Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mayıs '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
577
 

Köylü Kemal

Köylü Kemal
 

Kemal Kılıçdaroğlu


Ghandhi Hintli bir düşünür, hukukçu ve felsefe adamı. Ezilen insanların yanında olmuş, mücadelelerini barış ve pasivizm perspektifi içinde görmüş, şiddet yanlısı olmayan ve bundan 130 sene önce dünyaya gelmiş bir lider. Hintlilerin sembolü.

Tamam bunların hepsi güzel de, bakıyorsunuz:

Gandhi teknolojinin çok geri olduğu ortamlarda ortaya çıkmış bir "filozof lider".

Hindistan'ın ekonomik kalkınması gibi temel sorunlarıyla ilgili hiç bir etkinliği yok.

Sevgi ve hoşgörü adamı.

Bir sürü filozofik düşüncelere sahip, gerçekten dünyada şan şöhret sahibi bir kişi.

Fakat bunların, Türkiye'nin ve CHP'nin büyük ümitlerle Genel Başkanlığa getirdiği veye getirmek istediği, Kemal Kılıçdaroğlu'yla ne alakası var. Vücut dili ve yüzü, Gandhi'yi anımsatıyor o kadar.

Bizim Kılıçdaroğlu'ndan beklediğimiz, daha doğrusu Halkımızın büyük destek rüzgarının amacı, Filozofi midir? Zaten Kemal Kılıçdaroğlu'nun temel felsefesi, Gandhi'nin felsefesiyle, bir kaç prensip dışında, hiç örtüşmüyor.

Kılıçdaroğlu'nun desteklenmesinin temel nedeni; "Yolsuzluklar Karşısında" takındığı tavır ve gösterdiği büyük mücadeledir. Gandhi, mücadele adamı değildir. Pasivist görüşe sahiptir. Zaten bu yüzden suikaste kurban gitmiştir.

Halkımızın istediği: işsizlik gibi, geçim sıkıntısı gibi ve büyük adaletsizliklere neden olan yolsuzluklar gibi sorunlara çare bulacak bir liderdir. Bu ümidi, Kılıçdaroğlu'nun şahsında bulmuşlardır. Her ne kadar, Kılıçdaroğlu'nu denememiş olsa da, halkın ümitleri ve beklentisi bu yöndedir.

Netice olarak, sabır, sevgi ve tolerans ve benzeri konularda Gandhi ile ortak noktaları olmakla beraber, Siyaset adamı nitelikleri açısından, Kılıçdaroğlu'nun Gandhi ile hiç bir benzerliği yoktur.

Ayrıca, dış görünümleri birbirlerine kısmen benziyor diye, Türk Halkı'nın ve özellikle köylülerimizin, pek de tanımadığı bir filozof liderin ismini, Kılıçdaroğlu'na lakap olarak takılmasını ve Gandhi'nin Kemal Kılıçdaroğlu ile özdeşleştirilmesini ve Kılçdaroğlu'nun, Gandhi Kemal diye lanse edilmesini hiç anlamıyorum.

İnanıyorum ki, bir çok kahvehane de, köylerde yapılan sohbetlerde: KİM BU GANDHİ diye insanlar birbirlerine soruyorlardır. Bazen, toplum için de, çok zayıf kişilere, Gandhi Gibi dendiğini duymuşumdur. Bunun dışında halkımız Gandhi'yi pek tanımaz.

Bu benzetme ve yakıştırma CHP ve Kılıçdaroğlu'na pek yarar sağlamayacaktır. Ben bu kanaattayım. Karaoğlan veya Çoban Sülü lakaplarındaki sıcaklığı ve halka yakınlığı, Gandhi kelimesinde bulabiliyor musunuz? CHP'nin en büyük ihtiyacı bu sıcaklığı yakalamaktır.

Acaba kim uydurdu veya hangi gazetede bu tabir yakıştırıldı da, Gandhi lakabı yaygınlaştı. Bu lakaptan Kılıçdaroğlu'nun kurtulmasının olanaksız olduğunu düşünüyorum. İsteğim, ya bu değerlendirmemde yanılırım ya da bir mucize olur, bu lakap değişir ve Kılıçdaroğlu, "Köylü Kemal" veya "İşçi Kemal" diye anılır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın varsa, mutlak her başarılı politikacının arkasında da mutlak bir felsefeci veya felsefe derinliği olan bir bilge kişi olmalıdır. Bunun nasıl olacağını "Devlet Bilgeliği" başlıklı yazımda detaylı anlatmaya çaılştım. blog.milliyet.com.tr/Devlet_bilgeligi___Devlet_felsefecisi/Blog/?BlogNo=232118 Bu kavramı Türk Toplumuna tanıtan Oktay Taftalı'ya teşekkürlerimi sunarım. Kılıçdaroğlu'nun arkasında hangi bilge/felsefeci var onu bilelim ki; ona göre konuşalım. Prof.Dr. Sencer Ayata. !!! Konuyu detaylandırmakta yarar var. Sakın ola ki; negatif bir şeyler söylediğimi sanmayın. Biraz çalışalım ve Kılıçdaroğlu'na felsefi derinlik vereceği iddia edilen Prof.Dr. Sencer Ayata'yı tanıyalım ve inceleyelim derim.

vecdi uzun 
 30.05.2010 13:20
Cevap :
Köylü Kemal yazımda belirtmek istediğim husus, felsefi yapı değil. Sadece vitrin hususudur.CHP 'nin ilkelerini gösteren" altı oku" halkımız üzerinde hiçbir etki yaratmamıştır.CHP 'nin, neden tek başına iktidar olamayışını ben bir türlü anlıyamadım Bunu ben bir tek nedene bağlıyorum : İsminde Halk kelimesi bulunmasına rağmen, halkımızın, CHP'yi halktan uzakta görmesidir.Açıkçası CHP sadece aydınların partisidir. Oysa oy potansiyeline sahip tek kesim Köylümüzdür. Bugüne kadar iktidara gelenler bu kesimin eseridir. Onun için Gandhi Kemal yerine Köylü Kemal Sloganı daha yerinde ve etkili olacaktı. Bakın Gandhi lafı unutulmaya yüz tuttu. Son olarak affınıza sığınarak belirtmek isterim ki, Devlet Bilgeliği kavramı, devlet idaresi için zayıf bir kavram. Ben sadece Atamızın devlet adamlığı yeteneğini ve düşünce şeklini tek geçerim ve kimseyle mukayese etmem. Atamızın devlet adamlığı potasında Bilgelik de yer almaktadır tabii ki. Saygılarımla.  31.05.2010 13:03
 

Sayın Çetingöz, Gandhi benzetmesinin Kılıçtaroğlu'nun liderlik karizmasını etkileyeceği kanaatinde değilim. Tam aksine farklı toplum kesimlerinden de destek göreceği inancındayım. İktidar partisinin Gnl.Bşk. Yardımcısının Kılıçdaroğlu hakkında verdiği olumlu beyanlar, liderllik prestijini yüceltici niteliktedir.Gandhi'nin "satyagraha" adındaki direniş biçimi tam bir pasıf direniş değildir. Mazlumların direnişidir.Gandhi Hindistan'ın bağımsızlık mücadelesinin başarıya ulaşmasında kitleleri iyi motive etmiştir.Çağımızda karizmatik lider tipi yerini, kitlelerin güvenini kazanan inandırıcı,paylaşımcı, sorun çözücü,akılcı,v.b özellikleri olan lider tipine terk etmiştir. Bana göre sistemimizin en temel sorunu, demokratik bir anayasa ile buna bağlı alt sistem ve kuruluşların da ileri demokratik standartlara ulaşmasıdır. Bu temel soruna çözüm üretmek, iktidar olma yolunda iddialı olan her genel başkan gibi, Kılıçdaroğlu'nun da öncelikli görevi olmalıdır. İyi kadrolar, sağlıklı çözüm üretir. Sm

Hızır Kabil 
 20.05.2010 14:36
Cevap :
Sayın Kabil, Ben yazımda esasen bizim halkımızın kafasındaki lider tipini örneklemek istedim. Gandhi bizim toplum için iyi bir örnek değil. Hindistanın o günkü şartlarıyla, bizim bu günkü şartlarımız bir değil. Ayrıca önemli bir çağ farkı var. Bir de bakınız, Atatürk hariç, CHP liderlerinin Kılıçdaroğlu dahil hepsinin temel özellikleri aynı. İnönü,Ecevit, Baykal ve Kılıçdaroğlu. Hepsinin geçmişleri çok temiz. Hitabet güçleri var. Tahsilli. Ilımlı yapıya sahipler. Şovmen değiller.Büyük vaatlerde bulunmazlar. Köylüye uzaktırlar. Ya meslekleri itibariyle ve ailelerinin üst kademeden olmaları nedeniyle. Hiçbirinin özelliklerini Süleyman Demirel'in veya Tayyip ErdoğanIn özellikleriyle örtüştüremezsiniz.Bir de Atatürk'e bakın. Hiç birine benziyor mu? Saygılarımla.  20.05.2010 18:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 437
Toplam yorum
: 2172
Toplam mesaj
: 120
Ort. okunma sayısı
: 999
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster