Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '14

 
Kategori
Kozmetik
Okunma Sayısı
120
 

Kozmetik kongresinin ardından

Kozmetik kongresinin ardından
 

kozmetik kongresinden


Kozmetik; kullanıcısının cilt kusurlarını gizlemek veya kişilerin kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamak için oluşmuş bir sektördür. Şampuanlardan tutunda, saç spreyi ve kremi, vücut losyonları vs. hepsini kapsar. Kozmetiğin tarihi insanlık tarihi ile paraleldir ve  yeryüzündeki tüm toplumlarda kullanılagelmiştir. Bireylerin çevresine değer vermesi, gördüğü ilgi ve beğeni sonunda artan özgüven sonucu kendisinde güzel hislerin oluşması; istesek de istemesek de  kozmetiğin doğuşuna ve önüne geçilemez gelişimine neden olmuştur. Kozmetiğin tarihine kısa bir göz atacak olursak; ilk Mısırda Firavun ile birlikte başladığı düşünülmekte, Eski Yunan ve Roma dönemlerinde parfüm olarak Boswellia (Akkünlük) ağacının özü ve özel bir kahve türü olan Myrrh(Mırra Kahvesi) kullanılmaktadır. Arap bilim tarihinde ise köklü yer etmiş, kozmetiği tıbbın bir  kolu olarak değerlendirmişler ve hatta kozmetiği "Güzellik İlacı" olarak tanımlamışlardır.

14-16 Şubat 2014 tarihleri arasında Antalya'da düzenlenen "4. Kozmetik Kimyası, Üretimi ve Standardizasyonu" kongresine katıldım. İnsanlar hoş kokular sıkmadan dışarı  çıkmak istemiyor. Kokunun gizemli bir dünyası var. Algıladığımız kokuyla birlikte hemen dikkatimizi o yöne veriyoruz. Kokuya verilen tepki neticesinde bizler farklı alemlere yol alırız, kim bilir hangi anılarımız aklımıza gelir.

Katıldığım kongrede çok değişik notlar alma fırsatım oldu; örneğin sıcak ve soğuk havalara göre de parfümlerin farklı olduklarını ve kokularında insanların karakterleri hakkında ipucu verdiğini öğrendim. Limon çiçeği; planlı prensipli ve tertipli, Nergis; kendini beğenmiş, Melisa; sabırsız ve kararsız, Lavanta; kararlı ve kendinden emin vs..

Bununla birlikte; kozmetik çok maliyet gerektiren bir sektör. İnsanlar güzel görünmek uğruna cebindeki bütün parasını vermekten çekinmiyor, bu uğurda nice acılara katlanıyorlar. Şunu unutmamakta fayda var; güzellik uğruna sağlığımızı riske atmamalıyız. Kullandığımız kozmetik ürünlerin alerjen içermeyen natürel hammaddelerden oluşmasına dikkat etmeliyiz.

Güneş ışınlarından yararlanmanın yanında, ozon tabakasının incelmesinden sonra zararlı güneş ışınlarından da korunmamız gerektiğini,  zararlı UV ışınlarının yeryüzüne ulaşmasından sonra güneş yanıklarına, güneş lekelerine, erken yaşlanmaya ve deri kanserine neden olduklarını, yeterli miktarda güneş ışını alan kişide  D vitamini sentezinin sağlandığı ve doğru güneşlenme ile fizyolojik olarak mutluluk hormonu "serotonin" salgılandığı, güneşten koruyucu ürünlerde son kullanılma tarihlerinin ne kadar önemli olduğu ve bir sene sonra kullandığımız ürünlerin hiç bir işe yaramadıklarını da notlarım arasına yazdım.

İlgimi çeken diğer bir konuda "Helal Kozmetik" ti. Muhafazakar kesime hitap eden kozmetik sektörlerinin işin ehli kuruluşlar tarafından belgelendirilmesi görevini Türk Standartlar Enstitüsü (TSE) üstlenmiş. Bu konuda su-i istimale yer vermek istemedikleri için çok titiz çalışmalarını anlattılar. Çok önemli bir birim olduklarını düşünüyorum. Kozmetik ihracatımızın Irak, İran ve Rusya pazarında olduğunu duyduğumda da bu birimin daha çok işler yapacağına inandım. Helal Kozmetik ürünlerinde; insana veya helal olmayan hayvanlara ait veya bunlardan türetilmiş her hangi bir bileşeni bünyesinde bulundurmaması, insan sağlığına zararlı genetik materyalleri içermemesi vs. gibi konulara çok dikkat ederek "Helal Sertifikası" hazırlıyorlar.

Yukarıda özet olarak kaleme aldığım bilgileri geniş bir şekilde  www.kozmetikkongresi.com sayfasından rahatlıkla bulabilirsiniz. Çok önemli bilgiler bulacağınıza inanıyorum. Kimyagerler Derneği Başkanı sayın  Prof. Dr. Çetin Güler ve Organizasyon Komitesi Başkanı Levent Kahriman ve ekiplerini bu güzel organizasyonlarından dolayı tebrik eder ve başarılarının devamını dilerim.

Prof.Dr. Hamdi TEMEL

www.hamditemel.com

Sokrates bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 205
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 200
Kayıt tarihi
: 12.12.13
 
 

Prof. Dr. Hamdi Temel, 1966 yılında Sorgun'da doğdu, İlk ve orta öğretimini Sorgun'da tamamladı v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster