Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
685
 

Köylü sınıfının devrimdeki yeri

Köylü sınıfının devrimdeki yeri
 

Senin Alınterini Kimse Çalamaz!


Köylü sınıfı günümüz Türkiyesinde hala büyük bir çoğunluk oluşturmaktadır. Köyden şehre büyük akımların gerçekleşmiş olmasına rağmen, üretici, emekçi sınıf gücünü korumaktadır.
 
Devrim mücadelesi yıllardır süregelmekte olan bir mücadeledir. Her devrimci (öncelikli işçi sınıfı olmak üzere) köylü sınıfını göz önünde tutmuştur. Fakat biri hariç ( İbrahim Kaypakkaya) hiçbir devrimci bu konuda köylerin içine inmemiş, ayrıntılı gözlem yapmamıştır. Devrim mücadelesinde köylü sınıfı her zaman etken olmuş beklenen sonuçları vermese de mücadele içerisinde bulunmuştur.
 
Köylü sınıfı, üreten, ekmeğini emeği ile kazanan, hayatı boyunca da üretmekten vazgeçmeyen bir sınıftır. Yani kısacası tüketici sınıfının varolmasını sağlayan, temel sınıftır. Temel sınıf tabiri köylü sınıfı ile birebir örtüşmektedir. En basiti olarak liselerde gördüğümüz besin piramidini göz önüne aldığımızda bile üreticilerin temel olduğunu görürüz.
 
Dönelim devrim mücadelesine.
 
İbrahim Kaypakkaya 68 kuşağında ki en farklı devrimciydi. Çünkü MDD düşüncesini reddetmiş, kemalizmi faşizm olarak nitelendirmişti. Onu farklı kılan bir başka konu ise şuydu.
 
Kaypakkaya köyde yaşamış, köyleri iyi analiz etmiş ve devrimin köylerden
başlayacağına inanmıştır.
 
Köylü sınıfının çoğunluk olduğunu düşündüğümüzde ve şehirdeki eylemlerin polis, jandarma vs. gibi etkenler yüzünden engellendiğini düşündüğümüzde Kaypakkaya’nın düşüncesi doğrudur.
 
Devrimin gerçekleşmesi için,  bugün mecliste olan ve ya kendini devrimci olarak nitelendiren küçük burjuvazi sınıflardan, emeğin ve üretimin sınıfı olan köylü sınıfına inilmelidir. Köylü sınıfında başlayan devrim işçi sınıfında devam ederek başarıya ulaşacaktır.
Halil Güven (Sökeli) bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Valla belki dediğiniz gibi köylüden başlamalı fakat bizim köylüler o kadar cahil ki yatıp, kalkıp hala sömürülmeye boyun eğiyorlar.

Olcay Kıykaç 
 30.06.2012 16:37
Cevap :
Eğer siz veya sizin gibi düşünenler köylüye "cahil bunlar" deyipte sırt çevirirseniz onlarda sömürüye boyun eğmeye devam ederler. Saygılarımla  01.07.2012 9:50
 

Kardeş ya siz yanılıyorsunuz ya devrimler tarihi yalan söylüyor. Bolşevik ihtilalinde en büyük direnişi Rus köylüleri yani Mujikler gösstermişlerdir. Lenin bakmış görmüş iş yürmüyor... İşçileri köylülere göndermiştir. Bir kere köylü sınıfı diye bir şey yok! Köylüler gelenekçi olurlar... Bu da onların değişmek temeli üzerine işlevini yürüten devrimle uyuşması olası değildir. Marx "Buhran teorisi"yle anlatır ki iki sınıflı toplum oluşacak orta sınıf kalkacak, sömürü dayanılmaz hale gelecek bunun üzerine işçiler ayaklanıp emperyalist güçleri alt edecek.. Üretim araçlarının mülkiyetini ellerine alacak, böylece sömürü duracak,"herkes gücü oranında çalışacak,gereksinimi kadar tüketecek" Bu böyle... Saygılar sunuyorum:)

Halil Güven (Sökeli) 
 30.06.2012 14:24
Cevap :
Köylü sınıfı vardır! Gelenekçi olmaları değişmeyecekleri anlamına gelmez. Köylü sınıfı yıllardır işçi sınıfıyla birlikte anılmıştır. İbrahim Kaypakkaya "Şehirlerde yapılan eylemler hemen bastırılmaktadır. Bunun için devrim köylerden başlamalıdır" demiştir.Türkiyenin işçi ve köylü nüfusunu göz önüne aldığımızda işçi sınıfı kadar köylününde fazlalığını görüyoruz. Ayırca: Köylü sınıfı, toprağı işleyen küçük çiftçiler ile ziraî işçiler ve rençperlerden oluşan sosyal sınıf. Köylü sınıfı kavramı ilk önce Avrupa tarihinde, küçük ölçekli ziraatle uğraşan kimseleri tanımlamak amacıyla ortaya çıktı; ancak gerek geçmişte gerekse günümüzde pek çok farklı toplum köylü sınıfına sahip olmuştur. Yorumun için teşekkürler. Saygılarımla  30.06.2012 16:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 501
Kayıt tarihi
: 16.06.12
 
 

Uzun uzun anlatacak bir hayatım yok. Felsefeyi, şiir ve blog yazmayı, siyasi konularda sohbet etm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster