Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
667
 

Köyün delisi

Köyün delisi
 

Bu komşu köyün delisi! Bense bizim köyün delisiyim!


Hani… “Delilikle dahilik arasında çok ince bir çizgi vardır.” Derler ya; güzel okuyucum. Sen o çizginin nereden geçtiğini bilir misin?!! Hayır. Ben bilmiyorum da!.. Sana o bakımdan sordum!

Ama ben şunu çok iyi biliyorum güzel okuyucum: Bu toplumun deli dediği kim varsa, o adam emin ol ki, akıllı adamdır!

Toplumu yeniliğe, iyileşmeye, ileriye götüren her kim varsa, bu deliler topluluğundan çıkar; her nasıl oluyorsa?!!

Ama şunu da bilesin ki, o deli gözüyle bakılan adam, ne zaman inat ettiği, azmettiği konuda başarılı olsa… Malum koro: “ Biz zaten bunun böyle olacağını biliyorduk!” Diye şakımaya başlar!

Sütotükonun, alışılmış olanın, yüzyıllardır tekrar edilip, duranın yüceltildiği yerde, tabi ki “Değişmeyecek tek şey değişimdir.” Diyen adamın; tepesine huniyi, sırtına deli gömleğini geçiriverirler! Ya sen ne sandındı anacım?!!

Herkesin birbirinin aynı olmaya zorlandığı, farklı olmanın, özgün olmanın, özgür olmanın suç sayıldığı bir toplumda, azıcık yaratıcı olan, hayallerinin ucunu azıcık elinden kaçıran, tabi ki köyün delisi olur.Başka ne olacaktı ki?!!

Kendine gösterilenle yetinmeyip, kafasını kaldırıp, gözlerini ileri diken “ Bakın! orada bambaşka bir hayat var!” diyen; deli değildir de nedir sence o bilinen ölçülere göre?!!

Herkesin görüp de görmezden geldiği, gerçeği bildiği halde “ Bana ne kardeşim! Bana değmeyen yılan bin yaşasın!” diyenlerin çoğunlukta olduğu ülkede; malumu ilan eden deliyi kim alıp, hangi delikte saklasın anacım?!!

Kendi düşündüğü gibi konuşarak değil, dinleyenin beklediği şeyleri söylerek iktidar olanların olduğu ülkede, kedi sözünü, kendi düşüncesini dile getirenin kıymeti harbiyesi olur mu hiç kardeşim! Bunu bilmemek, delilik değildir de nedir sence?!!

Her ferdini özenle tek tipleştirmeye çalışan, alışılmışın dışında olandan öcü gibi korkan, kendi olmayı delilikle eşdeğer tutan bir toplulukta: “ Bırakın beni! Ben kendim olucam!” Diyen zırdeli değildir de nedir? Hadi!  söylesene!

Ben, bu kadar çapsızın, bu kadar ortalama adamın, böylesine haddini bilmeyenin bol olduğu memlekette …  

“ Akıllıyım! “ diye diye, kasıla kasıla ortalık yerde dolaşan bi dolu adamın olduğu köyde; akıllı olmaktansa, deli olmayı tercih ederim.

Eğer onlar, bu köyün akıllısıysa, bırakın beni! Ben bu köyün delisi olmaya razıyım kardeşim!

Not: Yazımdaki görsel www.gencsau.com adresinden alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Fizyolojik rahatsızlıkları olanları bir kenara koyuyorum... Deli olmak bir mertebe gibi gelir bana... Dahi olmanın bir üst basamağı... Yazınız güzel olmuş... Aklınıza sağlık :)) Dostluk ve sevgiyle...

A. Arda Yastıoğlu 
 19.12.2011 11:44
Cevap :
Vallahi Arda bey, Ben de kendimi dahilikle delilik arasında gidip gidip gelen biri olarak görmekteyim! Üstelik, delilerin gülenleri ağlayanlarına göre çok daha tehlikelidir. Ben bi de hayata,insanlara,kendime, çevreme, yaşadıklarıma yani merkezinde insan olan her şeye gülüp geçen gülen delilerdenim!Yani anlayacağınız Allah benim gibi gülen delilerin yardımcısı olsun! Yeni bir dostu, sizi de kazanmış olmaktan dolayı da ayrıca mutluyum. Cemce sevgilerimle...  19.12.2011 13:38
 

Delilerle ilgili yazını okuyunca bütün insanların mutlaka bir guruba girdikleri varsayımıyla, "acaba ben hangi guruba girerim" :-)) diye düşündüm, halâ daha düşünmekteyim. Espri olarak kabullenmek gerekir ama blog yazarlarını da akıllılar, deliler diye sınıflandırmaya kalkışılsa, alimAllah, savaş çıkar sanalda, görünmeyen kılıçlar çekilir. :-)) Çok selamlarla...

Yurdagül Alkan 
 14.12.2011 16:47
Cevap :
Benim gibi tepesine huni geçirmiş bi adamı okuduğunuza göre! yorumunuzu siz kendiniz yapın bence! Cemce sevgilerimle...  14.12.2011 23:15
 

Cem Bey tarihe bakarsak ün salmış ve amacına ulaşmış öyle çok deli damgası almış insan var ki.Analatabildim sanırım.Sevgiler.

Şennur Köseli 
 12.12.2011 9:43
Cevap :
Şennur hanım yine iki cümlede işin özünü yazıp çıkıverdiniz işin içinden. Ne diyim? Allah sizi yazılarımdan eksik etmesin. Cemce sevgilerimle...  12.12.2011 13:37
 

"Deli"ler çok çabuk toplum dışına itilir; niye; toplumun istediği şeyleri söylemediği için. Deliler bir bakıma afaroz edilmiş insanlardır. "Tek tipleştirme" , aslında, gerçek bir devletleştirmedir. "Herkes benim gibi düşünecek..." düşüncesi , aslında bizatihi , düşüncenin kendisine karşıttır.... Ve de "yaratıcılık"ın inkar edilmesidir. Eğer bir toplumda yeniliğe, yaratıcılığa prim verilmiyorsa... artık bütün söylenenlerin kıymeti harbiyesi yoktur. Saygılar Çamsarı...

Erdal Ceyhan 
 12.12.2011 4:32
Cevap :
Yazdıklarınızın tümüne katılmakla birlikte, tarihe de ciddi merakınız olduğunu gözlemlediğimden, bir soru sormak istiyorum size sevgili hocam? Deli Petro gerçekten deli miydi? Onun Rus Çarlığı için yaptıklarını başka hangi Rus çarı yapmıştı? Padişah Deli İbrahim gerçekten Deli miydi? Not: Pazar sabahı ilk halini yazdığım bu yazı doğaçlama olarak yazıp, kaydetmeye fırsat kalmadan silindiği için, ikinci şeklini yazarken bu yazımın; sorduğum bu soruların cevabını vermeyi atlamışım hocam. Diledim ki, bu sorunun cevabını siz veresiniz. Tabi, sizce de uygun olursa? Cemce sevgilerimle...  12.12.2011 13:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1349
Toplam yorum
: 3614
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1720
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster