Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '12

 
Kategori
Coğrafya
Okunma Sayısı
92
 

Köylerimiz çok dağınık

Köylerimiz çok dağınık
 

Yaklaşık  35 bin köy bulunan ülkemizde  20 Milyonun üzerinde köylümüz yaşamaktadır.

Bu köylerimizin bir kısmı şehir merkezlerine yakın olmakla beraber büyük bir kısmı şehirlerden kilometrelerce uzaktadır. Hatta, bırakın şehirlere olan uzaklığını, şehirler arası yollara uzaktırlar.

Otobüsle seyahat ettiğimde kuş uçmaz kervan geçmez mevkilerde köylü vatandaşlarımızın otobüsten inip yayan olarak dağlara tepelere doğru yol aldıklarını gördüm yüzlerce defa. Acaba nereye gidiyorlar diye arkalarından bakardım hüzünle. Zira ne yol var, ne iz var, ne de uzak da olsa,  görünen bir yerleşim yeri.Çoluk ,çocuk, ihtiyar yollara düşerler. Sırtlarında yükleri.

Televizyonda seyrettiğim köy ve köylü manzaraları bir başka acıtır içimi.

Doğum sancısı çeken bir köylü kadınımızın, karlı dağlar ardından, kızaklarla kilometrelerce uzaklıktaki şehir merkezindeki hastaneye yetiştirilme sahnesini, televizyonlarda izlediğimde insanlığımdan utandığım olmuştur.

Özellikle her kış, karlı dağlara ardında mahsur kalan köylerimizden, haber bültenlerinde söz edildiğinde şaşkınlığım bin kere artmaktadır.

Bütün bunları neden yazıyorum.

Merak ediyorum. Neden bu köylerimiz bu kadar dağınık olarak dağ tepe ardında kurulmuştur.?

Kırk elli hanelik ,zannedersem, yüzlerce-binlerce  köyümüz var. Bunlara devlet nasıl hizmet götürür.? Bu da çok önemlidir.

Bu son derece dağınık köyleri bir araya getirmek çok mu zordur?

Köylülerimiz mi istemez?

Tarım rekoltemiz mi düşer?

Sosyalist bir politika olarak mı görünür bu uygulama?

Bilemiyorum.

Bildiğim tek şey, köylülerimiz daha medeni imkanlara, hastahanelere, okullara, elektriğe, suya, doğalgaza kavuşurlar. Devletimiz üzerindeki mali yükümlülükler de çok önemli miktarda azalır.

Bilmem haksız mıyım?

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yılmaz abim benim yine o kendinize has üslupla bir yazı yazmışsınız! Artık köy mi kaldı abi Allah aşkına? Köyler boşaldı, şehirlere ve varoşlara taşındı... Kalanlara da telefon devletten değil özel operatörlerden zaten... bir şose döşedin mi iş bitmiştir, siz bundan 40-50 yıl öncesini mi anlatıyorsunuz?... selam ve saygılar abim...

Dr Atanur Yıldız 
 19.05.2012 17:18
Cevap :
Ah dostum ah! Gözünüzün önünü göremiyorsunuz ne diyeyim. Yine aynı üslupla yorum yapmışsınız.TV kanallarına bir bakın. Gerçekleri göreceksiniz.  19.05.2012 20:42
 

Hem ayrıca, böyle olması gerçekten bir gerekliliktir de. Zira gerek ormancılık olsun, gerekse tarım ve hayvancılık ve dahi benzeri bir yığın sektör, böyle olmasını elzem kılmaktadır zaten. İyi ki köylülerimiz var dağda, ovada, bayırda, ormanda, yaylada da, onlar bu sektörlerin gereğini yerine getirip üretmekte, bizler de onların sayesinde şehirlerde hazıra konmaktayız işte. Boşuna dememiş “Köylü milletin efendisidir” diye Mustafa’m da... Ama kim köylüyü efendi yerine koyuyor? Devlet de, kentli şımarıklar da, köylüye efendi muamelesi gösteriyor mu? Yooo!! Mesele işte orada. Tekrar selam, sevgi ve saygılarımla...

Filiz Alev 
 17.05.2012 4:33
Cevap :
Devletin bu denli yaygın yerleşmiş 35 bin köye hizmet götürmesi mümkün değildir. Bir de kendi zor geçinen binlerce köyümüz var. Tehlike altında yaşayan yüzlerce karadeniz köyleri var. Kimi heyelan bölgesinde kimi dere çukurları içinde. Bakın bugün devlet depreme dayanıksız evleri yıkma kanunu çıkardı. ( Kanun bugün çıktı.)Yani yerleşme hürriyeti sınırsız değil Sevgili Filiz Hanım. Dolayısıyla köyler bir araya getirilse hem sağlıklı olur hem de ekonomik kolaylıklar sağlanır.sss.  17.05.2012 17:30
 

Esasen bütün ülkelerde de aynı şey mevcuttur. Dağda, bayırda nice metruk yerlerde, kentlerden,asıl yerleşim merkezlerinden epey uzakta her ülkede de köyler bulunur. Zira her insanın da dilediği yerde veya kendi tercihine, hatta bazan mecburiyetlerine göre bile bir yerleşim özgürlüğü ve hakkı vardır sonuçta.Dolayısıyla o insanlara, oraya değil gel şuraya yerleş diye bir durum yada zorlama, yasa,kanun bile hatta doğru olmaz.Yani öyle bir yasa dahi çıkarılsa o yasanın kendisi adeletsizlik olur herşeyden önce.Demek ki, devletlerin o yurttaşlarına,o köylerine de hizmet götürmesi şarttır, esas olması gereken budur. Zor mudur? Bence hiç de zor değildir.Çünkü yol yapacak ve elektrik götürecek, hepi topu da esasen budur zaten hizmet de denilen. Ötesi zaten kendiliğinden oluşur. Ulaşım, kasabaya şehire otobüs minibüs gibi mesela. Şehirlere tonlarca para harcayacağına gerekli-gereksiz, birazını da ordaki vatandaşına harcasın. Yani sonuç:İnsana değer vermekten geçiyor yine ve ayrım yapmamaktan.SSS

Filiz Alev 
 17.05.2012 4:17
Cevap :
Yorumunuz hoş görünüyor ama gerçekler farklı Filiz hanım. Fiili durum çok kötü? Ayrıca kişisel hürriyetler bu konuda uygulanamaz gibi görünüyor. Bildiğiniz gibi her hürriyetin bir sınırı var. Ücra bir köşede yerleşip çoluğu çocuğu perişanlık içine sürüklemek, sağlıksız ortamlarda hastalıklar yaymaya kimsenin hakkı yoktur.sss.  17.05.2012 17:22
 

Sosyolojik yapılanmamızın ve sosyal hizmet organizasyonumuzun sefaletini özetlemişsiniz. Selamlar...

Kadri KANPAK 
 16.05.2012 15:59
Cevap :
Bu sefaletten bir kurtulsak !Çare arıyorum umutsuzca.Selamlar.  16.05.2012 17:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 437
Toplam yorum
: 2166
Toplam mesaj
: 120
Ort. okunma sayısı
: 984
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster