Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '13

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
2564
 

Kredi kartlarında devlet gözetiminde vatandaş-banka uzlaşması ve köklü çözümlerin gerekliliği

Kredi kartlarında devlet gözetiminde vatandaş-banka uzlaşması ve köklü çözümlerin gerekliliği
 

Kredi kartı Borcu


GENEL BONİFİKASYON İLE KREDİ KARTI SORUNUDA YAPILACAK KÖKLÜ ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

TÜRK EKONOMİSİNDE TASARRUF DÜŞÜKLÜĞÜ VE VATANDAŞIN BORÇLULUĞU

Türkiye Ekonomisinin temel sorunu tasarruf eğilimindeki düşüklüktür. Düşük tasarruf eğiliminden yola çıkınca; yatırım,  istihdam ,  maliyet yüksekliği, enflasyon başta olmak üzere diğer temel sorunlara çok kolay ulaşabiliyoruz.

Devletin ekonomi yöneticilerinin ilk görevi tasarrufu artırıcı tedbirleri almak ve uygulamak olmak zorundadır. Tasarrufu sağlayacak ana kitle  büyük ve orta çaplı işletmeler değil, sadece küçük esnaf ve bireylerdir.

Ülke vatandaşlarının önemli kısmı bireysel tasarruftan oluştuğu için bireysel tasarruflar hakkında  detaylı bilgi vermek gerekmektedir. Bireylerin tasarruf edebilmesi için öncelikle gelir ve gider yönünde artı değer sahip olmalarının yanı sıra, geçmişten kaynaklanan borcunun olmaması gerekir. Ülkenin  bireysel tasarruf yönünden son derece kötü olduğu ortadadır.

Vatandaş; Konut kredisi, Otomobil kredisi, İhtiyaç kredisi ve en önemlisi Kredi kartı borcu içinde can çekiştirdiği için tasarrufa ayıracak beş kuruşu bulunmamaktadır.

Devletin ekonomi yöneticileri vatandaşı borç tuzağından kurtararak tasarrufa yöneltmek için ciddi ve köklü tedbirler almak zorundadır. Konut-Otomobil-İhtiyaç kredilerinin kullanımında alacağınız tedbirlerin olumlu sonuçlarını kısa sürede görmek mümkündür.  Diğer taraftan; Vatandaşın üzerinde biriken kredi kartı borcu uzlaşmaya dayalı bir sistem içinde  kapatılmadığı süre içinde vatandaş borç sarmalından çıkması mümkün değildir.

Günümüz teknolojisi, mevzuat ve bankalar arası işbirliği nedeniyle vatandaşın riski  ve kredi performansı tüm bankalarca detaylı olarak izlenebilmektedir. Ne kadar banka borcu var? Bu borç hangi banka kredilerinden oluşmaktadır? Taksitlerin tutarı, vadesi ve ödenmeyen taksitleri nedir? Ne kadar kanuni takibe veya idari takibe intikal eden borcu var. Kısacası; bankalar bireysel kredi ve kredi kartı kullanan tüm müşterilerini adım adım izlemektedir. Bu kadar yakın takip altında olan bireysel krediler neden bir sistem içine konulmamaktadır? Bu sorunun en kısa cevabı “2002 kriziyle birlikte denetim altına alınan bankacılık sektörünün öz sermaye yeterliliğinin sağlanması için bireysel kredilerin kullanımına siyasi otoritenin göz yumması” şeklinde verilebilir. Başlangıçta iyi niyetle yapılan göz yumma sonucunda oluşan kredi riski hızla büyümüş ve kontrol edilemeyen bir sosyal-ekonomik-siyasi sorun haline dönüşmüştür.

Özellikle bireysel krediler içinde önemli yer tutan Kredi kartları için Devlet neden kalıcı çözümler bulmamaktadır?

- Siyasi otoritenin 2002 den itibaren bankaların öz sermayelerinin güçlendirilmesi adına yaptıkları yüksek faiz ve masraf karşılıklarıyla kullandırdıkları kredi kartlarına bir sistem oluşturması düşündürücüdür.

- Toplam bireysel kredilerin içinde kredi kartı borcu oranının ve kredi kartı borcu içinde de  kanuni takibe intikal eden borç oranının yüksekliğine ve bu oranların her ay sonunda daha artmasına sessiz kalınması da anlaşılmamaktadır.

BİREYSEL KREDİ KRİZİNE ÇÖZÜM:

Siyasi otoritenin bu mali çöküşe sessiz kalmasının tek nedeni; kredi cephesinde alınacak tedbirlerin genel harcama düzeyini aşağıya çekeceği ve piyasalarda olumsuzluk yaratacağı düşüncesiyle sorunun erteleyerek büyütmesidir.

Bireysel kredilerde ne gibi tedbirler alınmak zorundadır. Vatandaşın Cari açığı kredi kartı borcu olup, devlet bir şeklide bu cari açığı durdurmak zorundadır.

- Otomobil ve konut kredilerinde olduğu gibi ihtiyaç kredilerinde de vatandaşa doğrudan nakit ödeme yerine, banka tarafından havale yapılması şartı getirilmelidir.

- Bireysel kredilerin mutlaka bir mal veya hizmet alımı için bir fatura karşılığı veya bir banka borcunun kapatılması için kullanılması şartı getirilmelidir.

- İhtiyaç kredilerinin vadesi 18-24  ay gibi vadelerle sınırlanması vatandaşın harcama eğilimini durduracaktır.

İhtiyaç kredilerinde alınacak tedbirler çok kısa sürede sonuç verecektir. Oysa; kredi kartı cephesinde sorun daha da karmaşıktır.  Kredi kartı borçlarındaki büyük sorunun ana nedeni; kart sahibi olmanın yaygınlaşmış  ve kolay olması, vatandaşlarda birden fazla kredi kartı bulunması, bankalar açısından kredi kartı gelirlerinin yüksekliği nedeniyle riskin dikkate alınmamasıdır.

Siyasi otorite kredi kartı borcu içinde boğuşan vatandaşların sorununa köklü çözüm bulmazsa gelecekte bankacılık sektöründe bireysel kredilerden ve özellikle kredi kartından kaynaklan ciddi bir sorun doğacaktır. Bu sorun bankalar bünyesinde kalmayacak adım adım tüm ülkeyi saracak ve genel bir ekonomik kriz haline gelecektir. Kredi kartlarının kullanımı ve şu an için doğmuş sorunun çözümü  bankaların eline bırakılmayacak kadar önemli ve acil hale gelmiştir.

KREDİ KARTI KRİZİNE KALICI ÇÖZÜM VE BONİFİKASYON :

Kredi kartı kullanımında alınması gereken acil tedbirler.

- Taksit uygulamasının vade sınır aşağıya çekilerek vatandaşın harcama eğilimi kontrol altına alınması gerekir. 15 günlük bir tatil için  12 ay kredi kartı taksiti ödemek gerçekçi değildir.   Alınan mal veya hizmetin kullanım süresine bağlı olarak taksit sayısı azaltılmalıdır. Benzin, market vb. kısa sürede tüketilen harcamalar için taksit ortadan kaldırılmalıdır. 

- Tüm kredi kartları harcaması  BKM aracılığıyla yapıldığı için ; kredi kartlarını izlemek son derece kolaydır. Bir bankada ödeme güçlüğüne düşen, kredi kartını taksitini ödemeyen kişilerin diğer bankalardaki kartları da önce geçici, sorun çözülemezse kalıcı olarak harcama yapmaya kapatılmalıdır.

- Yıllık kredi kartı limitleri için her yıl KKDF tahakkuk ettirilerek, kart sahibinden alınmalı ve bu yolla vatandaşın gereksiz kart limiti talep etmesi engellenmelidir. Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) mevzuatı bu yolda yapılacak yönetmelik düzenlemesine uygun olup, kart sahiplerinden her banka için yıllık kart limitinin %3’ü oranında KKDF alınması kart limitlerini azaltacaktır.

- Bankaların gereksiz limitleri indirmesi için kart sahiplerine çağrıda bulunarak hiç kullanılmayan limitleri gerçekçi limitlere indirmesi konusunda zorlayıcı düzenlemeler yapması gerekir. Kamuda orta düzeyde çalışan bir memur.  Aylık geliri 2.500.- TL, 6 bankada kartı var. Zaman içinde kartların limitleri hızla artırılmış ve 6 bankadaki toplam limiti 90.000 TL na yükselmiş.  Bu kart sahibi hiç kullanmadığı zaman bu limitlerin ona hiç zararı bulunmamaktadır. Ancak; düştüğü bir ekonomik sıkıntı içinde bu kişinin ilk baş vuracağı yer kredi kartı nakit avansıdır. Bu nedenle; öncelikle kart limitine yıllık %3 KKDF ödemek zorunda kalan bu kişi Ocak ayında 2.700._ TL ile karşı karşıya kalınca limitlerini azaltmak için bankalara baş vuracak ve bankalar da limit indirim talebini kabul edeceklerdir.

- Bağımsız kredi değerleme şirketlerince; kredi kart  borçluları tekrar değerlendirilecek; ödeme güçleri, nakit kullanım oranları vb. kriterlerde eklenerek her kart müşterisi için bir puanlama yapılacak ve bu kart borcunun kanuni takibe intikalinde bu puanlama çerçevesinde bankanın karşılık ayırması sağlanabilecektir. Başka bir deyimle; yetersiz puana rağmen kullandırılan kredi kartı nedeniyle doğan riskin kanuni takibe intikalinde bu risk gider yazılamayacaktır. Her yıl ve tüm bankalarca yılda 2 defa yaptırılmak zorunda olunan bu puanlama ile her kredi kartı kullanıcısı tek bir merkezden değerlenecek ve bankaların da limit tahsisindeki sınırsızlığı engellenmiş olacaktır. Bu değerleme şirketine ödenecek hizmet bedeli banka tarafından karşılanmak zorunda olacaktır.

- Yeni kredi kullanımı içinde mutlaka kredi değerleme şirketlerinin onayı alınmak zorunda olacaktır

Sorunun ana kaynağı şu ana kadar oluşmuş kredi kartı borçlarıdır. Ancak; gereken tedbirler alınmazsa verilecek yeni kredi kartları da sorunu artıracaktır.

Yukarıda belirtilen tedbirlerin yanı sıra bankalar ile kart borçluları arasında bir borcun vadeye yayılması, faizin düşürülerek borcun ödenebilir hale gelmesi işlemi olan BONIFIKASYON anlaşması yapılmalıdır. Bankacılık sisteminde zaman zaman kullanılan bu yöntem ile çok kurumsal-ticari risk bankalara geri ödenmiş olup, Türk bankacıları bu konuda çok tecrübeli ve bilgilidir. Diğer taraftan; geçmiş dönemlerde de kredi kartlarına vade ve ödeme avantajı sağlanmış olup, ek tedbirler alınmadığı için zaman içinde ayni kişilerde tekrar sorun olmuştur.

- Vatandaşın kanuni takibe intikal etmiş borçları; kanuni takibe intikal tarihindeki tarihteki meblağ üzerinden, bir bireysel kredi ile 36 aya kadar vadeye yayılmalıdır.  Bu yeni krediye uygulanacak faiz oranı da  hesaplamanın yapıldığı tarihteki yıllık enflasyon oranının % 35’ini geçmemelidir.  Bir banka ile bonifikasyon anlaşması yapan kişinin tüm bankalardaki kredi limitleri ve kredi kartları limitleri iptal edilmeli ve bankacılık sistemindeki son bonifikasyon taksiti ödenene kadar kredilendirilmemelidir. Bir takvim yılı içinde üst üste iki taksiti ve  toplam vade içinde de dört taksiti ödemeyen kişiye kanuni takip yapılmalıdır. Bu kişiler bankacılık sistemindeki burçlarının ödeseler bile 5 yıl içinde kredi kartı kullanamaz hale gelmelidir.

- Henüz kanuni takibe intikal etmemiş, ancak ödeme güçlüğü çeken kart sahiplerine de seçimlik olarak bonifikasyon yolu açılmalıdır. Onlara da vade 36 aya kadar çekilmeli, faiz oranı enflasyonun %65’i alınmalıdır. Bu kişilerinde kart limitleri son bonifikasyon kredi taksitine kadar bloke edilmelidir. Ancak 6 aylık taksit ödemesinden sonra sadece belgelediği ve kredi değerleme şirketlerinin onayladığı değerleme raporu sonucuna göre tüm bankalar için geçerli olacak tek bir limit tahsisi edilebilmeli ve bu limit vade sonuna jadar sadece enflasyon oranında artırılmalıdır.

- Tüm bu düzenlemelere rağmen borcunu ödemeyen kişiler için mutlaka Türk Hukukunda bireysel iflas yolu açılmalıdır. Bireysel iflasa uğramış kimsenin bankada hesap açamaması, konut kiralamada sorun yaşaması dikkate alındığında bu hukuki yaptırım da ciddi etki sağlayacaktır.

Tüm bu tedbirlerin neticesinde;

- Bankalar sorunlu veya kısa sürede sorunlu olabilecek kredi kartı borçlularıyla uzlaşarak onları kart kullanımı dışına itecektir.

- Uygulanan düşük faiz nedeniyle bankaların zararının doğacağı düşüncesi olsa da; hiç tahsil edilmeme halinde de daha büyük ana para borcu olacaktır.

- Kart kullanıcılarına yıllık %3 KKDF uygulanması limit artışı ve yeni kart alımını engelleyecektir.

- Kredi değerleme şirketlerinin  öncelikle mevcut kart kullanıcıları ve daha sonra yeni kullanıcıları derecelendirmesi ve bu derecelendirme raporunun gerekliği ve bu raporun kanuni takibe intikal etmiş banka bilançosuna gider yazılmasında ön koşul olması bankaları limit konusunda daha da dikkatli olmaya yöneltecektir.

NETİCE:

İçinde bulunduğumuz şartlarda  bankaların ellerindeki mali ve hukuki güç nedeniyle  bankalar ile kredi kartı borçluların uzlaşması mümkün değildir. Bu uzlaşma sağlanmazsa öncelikle kart kullanıcıları cephesinde ciddi mali ve sosyal sorunlar çıkmak üzeredir. Bu sorunun önce bankacılık sektörünü, oradan da tüm ekonomiyi etkileyeceği ortadadır. Mali ve İmar affı yapan bir devletin vatandaş ile bankalar arasında sıradan bir kredi  bir sorunu olarak kabul edilmeyecek düzeyde büyük bir problemi mutlaka çözmesi gerekmektedir. Şu an  bir bonifikasyona isteksiz davranan bankacılık sektörü tüm sistemi kapsayacak ve  kontrol altına alacak yasal düzenlemelere uymak zorundadır.

Diğer taraftan; ayni zaman içinde devlet tarafından yapılacak her türlü vergi, resim, harç. SSK ve Bağkur primi alacağı için bir yapılandırma programı da ülkede genel bir ekonomik rahatlama sağlayacaktır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3586
Kayıt tarihi
: 02.03.09
 
 

15 yıldır  İnsan yaşamı ile doğanın kuralları arasındaki benzerlik, kaos, değişim, kaostan düzene..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster