Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
865
 

Köy ikiye bölündü

Köy ikiye bölündü
 

Resim İnternetten alıntı


Bizim barınağın mutfağı bir tarafta; avlusu da diğer yanda kaldı.

Güneşin doğduğu yöndeki komşularım ve günbatımı tarafında oturanlar artık birlikte iskambil kâğıdı ve okey oynamıyorlar.

Selamı sabahı da kestiler.

Yerli yersiz havlayan miyavlayan tüylülerimize laf gelmesin diye… Maile: Şimdiye kadar bizler de köy sakinlerinin tavuklarına kış demedik.

Allah ne verdiyse tüm müzik dallarının duayenleriyle haşır neşir olduk. “Kıs şunun sesini uyuyalım abi” demedik.

Doğrusu da budur; kusursuz; kimseyi rahatsız etmeyen komşu yoktur.

Bir cerrah titizliğiyle korunan bu ilişkilere…

Neştere…

Referandum “şeyi” bulaştı.

Rengi belli olmayana iyi gözle bakılmıyor artık…

“Aç göğsünü göster yüzünü” Türküleri… Terletiyor.

Adamım ecnebi paçayı kurtarıyor.

Benim de ketumluğum tuttu.

Sere serpe olamıyorum.

Köydeki kulübeme hırsızlar girdi.

Pasaportlar kimlikler gitti.

Ruhsatlar, anahtarlar…

Havlayıp çevreyi rahatsız etmesin diye aslan kızları alt kata tıktığıma bin pişmanım.

“Köpek savarla” Uyutulan kızlar yirmi dört saat kendilerine gelemediler.

On gün geçmesine rağmen gözlerim hâlâ yanıyor; baş ağrım beni terk etmiyor; çok fazla “Köpek savar” solumuş olmalıyım.

Betim benzim soluk renksiz…

Fark etmez…

“Nerelisin sen” Bilmek istiyorlar.

Konuklarım var çoluk çocuk…

Çoluk beni ilgilendirmiyor ama misafir çocuk Türkçe bilmeyince tepemin tası atıveriyor.

Bulaşıkla yalaşık; deniz ile yüzme yalağı arasında bir kelime öğreteceğim derken güneş çarptı ıstakozlar bana imreniyorlar.

Bu halime bir nebze olsun aldırmayanlar…

“Eeee ne düşünüyoruz bakalım yes mi no mu?”

“ Vakti gelince göreceğiz” Yanıtı kesmiyor.

Olacak gibi değil… Gözümü yummadan açıyorum ağzımı…

Kimselerin beğenmediği incilerimi saçıyorum.

Bir ihtimal daha var diyorum.

Yüzde elli; yüzde elli…

O zaman ne olur?

Yüzüme bakan gözlerin bakışları önce donuyor sonra keskinleşiyor.

“Olmaz öyle şey” dercesine…

“Mağlubiyet galibiyet var ama ya beraberlik olursa”

Be kadın beraberlik olsa referanduma ne gerek var?

Soran olmuyor.

Olmuyor işte…

2.Ağustos 2010 Pazartesi

Bölünmüş Köyden Alev Meisel

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hngi derdinize yanayım ben şimdi, sıralama yapsam öncelikle istakozların imrendiği cildiniz gelir. Acısını bilirim...Köpeksavardan etkilenen gözleriniz de 2. sıraya yerleşsin hadi...(ne demişler önce sağlık.) Tüylüler hemen sizden sonraki koltuğa kendiliğinden geçtiler, onlar da can taşıyor ve hallerinden anlarım, bizim site onların yüzünden bölük pürçük her zaman...Türkçe bilmyen çocuk...anasının babasının (hangisi Türkse)kulağını çekmeli, acaba beğenmiyorlar mı güzelim Türkçe'mizi? Komşularınızın arasında sınır karakolu gibi kalan barınağınız da inşallah yaylım ateşine uğramaz...arada kalmak her zaman zordur...fifty-fifity durumlarında ben de ketumum henüz...izliyorum, sandık başında değil rengim çoktan belli de. Yapılanlar, söylenenler daha doğrusu bu işler beni pek sarmıyor. İki ucu kakalı değnek, nereden tutsan biraz bulaşıyor işte...ortaya yakın bir yerden tutuyorum hep...Kaç oldu geçmiş olsunlar saymadım, Küsler bayramda barışırlar kafanıza takmayın, selamlar-sevgiler...

Fatma Köse  
 02.08.2010 11:19
Cevap :
Dert yanarken umarım dozunu kaçırmadım; itina gösterdim abartmamaya çalıştım. Sevgili Fatma Hanım; ben ne halim varsa görmeye çalışıyorum; gerisi de ne hali varsa görsün arkadaş demek gerekiyor ama olmuyor işte...Kafaya takmamak sağlıklı lâkin hiç takmamak- gönül razı gelmiyor. Eşim annesini toprağa vermek için gittiği Avusturya'dan döner dönmez hırsızlar bizi ziyaret ettiler. Anacığından kalan bir kaç anıyı da aldılar. İşi için kullandığı dizüstü telefonları onun kamerası pasaportu kimlikler vs. vs. Doğum gününde çok üzüldü. Misafirlerimiz var Eylül ortalarına kadar köyde kalacaklar. Çocukları Türkçe biliyordu; ilgilenmemişler çocuk da unutmuş ve köydeki çocuklarla oynayamıyor büyüklerin vakti yok siz düşünün gerisini...Değnek meselesi denge meselesi; hata yapmamak gerekiyor. Medya: Sersemletiyor...Hakkımızda hayırlısının ne olduğunu bilebilsek sorun kalmayacak. Katkınız çok mutlu etti şu bölük pörçüklük yok mu...Selamlar sevgiler  02.08.2010 15:07
 

Bir tarafta hayırcılar, diğer tarafta evetçiler. Doğal karşılıyorum bu bölünmeyi. Çünkü ortada hayati bir mesele var. Saygılar...

Ali Haydar ÖZKAN 
 02.08.2010 4:21
Cevap :
Hayırlısı olsun Ali Haydar Bey; bölünmeler de kalıcı olmasın zararı torunlarımızın çocukları dahi çekebilir. Allah korusun. Selamlar; teşekkürler.  13.08.2010 16:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 843
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster