aldı.

Yayınevi Notu:

Fakir Baykurt, 65 yaşına kadar olan yaşamını bölüm bölüm yazdı. Pek çok olayı, insanı özenle anlattı. Acısıyla tatlısıyla bir "nehir roman" çıktı ortaya. Yazınımızda örneği az. Akçaköy'de, o yüksek göklerin altında doğan, yoksulluk yüzünden köyün sığırını sıpasını güden çocuk, evlerinde bir tek kitap olmadığı, anası babası okuma yazma bilmediği halde nasıl ünlü bir öğretmen; yapıtları sahneye, perdeye aktarılan, yabancı dillere çevrilen bir yazar oldu? O öğretmen, o yazar nasıl çalıştı, savaştı? Fakir Baykurt doğruları ve yanlışlarıyla birlikte hepsini ortaya serdi. Özellikle yoksul halk çocukları, gençler, bunları sabırla okumalı. Bulacakları "öğrenceler" olabilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...teyzem ve annem sayesinde tanıştığım bir yazardı Fakir Baykurt. Evde kaç kitabı varsa okumuştum. Hatırlanması gereken,hatta hiç unutulmaması gereken bir yazardır kendisi..Hatırlattığınız için teşekkürler.(bir daha unutmamak için:)

Hadi Zeynep! 
 17.08.2007 21:18
Cevap :
Teşekkürler Zeynep bu güzel yorumun için...sevgilerimle..  17.08.2007 23:26
 

Mükemmel bir yazı daha ellerinden çıkan, sen gibi severek kitap okumak isterdim. Fakir Baykurt yazarken şan - şöhret için değil toplumu iyi yönde değişimini saglamak için yazmıştır, Köy edebiyatı denmesine karşıyım yazdıklarına,o hayatı anlatmıştır.çalışan emekci insanı ne güzel anlatır dil ne güzeldir, gerçek gibidir her yazdıgı. Okurken yaşarsın sanki romanın içinde. Sana teşekkür ederim andıgın için bu güzel insanı.. SEVGİLERİMLE..

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 17.08.2007 10:48
Cevap :
Hoşgeldin Serapcığım,ben de sana yorumun için çok teşekkür ederim...Özledik seni,yazılarını ve yorumlarını..sevgiyle kal,mutlu kal!  17.08.2007 11:29
 

Ülkemizde halen devam eden feodal yapıyı belki köy enstitüleri kırabilirdi. Ama değeri bilinmedi,eğitim sistemine de yaralı olabilirdi,köyden kente göçü azaltabilirdi. Çok patrili sistemdeki çevreler, büyük toprak ağası millet veilleri enstitülerin sonunu getirdi. Şimdi en azından Fakir Baykurt gibi değerli yazarların gözüyle o ortamı teneffüs edebiliyoruz. Özellikle "Yılanların Öcü" nün üzerimdeki etkisi büyüktür.Saygılar...

Uzeyir Kadioglu 
 16.08.2007 0:01
Cevap :
Haklısınız Üzeyir Bey.Bu konu daha ayrıntılı bir şekilde incelenebilirdi...benim ki kitap tanıtımı olduğu için yüzeysel oldu.Teşekkürler ve iyi günler dilerim...  16.08.2007 9:14
 

Bir hocamız Köy Enstitüleri ile ilgili yaşanmış bir olayı anlatmıştı. Mebusun birisi İ. H. Tonguç'a : Tonguç, Tonguç sen bize oy veren insanları eğitirek kafalarını çeliyorsun. Bunları sana ödetirim, demiş. Sonrası malum. Oraları dağıtıldı. Kırsal kesim kendileri gibi oldu. Okumayan yargılamayan ama her konuda çok bilmiş görünüp konuşan (kendi fikirlerini değil, başkalarının fikirlerini söyleyip duran) insanlar var artık. Amerikan Sargısı'nı okumuştum. Şu sıralar tekrar okumanın zamanı gelmiş. Saygılarla.

Eşit Ağırlık 
 15.08.2007 15:10
Cevap :
Örnekli yorumun için teşekkürler Harun Bey,insan bir de akşamki maç için başarılar dilerdi...sevgiyle kal...  15.08.2007 15:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 2016
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster