Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '13

 
Kategori
Efsaneler
Okunma Sayısı
1383
 

Kral Arthur’un Yuvarlak Masa Şovalyeleri Kadınların koruyucularıymış.

Kral Arthur’un Yuvarlak Masa Şovalyeleri Kadınların koruyucularıymış.
 

Yuvarlak Masa Şovalyeleri


Kral Arthur ve Sihirbaz Merlin

Sihirbaz Merlin’i dizi olarak izlediniz mi bilmiyorum. Ben onun sıkı bir takipçisiydim. Kral Arthur’u o zamanlar daha bir bilir olmuştum.

Tarihte adından söz ettiren krallardan biri…

Kral Arthur adına ilk kez, 6.yüzyıla tarihlenen, erken dönem Kelt halk şiirlerinde rastlanmış.

Britanya mitolojisinde çok önemli bir figür! Onun Camelot Kralı olduğunu beşinci yüzyıl sonları veya altıncı yüzyılda yaşadığını biliyoruz.

Savaşta ve barışta doğru kararlar veren, adil olan, cesur ve akıllı bir Kral…

Sakson istilacılara karşı savaştığını da biliyoruz.

Elbette onunla ilgili bir çok efsane var.

Mesela birinde de rki:

O tek eli 960 kişiyi öldürürmüş. Efsanelerde abartılar vardır tabi kiminde biraz fazla kiminde az. Kral Arthur ile ilgili Britanya Kralları tarihi kitabını yazan Monmouthlu Geoffrey’in yazmış tarih; 1136’imiş.

Kral Arthur’la ilgili bir çok sinema filmi de yapıldı.

Renkli bir tipleme olduğu için her zaman ilgi görmüş…

Mesela onun taştan söküp çıkardığı kılıcı Ekskalibur çok önemlidir. Kral Arthur’u anlatan filmlerde Merlin vardır. Bu da gösteriyorki bir zamanlar Kral Arthur’un yanında bir büyücü Merlin varmış. Tabi birde Yuvarlak Masa Şovalyeleri…

Bir başka anlatı varki tam bir efsane. Ondan da söz etmeden geçilmemesi gerekiyor. Değişik bir hikâye…

Dünyanın kuruluşundan sonra şeytan insanlardan öc almak istemiş.

Erkek kılığına girmiş ve yeryüzüne inmiş. Burada bir ipucu var demekki o zamanlar şeytanı kadın olarak düşünüyorlarmış. Şeytanın niyeti de saf bir genç kız bulmak onunla evlenmek ve soyunu sürdürmekmiş.

Neticesinde tam istediği gibi genç bir kız bulmuş. Bu bir köylü kızıymış ve şeytan onu etkisi altına almış. Evlenmişler. Sonra bir çocukları olmuş.

Çocuk olunca şeytan gitmiş. Burada şaşırtıcı bir şey olmuş. Şeytan kötülüğü insanlara vermek için neslini sürdürmek isterken doğan çocuk ondan kötülükleri almamış annesinden tüm iyilikleri almış. Annesi babasının gidişine çok üzülüyormuş.

Bir gün bebek konuşmaya başlamış:

“Üzülme, her şey yoluna girecek”

Kadın şaşkına dönmüş, korkmuş. Kilisenin papazına gitmiş. Papaz çocuğun olağan üstü bir çocuk olduğunu ve kendisininde manastıra kapanıp dua etmesi gerektiğini söylemiş. Bu çocuğa Merlin adı verilmiş. Merlin, üç dört yaşlarında iken Britanya Kralı Vertieger’in bir hain tarafından tahttan indirileceğini söylemiş. Bir süre sonra söyledikleri gerçekleşmiş. Uter Pendragon ülkeyi eline geçirmiş.

Merlin delikanlılık çağına gelince kendindeki değişikliklerin artık iyice farkına varmış. Gelecekte olacakları görüyormuş. O babasının güçlerine sahipmiş ama annesinin güzel huyları ondaymış. Kimseye kötülük yapmak istemiyormuş.

Bir yılbaşı gecesi, kral bütün baronları sarayına davet etmiş. Tintaiel Duka'sı eşini alıp ve saraya gitmiş. Kral genç kadını görür görmez âşık olmuş. Pervazsız kral duygularını etraftan saklamış. Bir çok kişinin fark ettiği gibi kadının eşi de kralın aşırı ilgisini fark etmiş ve çok rahatsız olmuş. Gece kimseye belli etmeden adamlarını almış, sarayı terk etmiş. Kral, Duka’nın haber vermeden saraydan gidişine çok öfkelenmiş.

Haberci göndermiş ve derhal geri dönmesini istemiş. Duka sebebini bildiği için red etmiş. Kral savaş açmış. Bu savaşta ne yazık ki duka yaralanmış ve ölmüş.

Kral onun güzel eşine evlenme teklif edmiş o da kabul etmiş ve neticesinde de evlenmişler.

Kral evlendiğini resmi olarak açıklamamış, gizli kalan bir evlilik olmuş. Bir süre sonra bir erkak çocukları olmuş. Bu çocuğa Arthur ismi verilmiş.

Çocuk Merlin’e verilmiş.

Merlin bu çocuğu Anton adlı bir derebeyinin yanına yerleştirmiş. Anton, Arthur’u kendi oğluymuş gibi kabul etmiş ve sevmiş.

Bir süre sonra kral ölmüş.

Derebeyleri yeni bir kral seçmek için Londra’da toplanmışlar.

Toplantının düzenlendiği kiliseye geldiklerinde çok şaşırtıcı bir olayla karşılaşmışlar.

Kilisenin kapısının önünde büyük bir kaya varmış ve kayaya saplanmış bir kılıç durmaktaymış. Kayanın dibinde bir yazı varmış.

“Bu kılıcı kayadan çekip çıkartacak mutlu kişi, Tanrı'nın izniyle İngiltere kralı olacaktır”

Derebeyleri hemen kılıcı almak, kayadan çekip çıkartmak için sıraya girmişler.

Fakat hiç biri başaramamış.

Arthur’da oradaymış. Babalığı ve babasının öz oğlu ile birlikte oraya gelmiş… Arthur’da merak etmiş. Herkes deniyormuş, o da denemek istemiş.

Kılıcı tutmuş ve gayet rahat bir biçimde kılıcı oradan çıkartmış.

Ondan sonra olanlar olmuş.

Arthur İngiltere Kralı ilan edilmiş. Derebeylerin bir kısmı krala karşı bağlılık yemeni etmemişler. Onların derdi soylular dururken kimin oğlu olduğu belli olmayan birinin kral olmasıymış.

Kral Arthur hızla çalışmalarına başlamış ilk iş olarak; başkentini de Logres’e taşımış.

Merlin kralın danışmanı olmuş.

Kralın yanlış yapmamasını sağlamış.

Arthur, Merlin’in sözlerine önem veriyormuş, dediklerini yapıyormuş.

Merlin onun Kareozya bölgesinin kralının kızı ile evlilik yapmasını istemiş.

Arthur bunu dinlemiş ve kralın kızı ile evlilik yapmış.

Merlin ondan yuvarlak masa yapmasını talep etmiş ve yaptırtmış.

Yuvarlak masanın etrafına ülkenin en ünlü şovalyeleri yer almış.

Kral her zaman bir sandalyeyi boş bırakıyormuş.

Sandalyeyi, bileğinin hakkı ile şovalye olacak birine ayırırmış.

Buraya hakkı olmadan oturanlar da cezalandırılırmış ve o sandalyenin adı tehlikeli sandalye olarak kalmış.

Bu arada Kral Arthur kendine bağlılık yemini etmeyen derebeyleri ile savaşmış.

Onları bozguna uğratmış.

Sonrasında; bir şölen hazırlatmış. Bu şölende yuvarlak masa şovalyeleri hep bir ağızdan yemin etmişler.

Özellikle yeminlerinin arasında yardıma muhtaçlara ve bilhassa kadınlara karşı hata yapanlara kılıçları ile savaşacaklarına yemin etmişler.

Yuvarlak masa toplantıları her yer yenilenmiş.

Her yılda o yıl yapılanlar şovalyeler tarafından anlatılırmış.

Yuvarlak Masa Şovalyeleri Kral Arthur’un da isteği üzerine kadınların baş koruyucuları olmuş.

O dönemde kadınlar rahat bir nefes almış.

Merlin artık çekilmeye karar vermiş. Güzel bir kızı da seviyormuş. Genç kız da onun güçlerinden korkuyormuş. Merlin bu güzel kıza iyice âşık olmuş. Kız ne derse yapacak hale gelmiş. Genç kız onunla olmayı bir şartla kabul etmiş ona da sihir öğretecektir. Üstelik öyle bir şey istemiş ki, Merlin bile bile bunu da kabul etmiş.

Zincirsiz, zindansız bir şatoyu nasıl yapacağını ona öğretmesini istemiş.

Merlin onun ne yapmak istediğini bilmesine rağmen kabul etmiş.

Merlin uyuyunca genç kız tebeşirle vücudunun etrafına tılsımlı bir daire çizmiş, bu dairenin üzerine görünmez bir şato çıkmış. Merlin bu görünmez şatonun duvarları arasında hapsolmuş…

Onu bir daha gören olmamış, arada sesini duyarlarmış ama sesin hangi taraftan geldiğini bilemezlermiş.

Efsaneler güzeldir.

Efsanelerden çok güzellikler öğreniriz.

Merlin ve Kral Arthur efsanesenden neler öğrendik neler!

Kadınların zaman zamanda olsa şovalyelere ihticaı olduğunu ya da şovalye ruhlulara.

Kral Arthur o dönemlerde bile kadınlar için Yuvarlak Masa Şovalyelerinden böyle bir istekte bulunduğuna göre kadının değerinin bir hayli farkındaymış. Nasıl olmasın o annesini küçük yaşta kaybetmiş. Annesi kendisini manastıra kapattıktan sonra bir daha oğlunu hiç görmemiş. Anne ve kadın sevgisinden uzakta olan biri kral da olsa farketmeden kadınların ne kadar önemli olduğunun bilincinde…

Bir başka efsanede buluşmak üzere…

 

 

Nazan Şara Şatana

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1583
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4884
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster