Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '06

 
Kategori
Alternatif Tatil
Okunma Sayısı
768
 

Köydeyiz...Ve çekirdekler ve mısırlar...Ve anneanneme...

Köydeyiz.. Bir kış günü. Şöminenin başındayız. Bütün kuzenler toplanılmış, yoklama en ciddiyetiyle alınmış. Herkes oturacağı yeri bulma çabasında; şömineye en yakınından... Evet herkes burda; eksiksiz... Çok mutluyuz... Muhabbet yavaştan başlamıştır. En soğuk duruşlardan; en sıcak, en tatlı, en derin, en unutulmaz sözlere doğru yol alınmaktadır...

Bu esnada, şöminemiz de bize katılmaya başlamış; yavaştan çıtırtıları bizi ısıtmaya başlamıştır... Muhabbet devam ederken, tabiatıyla molalar yapılacaktır... Molalar süslenecektir gıdalarla... Tam bu esnada kimine göre anneannemiz, kimine göre babaannemiz (bana göre anneanne) yetişir imdada... Şömineye, tava içerisinde, bahçeden toplanmış ve kurutulmuş ayçiçeği konulur. Çıtırtılara bir çıtırtı daha eklenir... İçimize bir sıcaklık daha eklenir... Ayçiçeği seslendikçe tavadan, muhabbet koyulaşır; muhabbet koyulaştıkça içimiz ısınır tekrardan...

Ve sonra en ilkelinden; ama en sıcağından; ama en tatlısından telden imal bir mısır patlatma tavası getirilir, en tatlı, en mükemmel, en kalbimizde yaşayası kadın tarafından... Anneanneciğim...

Mısır da gıdalanılacaktır... Ve sallanır yanan ateşin üzerinde ve patlamaya başlar... O patlama sesleriyle tekrar kaynaşılır; muhabbetimiz en bitmemiş yerinden, bitmemecesine sürer... Ve sıra gıdalanmaya gelmiştir... Anneanneciğim o nasırlı, öpülesi, koklanası, yanağımda bir ömür tutup yatılası eliyle koymuştur nevaleleri önümüze, en cömert edasıyla...

Anneannemize olan sonsuz şükranımız dururken odada, onun yüzünde olmayan gurur tokat gibi yüzümüzdedir... Hayran kalmışızdır bu cömertliğe... Hayatımızın kadını olmuştur olduk olası... Sarılırkenki anne merhameti; mısırı, ayçiçeği önümüze getirirkenki anne cömertliği; bizleri uğurlarkenki anne gözyaşları bağlamıştır bizi ona...

Şimdi nerdesin anneanne... O kış günleri, mısırlar, ayçiçekleri nerde... O nasırlı ellerin sonra, ya onlar; iyileştiler mi?... Şömine yanmıyor artık; senden sonra hiç yanmadı. Hiç ayçiçeği kavrulmadı, hiç mısır patlatılmadı... Tava mı? Asılı duruyor duvarda; hiç inmedi oradan... Yanmayı bekleyen odunlar bile beklemede; belki bir umut dercesine... Belki geliriz diye beklemedeler bizi... Ağlıyorlar mı ki?

Ne dersin anneanne?... Senden sonra ne de kötüymüş meğer... Biz hiç toplanmadık biliyor musun sen gittikten sonra. Hiç muhabbet etmedik o zamanlardaki gibi, hiç... Ne olur kızma bize... Olmuyor ki zaten, toplansak bile, sen olmadan... Senin cömertliğini tatmadan bir kış günü tatlanmıyor dilimiz... Ne de tuzluymuş sensiz kış günleri, sensiz evin, sensiz mısır ve ayçiçeği... Seni çok özledik anneanne... Ayçiçeklerini, mısırı sonra...

Ve o, unutulmaz kış gecelerimizi özledik... Köyümüzü özledik... Biz kendimizi bile özledik biliyor musun; dedim ya sen gittikten sonra hiç sıcacık muhabbetlere girmedik diye... Seni çok özledik anneanne; özlüyoruz.. Ve çok arıyoruz...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazıya ne yorum yapılır bilmiyorum ama bir an, acaba nasıl bir anneanne olurum diye düşündüm... Sonra da gözlerim doldu... Yattığı yer nur olsun.

Sevgi Biçer 
 14.08.2007 22:53
Cevap :
Çok teşekkür ederim...İnşallah en az benim anneannem gibi olursun...  17.08.2007 12:31
 

Ben annenemi kaybedeli 10 yıl oldu. Biliyormusun hiç bir zaman eskisi gibi olmadı. Hep yarımdık. Bizim de kuzen ordusu biraz kalabalıktır sizin gibi. Toplandığımız zaman şamatamızdan herkes şikayet ederdi anneannem haricinde o hep çok severdi çıkardığımız gürültüyü ve bize çok gülerdi. Pek çok yemeği ilk onu eliden tattım ben. Herşeyi iyi yapardı. Onu çok özlüyorum ve biliyorum ki o gittikten sonra hiç birşey eskisi gibi olmadı. Ve birdaha tam kadro hiç toplanamadık. Şimdi dedemin de yok. çocukluğumun geçtiği o ev de. İkiside gidince evde satıldı anılarımda. Anılarına sahip çıkman dileğiyle....

Pelin KALYONCU 
 18.07.2006 15:23
Cevap :
yorumun için sağol...Ya sen biliyor musun;benimkilerin ikisininde mezarda olduğunu..sizinkinden farksızım ben de..onlar ölünce ev dayıma kalmıştı..dayımı da kaybettim ve şimdi terkolunmuş tozlu bir harabe gibi duruyor..ne acı dimi... Dönülmez akşamın ufkundayım sanki...acaba mezardan bizi görüp çok kızıyorlar mıdır..ne dersin?? bence evet!!!  18.07.2006 17:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 76
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 2475
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

Tuna kimya mühendisidir, işletme mezunudur, iş güvenliği uzmanıdır; ancak işi bunlarla alakadar o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster