Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '09

 
Kategori
Öğretmenler Günü
Okunma Sayısı
431
 

Köylerde bilimin ışığı sönüyor.

Köylerde bilimin ışığı sönüyor.
 

Başöğretmen Atatürk sana daha çok ihtiyacımız var.


Köylerde bilimin ışığı sönüyor Bu öğretmenler gününü de sancılı bir havada geçiriyoruz. Öğretmenler mutlu değil. Anne babalar ve devlet, öğretmenlerden çok şey bekliyor. Çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirmelerini istiyoruz onlardan. Hatta aile olarak yapmamız gerekenleri bile. ‘’Hem bir ana, hem bir baba olmalarını istiyoruz.’’ İstiyoruz ki tüm hayatlarını eğitime, çocuklarımıza adasınlar. İyi de ya öğretmenler..! Onlar ne hissediyor?

Onların çocukları mutlu mu? Öyle görünüyor ki öğretmenler dertli. Geçim sıkıntısı çektiklerini haykırıyorlar. Kendi çocuklarına yeterli olanağı sunamamaktan şikayetçiler. Hizmet verdikleri halkın ve devletin kendileriyle yeterince ilgilenmediğini düşünüyorlar. Sokağa dökülmeye zorlanıyorlar. Seslerini duyurmak istiyorlar... Peki duyan var mı..? Bir de köyler var... ‘’Milletin efendisi’’ köylüler... Işığı sönen köyler. Göç insanları kopardıkça köylerinden, azaldıkça köy nüfusları, köydeki ışıklardan biri söndürüldü haberiniz var mı..? Adına taşımalı sistem dediler. Köyde çocuk azalınca ekonomik değildir diye köy okulları kapatıldı. Köyü, köylüyü aydınlatan üç ışık vardı: <ı>Güneş, ilahi ışık, <ı>bilimin ışığı. Tanrı, güneşi söndürmedi çok şükür. İmamlar, ilahi ışığı sürdürmeye çalışıyor. Gelin görün ki köy öğretmenini sadece köy çocuklarını eğiten kişi zannedenler onu kasabaya, şehre yolladılar. Ufacık bebeleri dolmuşlara, otobüslere doldurup öğretmenin ayağına gönderdiler. Şehir ve kasabalarda değişik amaçlı derneklerin, vakıfların kucağına ittiler. Öğretmenlere de ailelere de kolay geldi bu yöntem. Köye gitmek yerine şehrin nimetlerini seçti öğretmenler.

Gün boyunca kurtulmanın zevkine daldı ana-babalar çocuklarından. Koca koca siyasetçiler, eğitimciler, sözüm ona bilim adamları köydeki bilim ışığını söndürdüler üzerine kül serperek. Bilmediler, öğretmen köylünün ilim yanıdır, sağduyusu, dünyayı gören gözüdür; akıl hocasıdır. ’’İlim ve fenne giden yoludur.’’ Köyleri karanlığa mahkum etti aydın geçinenler, ilerici sanan kendilerini. Gericiliğe bayrak açtığını sananlar çocukları gericiliğin kucağına attılar. Korkulur ki yakında imamları da çekip şehirlere, ekonomik değildir diye köylüleri taşımaya kalkarlar kasaba, şehir camilerine namaz vakitleri. Yılda birkaç ölü için fazladır, ekonomik değildir köyde imam beslemek deyip cenazeleri yollarlar taşıma sistemiyle şehir camilerine... Aymazlığın sınırı yok ki... Çocukken, ben çamura saplanıp debelenirken ilkokul öğretmenimin iskarpinlerinin nasıl olup da kirlenmediğine akıl erdirmeye çalışırdım. Sorduğumda çoğu köy büyüğünün de aynı cevabı aradıkların görmüştüm. Örnekti köy öğretmeni. Karanlıklardan kurtulmanın yolu ilim ve fenden geçtiğine göre sevgili öğretmenlerim ne olur unutmayın köyleri, köy çocuklarını. Başöğretmen Atatürk ve tüm öğretmenleri saygıyla selamlıyor ellerinizden öpüyorum. Arzuladığınız güzelliklerde kutlamak üzere bir daha ki öğretmenler gününü....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Siz, öğretmen köy kahvesine otursun köylüyle konuşsun onları aydınlatsın diyorsunuz. Biraz ağır yazacağım ama kendi çocuklarınıza gelince "Falanca okul daha iyi falanca öğretmene çocuğu verelim, dershaneye gönderelim, özel öğretmen tutalım" diyeceksiniz. Köydeki garibim çocuklara da 5 sınıfı, 3 sınıfı tek öğretmenli eğitime reva göreceksiniz. Zaten eğitimde zengin-yoksul arasındaki fark çok açıldı bir de böyle fark açmayalım köy çocukları da tek sınıfta tek öğretmen hakkından faydalansın, ve pek dikkatinizi çekmiyor ama taşınan öğrencilerin öğle yemeğinde midelerine sıcak yemek iniyor. Bunları köy çocuklarına çok görmeyin. Saygılar...

Eşit Ağırlık 
 04.12.2009 16:59
Cevap :
Harun Bey, ben de bir köy cocuğuyum. Elbette köy cocuklarını en iyi şartlarda eğitmek gerek. Vatandaş olarak fırsat eşitliğinden yararlanmalı. Birinci sınıf vatandaş muamelesi görmeli. Kim bunun tersini düşünebilir ki. Bunun için ufacık bebeleri dağ bayır, kar kış demeden oradan oraya taşımak olmamalı. Uygarlığı kendi evlerinde, köylerinde yaşayabilmeli. Devletin görevi bu. En iyi şekilde yapmalı. Ne yapalım Devletin olanakları bu kadar deyip vatandaşınıza bunu çok göremezsiniz. Her halde iyi anlatamadım. Köy öğretmeni sadece köy çocuğunun öğretmeni değil. Köylünün de öğretmeni. Vurgum bu amaçlı. Selamlar.  10.12.2009 23:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 43
Toplam mesaj
: 36
Ort. okunma sayısı
: 1427
Kayıt tarihi
: 07.03.08
 
 

Artvin Şavşat doğumlu, İstiklal Savaşı Gazisi oğluyum. Emekli subayım. Binicilik Engel Atlama mil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster