Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
5325
 

Krallar vadisinde bir kadın firavun: Hatşepsut

Krallar vadisinde bir kadın firavun: Hatşepsut
 

Bugünkü birçok gazetede uluslar arası haber ajanslarından geçilen bir kültür-tarih haberi vardı. Muhakkak görmüşsünüzdür. Mısır’da 104 yıl önce bulunan bir mumyanın, yapılan DNA analizlerine göre ilk kadın firavun Hatşepsut’a ait olduğu söyleniyordu. Mısır tarihi hep ilgimi çekmiştir. Gazetelerde çok da fazla bilgi olmadığından, merak edip biraz araştırdım. Kimdi bu Hatşepsut ?

Tarih M.Ö 1500’lü yılları gösteriyor. O günün krallığı olan 18. Hanedan döneminde, Teb bölgesinde Krallar Vadisi'nin karşısında yaşayan Kraliçe Ahmose (Ahmos/Yahmos), deliler gibi tutkun olduğu kocası Firavun I.Tutmosis'e (Tutmos/Akheperkhare) bir erkek vâris verme umudunu günden güne yitirmeye başlamış, ve bütün çabalarına rağmen hamile kalmasına sevinse de iki kızı olur ve sadece biri hayatta kalır. Adı da Hatşepsut’tur.

Kral I.Tutmosis’in Ahmose ile evliliği aslında 2. evliliği. İlk eşi Mutnofnet’ten olan erkek çocukları var, fakat nedense Ahmosis’ten erkek çocuk olmasını istiyor. Tutmosis'in ilk eşi, oğullarından birini tahta geçirtmenin planlarını yapmak istemesine rağmen, Tutmosis bunu nedense istememektedir. Kraliçe Ahmose'un kızı Hatşepsut'un güçlü bir kişiliği vardır. Bu güçlü kişilik kendini ilerleyen yıllarda hanedan içinde de hissettirmeye başlar. Genç yaşına ve hanedanlığına karşı düzenlenen komplolara rağmen, kendini yavaş yavaş kabul ettirmeye de başlar. İleriki yıllarda da üvey erkek kardeşleri, onun iktidarı ele geçirmesine izin vermeyecekler, muhtelif komplolar tertip edeceklerdir. Ama Haşnepsut’un zekası ve güçlü kişiliği, ayrıca hanedan içinde de kabul görmüşlüğü bu komploların üstesinden gelmesini sağlar. Bu belki de tarihin bir oyunudur. Zira, bu güçlü kişilik emin adımlarla ülke yönetiminde söz sahibi olacaktır.

Hatşepsut, üvey kardeşi olan, babasının Mutnofret'ten olan oğlu II. Tutmosis ile evlendirilmiştir. Bu evliliklerinden tıpkı annesi Kraliçe Ahmose gibi 2 kız çocuğu doğurmuş olan Hatşepsut, kızlarının kendisinin aksine çok narin kızlar olmasından pek de hoşlanmamıştır. Evli oldukları dönemde kocası II.Tutmosis, bel ki de erkek varis isteği ve hevesi ile, tıpkı babası I. Tutmosis gibi, bir dansöz olan Aset`i 2. eş olarak almıştır. İkinci eş Aset ile aynı zamanda hamile kalan Hatshepsut 2. kız çocuğunu, Aset ise ilk oğlan çocuğunu doğurmuştur. Kızların narin kızlar olmasından mıdır, yoksa erkek çocuk sevgisi ve beklentisinden midir bilinmez ama bu erkek çocuğunu kendi çocuğu gibi sevmiş ve bağrına basmış. Belki de gelecekte, bu erkek çocuğunu hükümdarlığa hazırlayacaktır.

Bir süre sonra, eşi II. Tutmosis ölür ve hanedanlık geleneğine ve hukukuna göre yerine geçmesi gereken III. Tutmosis’in yaşının, ülke yönetimi için çok küçük olmasından dolayı, Hatşepsut naip ilan edilir. Naip kelimesi Arapça kökenli bir kelime (na:ip), anlamı; Tahtta hükümdar olmadığı zaman veya hükümdarın çocukluğu sırasında devleti yöneten kimse demektir. Gerçekten de Hatşepsut, genç bir kadın olarak, erken yaşlarda tahta geçmiş ve güçlü kişiliği sayesinde ve erkek hegemonyasına karşı tam 22 yıl tahta kalmış ilk kadın firavundur. Örnek itibari ile Mısır tarihinde başka kadın firavun var mıdır bilmiyorum ama yaşamı ve yaşadıkları itibari ile Hatşepsut ilk kadın firavun olarak tarihteki yerini almış. Aynı zamanda Hatşepsut Antik Mısır tarihinde ilk naip ilan edilen kadındır.

Hatşepsut'un iktidarda bulunduğu zaman dilimi konusunda farklı görüşler bulunmakta. Bunlara göre: En erken M.Ö. 1503 yılında iktidara gelmiş ve en geç M.Ö. 1445 iktidarı son ermiştir. Farklı görüşlerin en ortak noktası ise Hatşepsut’un bir kadın olarak oldukça uzun sayılabilecek bir dönem hanedan’ı yönetmesidir.

Mısır tarihi, hanedanlık hikâyeleri ve bu hikâyelerin içinde kirli oyunlar, entrikalar, komplolar, iki yüzlülükler, arkadan vurmalar, kudret, güç, isyanlar, aşklar, tutkular ve intikamlarla doludur. Bunlara Hatşepsut döneminde de rastlanıyor. Çünkü iktidarda olması gereken, fakat yaşı itibari ile hükümdar olamayan III.Tutmosis çeşitli entrikalara başvurmuş ve oldukça ciddi sayılabilecek bir taraftar topluluğu ile bazı isyanların çıkmasında rol oynamış. İyi eğitim almış, güçlü, zeki ve duygusal bir yönetici ve hükümdar olarak tanınmış olan Hatşepsut, hanedanlığı boyunca akılcı ve barışçı bir yönetim sergilemesine rağmen, sırf bu isyanları bastırmak için ordusunun başında seferlere çıkmış. Somali ve Cibuti seferlerinde büyük başarı elde etmiş.

Mısır tarihinde bir kadının firavun olmasına katlanamayan Mısırlı tarihçiler tarafından kendisinden hep erkek olarak söz edildi. Ne yazık ki, kadın olduğu, yüzlerce yıl sonra DNA testi ile ortaya çıkarabildi. Kendi adına inşa ettirdiği muhteşem tapınağı ve gücünü simgelemek için yaptırdığı ‘sakallı heykeli’yle ünlü. Hayatı boyunca ‘erkek dünyası’yla mücadele etmek zorunda kaldığı ve bu çekişmenin ‘ruh’unu kirletmesini istememesi ve sürekli entrikalar çeviren III. Tutmosis’in veziri ve arkadaşlarını öldürmesi üzerine zehir içerek intihar ettiği söyleniyor. Bu konuda kesin bir bulgu yok. Belki de üvey kardeşinin gazabına uğramıştır. Hatşepsut’un ölümünden sonra hanedanlık tahtına III.Tutmosis oturuyor.

Hatşepsut’un hayatı çok enteresan. Savaşlarla, şöhretle ve aşkla geçen büyüleyici bir yaşam ve entrikalarla örülü olağanüstü bir kader. Erkek bir firavun kadar Mısır'da hüküm sürecek kadın, diğer firavunlar gibi krallar vadisinde mumyalanarak ebedi hayata gönderilmiş.

İşte soluksuz izlenebilecek bir film gibi Hatşepsut’un hayatı.. Kim bilir, belki bir gün sinemada izleme fırsatı da buluruz.

../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Naip olarak atanan kadınlar var diye okumuştum ama Hatşepsut tek firavundur çünkü firavun olarak kendisini onaylatmıştır hükümranlığı boyunca da takma sakal takmıştır ama

Spartacus22 
 12.09.2008 18:28
Cevap :
Yazımda da belirttiğim gibi, Hatşepsut tescilli tek kadın firavundur. Bence sakal takmasıi uzun süre erkek egemeliği ve iktidarını kabul ettirmek içindir. Ne de olsa bilindik firavunlar hep erkekti. Belki de kocasının yada babasının anısına bunu böyle yapmıştı. Bir anlamda da firavunluk tanrısal bir olarak değerlendirilirdi..  13.09.2008 17:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2520
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster