Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '06

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1299
 

Kral mı çıplak yoksa ben mi?..

Kral mı çıplak yoksa ben mi?..
 

Kral çıplak diye bağıran ve bu sayede tüm tebayı uyandıran çocuğun öyküsü varya, çok anlamlı bir öyküdür:

Kral çıplaktır, üstündeki giysilerin herkes tarafından görülemediği iddia edldiğinden, kimse gördüğünü söylemeye cesaret edemez. Bir çocuk çıkar, tüm tebanın toplandığı bir törende ortalarda kasıla kasıla dolanan kralın anadan üryan olduğunu haykırır ve toplumun bireysel kaygılarla örselenmiş olan özgüvenini yerine getirir. Herkes onun çıplak olduğu gerçeğiyle yüzleşir.

Bu öykünün sonrasıdır asıl benim merak ettiğim. Bu yüzleşme sonrası çocuğun akibeti??? O bir çocuktur. Birşeyler söyleyebilmek için uzun içhesaplaşmalar yapmak ve CESARET göstermek zorunda kalmamıştır ama, açığa çıkardığı gerçek onun boynunun vurulmasına mı neden olmuştur? Yoksa ödüllendirilmiş midir?.. İşte kralın tebasının yol haritası, bu soruyla çizilmeye başlanmıştır eminim.

Hepimizin, aile içinde, iş yerinde veya arkadaş çevremizdeki yol haritamız da bu soruyla çizilmektedir bence. Kendi adıma boynumun vurulduğuna çok şahit olduğumdan, nice dostlukları, nice oluru olan ilişkiyi ve nice iş fırsatını bu coşkum yüzünden kaybettiğimden, biraz pasif isyancıyım bu konuda. Bu aralarsa ciddi bir sorgulama beynimde dansetti durdu. Görmeden mi yaşamalıyım? Gördüklerimi dile getirmeden mi? Yoksa gördüklerimi dile getireyim de boynum mu vurulsun?

Bu seçeneklerin herbiri aslında ne öksüz, ne mutsuz seçenekler.

Görmeden yaşamak! Bu sonradan kazanılan bir şey değil, doğuştan gelen önceleri bir kusur diye tanımladığım ama bu günlerde tanrının bahşettiği bir meziyet olma ihtimalini düşündüğüm bir olgu. Eğer göremiyorsan soru sormadan dümdüz yaşar gidersin. Ne huzurludur kimbilir!!!

Gördüklerini dile getirmemek! Öylece yaşamak. İşte dünyanın en büyük vicdan meselesi. Kendine de gördüğün durumdan etkilenenlere de dürüst olmamak anlamına geliyor çünkü.

Söyle, boynum vurulsun, katabileceklerim yarım kalacağından, bir de üstüne dışlanmanın derin ve ince hüznüne mahkum kalacağımdan pek de hoş br seçenek değil, yaşadım biliyorum.

Sonuçta, Yeni bir seçenek doğdu bu içsel sancılarımdam. Bir çocuğun coşkusuyla gördüğünü bağıra bağıra söylemek yerine, görülmesini sağlamak seçeneği... Bu yeni seçenek sabrın sınırlarını zorlayabilir, arada söz konusu yalan devam ederken insanlar harcanabilir(en önemli çelişki bu) veya çıplak kral gibi komik duruma düşebilir ama sonuçta etraftaki topluluğa kalıcı bir görü kazandırılabilir.

Uygun seçeneği bulmak güzel, uygulama süreci??.. Zaman gösterecek.

Ümit Culduz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bence bizler (yani bazı şeyleri kabul etmek istemeyen kişiler...)üç maymunu oynayan bir toplum haline geldik.Görmüyoruz,duymuyoruz,susuyoruz ama nereye kadar bu sürecek!Çıplaklık herkesin gözünde olsaydı keşke...sevgiyle kalın mutlu kalın:))

deniz rüzgarı 
 01.09.2007 8:25
Cevap :
Katkınıza teşekkürler, sevgilerimle:)  01.09.2007 11:54
 

ama varlığınızdan ancak bu gün haberdar olabildim. Bu yazınızla başladım sizi okumaya. Sanırım yorumlarımla sizi sık sık rahatsız edeceğim:) Bu gün için, ben kral çıplak diye bağıran çocuktan yanayım. Krallar kalmadı, kalanlar da bir gün ölüp gidecekler, ama o mahşeri kalabalığın içinde sesini yükselten çocuk, başına o gün ne gelmiş olursa olsun bu gün hala yaşıyor. Bütün mesele şimdi onu o kalabalık içindeki yalnızlığından kurtarabilmek. Çünkü kral gerçekten çıplak ve o çocuk orada tek başına kalmamalı, onun o tertemiz sesine güç ve destek vermeliyiz. Yoksa krallar bir gün bize de yaparlar o çocuğa artık her ne yaptılarsa. Kraaaaaallllllllll çıppplaaaaaakkkkkkkkk. Saygılar ve sevgiler

Matilla 
 17.03.2007 10:04
Cevap :
Lütfen yorumlarınızla rahatsız edin efendim. Saygılarımla  17.03.2007 17:06
 

Oldukça akıcı ve sürükleyici yazılarınız var,büyük bir zevkle okuyorum.Kral çıplak ama bunu dile getirenler ile getiremeyenler arasındaki gidiş gelişlerde yorgun düşüyoruz.Sizin saflarınızda sıklaştığımı belirtmek isterim,yazılarınızın devamını diliyorum,size başarılar,mesleğinizde sabır diliyorum.

Tanju 
 02.03.2007 22:56
Cevap :
sevgili Tanju, ben de sizi okuyanlardanım. Övgünüze teşekkürler.  03.03.2007 7:52
 

neden onların adları akrep ve yelkovan, olması gerektiği içinmi, yoksa hep o adla var oldukları için mi? Seslendirilmeyen kralin çıplaklığı da seslendirildiğinde ahenk vermedi mi, yazara, kahramanına... bazen susmak harekete geçmektir, tersi de hareketin engellenmesi diye de düşünülebilir tabi... kralın cıplak oldugunu ispatlamak ve bunun için bir örgüt kurmayı düşünmemiştir ufaklık, ulusalcı yaklaşımlardan bihaberdir belkide... neyse güzel yazııı devam et...

xyz1231234 
 09.01.2007 4:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 939
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 1014
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

Hep yazmak istedim. İnsan düşüncelerini yazıya dökünce kendi başınadır çünkü, kaygısız, katıksız ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster