Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ekim '08

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
1754
 

Kritik Kütle Gizemi

Kritik Kütle Gizemi
 

Bir artı bir eşittir iki etmez gerçek hayatta. Bu basit toplama işlemindeki büyük sırrı rakamlar ve sembollerden oluşan matematik dili -ne yazık ki- tek başına açıklama yeteneğine sahip değildir. Fakat -ne hikmetse- modern bilim ve teknolojiden yoksun atalarımız bu sırrın şifresini içgörüleri sayesinde şu özdeyişle aktarmışlar bizlere: “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.”

Öyle ya... (1 + 1 = 2) işlemi matematiksel olarak doğrudur; ama eksiktir. Çünkü "Bir bütün kendisini oluşturan parçaların toplamından daha fazladır."

Tek başına bir elin sesi yoktur; fakat iki el birlikte çalışınca en azından bir alkış sesi çıkarırlar. Demek ki tek tek hiçbirinde var olmayan şey, ikisi birbiriyle çarpışınca ortaya çıkmaktadır. Bu fazlalığa “artı değer” adını koydum ben. Öyleyse işlemimiz en azından şöyle yazılmalıdır: ( 1 + 1 = 2+)

Örnekleri çoğaltalım...

Elinizdeki son model cep telefonu 70 farklı patente sahip yaklaşık 400 parçadan oluşuyor. Tüm parçalarını ayırın ve içlerini teker teker arayın. Göreceğiniz şey metallerin, kristallerin, silikonun ve diğer elementlerin işlenmiş biçimleridir. İlginçtir, hiçbirinin içinde sizi dünyaya bağlayan ve telefonu telefon yapan o fazlalığı, o ses transferi yapan mekanizmayı bulamazsınız. Fakat bu 400 parçadan sadece 40 tanesi bir araya geldiğinde sizi bir diğer cihaza bağlayabiliyor; ama parça sayısı arttıkça görüntü ve ses kaydetmeden tutun da internete bağlanma ve bluetooth (mavi-diş) özelliklerine kadar onlarca yeteneğe sahip olabiliyor.

Keza...

64 parçadan oluşan bir senfoni orkestrasının hiçbir enstrümanı tek başına icra edilen eseri bünyesinde barındırmaz. Fakat, örneğin Mozart’tan upuzun bir eseri hep birlikte -bir artı değer olarak- ortaya çıkarabilirler.

Yerçekimi bir başka artı değerdir...

İstanbul’u 50 kilometre yerin altına kadar oyup uzaya çıkarın. Sonra üzerine çıkıp elinizdeki elmayı bırakın. Elma İstanbul’a düşmez, boşlukta asılı kalır. Çünkü İstanbul yerçekimine sahip olmak için gereken kritik kütlesini kaybetmiştir. Zira bir kara parçasının yerçekimine sahip olması için enine-boyuna 200 kilometre çapta bir kütlesi olması gerekir. O nedenle meteorların ve göktaşlarının yerçekimi yoktur. Öyleyse Ege Bölgesi’ni oyup uzaya çıkarırsanız, yerçekimini kaybetmez. Hatta yavaş yavaş yuvarlaklaşmaya başlar. Ve zamanla bir artı değer daha kazanarak, kendi ekseni etrafında dönmeye başlar.

İndirgeyici ve matematiksel mantık güvenilir bir akıl yolu olabilir; fakat eksikleri yok değildir. Bu konuda sizi epeyce düşündüreceğini sezdiğim son örnek de –umarım- şu soruyla açılım bulur:

İçgörü, ilham veya bir şeyi aniden bilme hâli acaba kritik kütleye ulaşmış bilgi veya deneyimlerimizin zihnimizde ortaya çıkardığı bir artı değer olabilir mi?..

Kritik kütlesini aşan düşüncelerle, sağlıcakla kalın...



.....................................................................................
* Kadın-erkek sayısı eşit ve "dokunulabilir" Meclis istiyoruz!
.....................................................................................

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Mehmet Bey'ciğim; Dayanışma ruhunuza teşekkür ediyorum,yalnız açıklama gereksinimi duyduğum bir nokta var,yanlış anlaşılmaya meydan vermek istemem. Antalya'lda böyle bir davranış var derken,kastım Antalya'lılar gibi bir eteketleme yapmak değil,bu il içinde yaşamakta olan insanı kastediyorum,memleketi her nere olursa olsun,burdaki söylemek istediğim memleket değil,insan davranışı. (ayyy!konuşarak iletişim zor vallahi ) Lütfen bu yazımı çıkarmayı unutmayın, sevgili Öğretmenim esenlikler.ŞM

Şerife Mutlu 
 12.10.2008 12:38
 

Daha öncede 1+1 in 2 yapmadığını duymuştum:)) ama nedenini sizin içgörü, ilham ve üzerine inşa edilen artı değer olduğunu şimdi anladım;)) sevgiler...

Ruksan İLDAN 
 11.10.2008 23:29
Cevap :
Şeyy, "İki Elin Sesi" ve "artı değer" derken kastettiğim şey apaçık: Bir bütün kendisini oluşturan parçalardan daha fazladır. Hepsi bu. İçgörü ve ilham denen şeyin bir artı değer olarak ortaya çıkıp çıkmadığını da kesin bir doğru olarak ortaya koymuyorum, dikkat ettiyseniz Rüksan Hanım. Ne muzipsiniz! Teşekkürle, sevgiyle... MS  11.10.2008 23:45
 

Ey Antalyalılaaar!!! Şerife Hocamın sesine kulak verin lütfen!!! Açıklamalarınız için ok çok teşekkür ederim Şerife Hanım. Her şey paylaşım ve kültürel evrim adına... Selam ve saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 11.10.2008 15:12
 

Sezgi zekâmın bana söylediği;evrende tüm bilginin kaydı olan zengin bir kütüphane var,bilgiyi evren,frekansıyla hak edene,niyet edene veriyor.Yeterki biz bilinç ışığımızı yükseltip,ilgili bilgi rafındaki kaynağa dokunabilelim.Yani yeni doğmuş bebekte kaydolmamış gibi görünen,yeni buluş gibi görünen bilgi bize göre yeni oysa o,evrende mevcut,Zaman boyutu bizi sanki çeldiriyor eski,yeni,önce,sonra gibi düşündürüyor.Önemli olan bilinç ışığını yükseltip bilginin durduğu ilgili rafa dokunup ulaşmak.Bilginin durduğu raf kadar da bilinç oraya yükselebilmeli. Bilim insanı filân değilim.Sezgi zekâmla akıl yürütüyor,bazende aklı gönülle birliyorum.SEVgiler. (Mehmet Bey sanırım ben her gün bu yazınıza bir yorum yazacağım)

Şerife Mutlu 
 11.10.2008 12:34
Cevap :
Tüm katkılarınız için teşekkür ederim Şerife Hanım. Yeni boyutlar, açılımlar getiren her yorum bilinç taneciklerimizi çoğaltacak, ışıklaşmaya doğru bir huzme boyu daha yol almamızı sağlayacaktır. * Sevgiyle... MS  13.10.2008 12:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 3492
Toplam mesaj
: 296
Ort. okunma sayısı
: 2901
Kayıt tarihi
: 05.05.07
 
 

İngilizce öğretmeniyim, çevirmenim, dilmaçım, araştırmacıyım. / Beş kitabım var: Beynin Kimliği, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster