Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '08

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
1527
 

Kriz ve ekonomik gerçekler.

Kriz ve ekonomik gerçekler.
 

Dünya ekonomik krizin pençesinde inim, inim inliyor! Her ülke kendince tedbirler almaya gayret ediyor… Sanki uçsuz bucaksız çölün ortasında kalmış Bedevi gibi bir vaha, ararken, bizim iktidarı yönetenler;

—Hamdolsun ayaklarımız yere sağlam basıyor!(Başbakan)

-Bizi Teğet geçer, bize bir şey olmaz!(Maliye Bakanı)

—Ekonomimizin temelleri öylesine sağlam ki! Kriz bizi etkilemez!(Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı)

—En son 24.10.2008 tarihinde Kriz elbette dünyayı etkilediği gibi bizi de etkilemesi kaçınılmaz, ancak aldığımız önlemler sayesinde, bu krizin etkilerini fazla hissetmeyeceğiz! (Maliye Bakanı)

—Tüm Dünyayı etkileyen kriz bizi de etkileyecek!(En gerçekçi yaklaşım, Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan)

Diye, diye bu günlere geldik.

Bu güne bir bakalım;

Dünyada ekonomik kriz için alınan ve kamuoyuna açıklanan 1. paketlerin yeterli gelmediği görülerek, 2. paketler hazırlanıp, kamuoyuna açıklanmak üzere!

Bizde ise sadece, dışarıda parası olanlara yönelik Bakan açıklamasından öteye alınmış bir tedbir yok!

Dolar 1.20 civarında iken, Merkez Bankası piyasalara dalıp, sırf Doları daha yükseltmek için bol miktarda Dolar alıyordu.

Dolar 1.75 e geldi dayandı. Merkez Bankasından ses seda yok. Piyasaya niye aldığı dolarlardan satmıyor?

Merkez Bankası Başkanı, Başbakan, Maliye Bakanı ve Hazineden sorumlu Devlet Bakanı çıkıp, sadece bankalara yönelik tehditler savurarak, Reel Sektörün likidite ihtiyacını karşılayın, verdiğiniz kredileri sakın geri çağırmayın! Vs… açıklamalarda bulunuyorlar.

Alınan her hangi bir tedbir?

Yok!

Dostlar alışverişte görsün!

Gelin bu kriz ortamına Türkiye nasıl girmiş, biraz da ona bakalım;

Bilindiği gibi 26.2.2005 tarihinde Kredi kartları borçlarının ödenememesi üzerine bir yasa çıkartıp, kredi kartı borcu olanlara bir kolaylık sağlandı. Bu zamandaki kredi kartı borcunun Merkez Bankası verilerine göre 727 milyon YTL olduğu biliniyor.

Ekonomik Krizin tüm dünyayı yakıp kavurduğu 10.10.2008 tarihindeki Merkez Bankası verileri ise Kredi Kartı borcunun 2 milyar 104 milyon YTL olduğunu gösteriyor. Kredi Kartı Borcundaki artış %189

Aynı dönemde, yanı 26.2.2005 tarihinde Tüketici kredilerinin miktarı 101 milyon YTL, 10.10.2008 tarihinde yani krizin en etkili olduğu dönemde ise 1 milyar 670 milyon YTL. Tüketici kredilerindeki artış %1557

Dünyadaki ekonomik krizin çıkış nedenini hepimiz biliyoruz.

ABD vatandaşı, ekonominin iyiye gittiğini zannederek, önce Morgıç kredisi ile ev aldı. Baktı ki borcunu rahat ödüyor ve eline bir miktar daha tasarruf edebileceği para kalıyor. Gidip o para ile de bir araba aldı.

Gelirin bu kadar yüksek olduğu bir ülkede, vatandaş; kapitalizmin gereği, tüketime iyice yönelince, aldıkları morgıç ve araba kredilerini ödeyemez oldular. Bunun üzerine vatandaşa kredi veren bankalar ödeme zorluğuna girip, birbiri ardına battı.

Bu arada Avrupa’nın dev bankaları da Avrupa’dan topladıkları mevduatları, bu tür bankalar aracılığı ile değerlendirdikleri için birbiri ardına onlarda batmaya başladı.

Tabi ABD ve AB ülkeleri birbiri ardına bankalara el koyup, ekonomik tedbir paketlerini birbiri ardına açıklamaya başladılar.

Biz de bu zamanı hamdolsun, şükür, gibi dini söylemlerle geçirdik!

Şimdi ekonomiyi yönetenlere birkaç soru soralım.

Maliye Bakanının açıklamaları ışığında, alındığı söylenen tedbirlerde, yurt dışında parası olanların, paralarını getirmeleri halinde, her hangi bir sorgu sual edilmeyeceği söyleminin çapı ne kadardır?

Gelecek olan kara para, uyuşturucu parası gibi paraların yurt içine çekilerek, cari açığın kapatılmasında kullanılmaya mı çalışılıyor?

Bilindiği gibi Dolar bir ay öncesinde 1.25 YTL civarındaydı. Bu gün ise 1.75 civarında. Eski Para ile bir ay içinde 500.000TL lik bir artış oldu! Yani Türk insanının 100 YTL parası 60 YTL civarına indi!

Mevduatını dolar bazında değerlendirenlerin, kur farkı nedeniyle elde ettikleri gelirleri ile ilgili bir vergi vermeleri söz konusu mu?

Dolarla borçlananların, kur farkı nedeniyle oluşan kayıplarının telafisi yönünde(örneğin gider olarak yazma gibi) her hangi bir tedbir var mı?

Krizden kurtulmanın yolu Vergi affı çıkarmak mıdır?

Bu zamana kadar ülkemizde kaç sefer vergi affı çıkartılmış ve ne kadar başarılı olunmuştur?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 2994
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster