Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '15

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
99
 

Krallar ve prensleri

Darbeci12 Eylül yönetiminin bu ülkeye yaptığı en büyük kötülük ne diye sorulacak olursa, bu

SİYASİ PARTİLER KANUNU’dur. Çünkü; bu yasa sonucu ülkede krallar (!) türemiş ve onların da türevi olarak birçok prens ortaya çıkmıştır. Bu gençler göreceli olarak iyi eğitim görmüş ve en az bir yabancı dili, ana dili kadar iyi bilen kimselerdir.En çok bilinen prensler; ÖZAL döneminde ortaya çıkmış ve siyasi literatüre kazandırılmıştır. Bu anlı şanlı prenslerin hangi konularda daha hünerli oldukları tozlu adliye raflarındaki dosyalardan gözlenebilir. Tabii istisnaları da yok değil hani !!

12 Eylülün Siyasi Partiler Kanunu; sadece krallar yaratmakla kalmamış, tek meclisli bir parlamento düzenini kendilerine sunarak belirledikleri kişileri parlamentoya taşımalarını ve kendilerine biat eden kişilerden bir düzen oluşturmalarını sağlamıştır.Zaman zaman sürü psikolojisi dışında hareket edenler veya teşkilatların baskısıyla “ kral çıplak ! “diyenler de, hemen işletilen parti disiplin mekanizması ile tecrit edilmişlerdir. AKP ve CHP örneklerinde olduğu gibi…

Parlamentodaki varlık sebebini bilmeyen ve sadece kralına biat etmekle görevli bu kişilerin parlamento fonksiyonları hakkında bilgileri de pek yoktur. Bunun ispatı da; 12 Eylülden sonra yapılan yasaların çoğunlukla Anayasa Mahkemesinden geri dönmesidir. Halbuki; 12 Eylül öncesinin çift meclisli parlamenter düzende işler daha sağlam ve yasalar tekniğine daha uygun olarak yapılır, Millet Meclisinin yaptığı yasa Senatoda gözden geçirilir ve eksikleri tamamlanarak yasalaşırdı. Böylece Cumhurbaşkanı ile Meclis arasında veya Hükümet arasında pek fazla gerilim yaşanmaz; yapılan yasalar hukuka, toplumsal örfe ve hukuk tekniğine daha uygun olurdu.

DYP olarak bizlerin de bu prensler veya A takımları tiyatrosunun dışında kalmamız zaten eşyanın tabiyatına aykırı bir durum olurdu.Tıpkı 1995’ deki A takımında olduğu gibi partimize en büyük zarar da; kendilerine A takımı ya da Prens denilen bu kimselerden gelmiştir. Örnek mi istiyorsunuz? : Alın size 28 Şubat’ın aslanlarını !!... Onlar kendilerini gayet iyi bilirler ki; malum dönemde çeşitli sebeplerle bakanlıktan istifa edenler, DTP diye siyasi bir prematüre varlık yaratanlar vs…Bunların çoğu Tansu Çiller'in ya prensi yada A takımı değilmiydi ? İşte görüldüğü gibi parti teşkilatının tozunu yutmadan , terlemeden ve seçilmeden atama yolu ile yüksek mevkilere getirilen bu A takımı veya Prenslerin partimize hizmetleri ancak bu kadar olur…

2002 Kasım seçim sonuçlarından sonra oluşan ortamın zorladığı büyük kongrede İlahi tecellinin temelleri; daha 28 Şubat’ta Çevik Bir Paşa ile yapılan görüşmelerde atılmamış mıydı? Daha o tarihlerde kendi kralına tepkisini koyan o zaman ki Prens yada A takımının aslanı için; bakın MHP eğilimli bir eski bakanın yorumu nasılmış? "Hakkındaki şaibeler yüzünden DYP tabanı uzun dönemde Ağar'ı kaldırmaz ama bir geçiş döneminde onu başkan olarak bile düşünebiliriz". Bu yoruma en açık destek prematüre DTP’nin üyelerinden gelmiştir. Ancak onlar bile “ÇİLLER'i indirin, dönelim” derken, bunu geçici bir süre için istemişlerdir. Çünkü onun hakkındaki genel kanaatleri "Uzun dönemde ona parti bırakılmaz" şeklinde olmuştur.

İşte krallar ve prensleri arasındaki çarpık ilişkiler !!..Hani derler ki “ besle kargayı oysun gözünü” … 01.04.2006/Ankara 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 719
Kayıt tarihi
: 24.01.09
 
 

1976 yılına kadar Adana'da yaşadım. Lise tahsili sonunda Ankara'ya geldim ve halen Ankara'da yaşı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster