Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '09

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
2662
 

Kriz neden uzun süreli ve yaygın olacak

Kriz neden uzun süreli  ve yaygın olacak
 

özgürlük aşığı


ABD başkanı Obama’nın politikaları dünya ekonomisini canlandırmaya yönelik değildir. ABD nin kendi ekonomisini canlandırmak için uygulayacağı politikalar ABD'nin cari açığını azaltmayı da amaçlamaktadır. Yani diğer ülkelerin ABD ye olan ihracatlarını azaltıcı politikalar uygulayacaktır.

ABD süratle alternatif enerji üretimine yönelecektir. Bunun için en iyi teknolojilere ve alt yapıya sahip. Taşımacılık dahil iktisadi faaliyetlerinde, halkın günlük enerji ihtiyaçlarının karşılanmasında petrol kullanımı yerine diğer enerji kaynaklarının kullanıldığı yapısal dönüşüme girecektir.

Diğer ülkelerden enerji talebi azalacaktır. Enerji ihracatçılarının geliri ve öbürlerinden ithalatı azalacaktır. Aynı şekilde ABD cari açık vererek dışarıdan yaptığı petrol dışı alımlarını (örneğin Çin’den) azaltıp, bu talebi yerli mallarına kaydırdığında ABD’nin reel ekonomisi ve refahı iyileşirken diğerlerininki kötüleşecek. Zorunlu ithalat dışında ülkeler kapalı ekonomiye yönelecek. Tahterevalli gibi, bir süre ABD çıkarken diğerleri inecek ve yeni bir dengeye gelecek. Ülkelerin uzun dönemli gelişimleri o yeni dengeler üzerinden sürecek.

İhracatçı ülkelerin ihracat sektörleri birçok dalda zora girecek. Bir kısmı iç talebe yönelerek dönüşüm geçirecek. Dönüşme ya da küçülme esnekliği olmayanlar çökecek.

ABD’nin yıllık 700 milyar dolar civarındaki cari açığı diğer ülkelere gelir ve üretim oluyordu. Bu miktar enjekte gelir diğer ülkelerde çarpan etkisiyle yıllık trilyon dolarlarla ifade edilen bir gelir yaratıyordu. ABD, artık toplamı trilyonlarca dolar dış borca ulaşmış, sürdürülemez hale gelmiş, kendisini durgunluğa sokan en temeldeki neden cari açığını azalttıkça, dışarıya yapılan talebi azaltıp bu harcamaları iç üretime yönelttikçe diğer ülkelerde yaratmakta olduğu gelir ve üretim giderek azalacaktır.

ABD dışarıya talebi azalttıkça ABD ekonomisi düzeliyor Asya ve Avrupa ekonomileri zarar görüyor olacaktır. ABD ekonomisi toparlandıkça, eski zamanlarda olduğu gibi, diğer ülkelerin mallarına talebi artarak dünya ekonomisinin toparlanma motoru olacağı beklentisi ve varsayımı hayal kırıklığı getirecektir.

Diğer dünya ülkelerinin ekonomilerindeki bozulmalar, ihracatlarındaki azalışlar karşılıklı olarak geri etkileşim süreci içinde durgunluğu besleyen ve süresini uzatan bir süreç yaratmaktadır. İhracatı azalan, özellikle ihracata dayalı ülkelerin yeniden yapılanarak, üretim yapılarını daha çok kendi ihtiyaçlarını üretecek şekilde dönüştürmeleri, eskiye göre kısmen kapalı ekonomiye dönüşmeleri kısa sürede olabilecek işler değildir.

Asya ve Avrupa ülkelerindeki kötüleşmeler elbette ki ülkemizi hem iyi hem kötü yönde etkileyecektir. İyi yönde etkileyecek çünkü yapısal dönüşüme zorlayacak, ithalatımız azalacak, emtia ve petrol fiyatları düşecek, ürettiğimizden çok tüketerek geleceğimizi sömürmemize son vermeye mecbur edecektir. Kötü yönde etkileyecek çünkü ihracatımız zora girecek, yapısal dönüşüm mecburiyeti, ithalata dayalı ticari halkaların çöküşü beraberinde geçici de olsa bir süre işsizlik ve belirli sektörlerde batışlara neden olacaktır. Bu acılar uzun süre ihmal edilip azdırılmış yaraların tedavisi sırasında katlanılan ameliyat acıları gibidir.

Türkiye’nin durumu ürettiğinden çok tüketme yani cari açık verme bakımından ABD’nin durumu gibidir. Yani son altı yılda kendi dışındaki dünyaya net talep ve onlara gelir yaratarak ürettiğinden çok tüketmiştir. Bunu yaparken ABD ile arasındaki fark ise; ABD dünya ya kendi matbaasında bastığı adına dolar dediği yeşil kâğıtları vererek dış alımlarını bugüne kadar sürdürebilmiştir.

Yani ürettiğinden çok tüketmeyi ve diğer ülkelerin şimdiye kadarki nesline gelir yaratmayı bu yeşil kâğıtları basarak, açık bir ifadeyle kendi neslinden çok dünyanın (o yeşil kâğıtları almış olan) gelecek neslini sömürerek gerçekleştirmiştir. Örneğin 1 dolar bir euro idi. 1 dolar 0.70 euroya düştüğünde dolar bulunduranlar sömürülmüş oldular. 1 dolar yarım euroya düştüğünde daha çok sömürülmüş olacaklar. Aynı şekilde önce bir dolar 120 Japon yeni alır iken şimdi ancak 90 yen alabilir olması ve sonra ancak 60 yen alabilecek olması bu sömürünün mekanizmasıdır. Elinde dolar bulunduran ABD dışındaki kişi, kurum ve devletler bu dolarları azaltmaya yöneldiğinde bu süreç hızlanacaktır.

Türkiye’nin kâğıtları dünyada kabul görmediğinden, son altı yılda Türkiye dış dünyaya borçlanarak, servetlerini yabancılara satarak, yani kendi öz neslini sömürerek ürettiğinden çok tüketmiş, dış dünya ya harcama fazlası yapıp gelir ve refah aktarmıştır. Ürettiğinden çok tüketen bunu ancak ya başkalarını ya da kendi geleceğini ve neslini sömürerek yapabilir.

Türkiye’de ABD paralelinde özellikle enerji kaynakları ve tüketimi başta olmak üzere yapısal dönüşüm sürecine girmeli, dışarıya yaptığı harcamaları mümkün olan en hızlı bir şekilde yerli üretime yöneltmeli, dışarıya gelir aktarımından başka bir şey olmayan cari açığı sıfırlamalı, hatta dış borçların ödenebilmesi için cari fazlaya geçilmelidir.
Dr. Hamit BOZKURT

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hamit Bey'in yorumlarına katılıyorum ithalatımızı azaltmaya yönelik yatırımlarda bulunmalı ve kendi kendine büyük ölçüde yetebilen bir ülke olma amacı gütmeliyiz. bunun için Türkiye'nin ithalat kalemlerine bakalım. Kimyasal madde ve ürünler, ham petrol ve doğalgaz, ana metal sanayi, makina ve teçhizat, motorlu kara taşıtları, petrol ürünleri ve nükleer yakıtlar se son olarak tarım ve hayvancılık. Bu ve benzeri kalemlerin büyüklükleri ve alt kırılımları çıkartılmalı, gider azaltıcı her türlü tedbir alınarak yatırıma başlanmalı.. Nükleer enerji santrali ve organik tarım gibi..

burhan serhan peker 
 04.02.2009 10:45
 

Hamit bey, tüm dünyada faiz ve faiz sistemi kalksa bunun dünyaya etkisi ne olur? Faize yatan para, üretim ekonomisine doğru kayar mı? Bu konuda bir yazı yazarsanız sevinirim. Selamlar, alper.

alphher 
 04.02.2009 1:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 59
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1172
Kayıt tarihi
: 08.08.08
 
 

1950 yılında doğdum, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi 1974 mezunuyum. 1986 yılında Gazi Ün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster