Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '09

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
594
 

Krize karşı savaşta ekonomik küçülmede sondan birinci olduk!

Krize karşı savaşta  ekonomik küçülmede sondan birinci olduk!
 

Sondan birinciliğe pek sevinemeyen sade vatandaş;kriz mağduru...


Bilimin dünyada geldiği noktayı düşünce insanın hayal gücünü zorladığını fark etmemek olanaksız günümüz ölçütleriyle. Ülkeler kıyasıya bir rekabet ile her alanda yarışıyor. Her zaman olduğu gibi az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler ulusal gelirlerinin önemli bir kısmını sağlık harcamalarına ayırmak zorunda kalıyor.

İnsanlığın baş belası savaşların görünür olanları cephelerde sürerken diğerleri de sağlık, gıda ve teknoloji alanında sürüyor.

Günümüzün önemli salgın hastalıklarının laboratuar ortamında üretildiğine inananlar az değil. Örneğin son gündeme gelen domuz gribinin ABD’nin Meksika sınırını kontrol etmek için üretildiğine dair söylentiler azımsanmayacak kadar yaygınlaştı. Bu söylentilerin internet geyiği olmaktan öte inandırıcılığı emperyalist ülkelerin çıkarları için bu güne kadar oluşturdukları karanlık sicilinden geliyor.

Sicilleri azıcık karıştırdığımızda en yakın örnek Irak’ta yaşananlar. ABD’nin Irak’ta kitle imha silahları olduğunu savlayarak başlattığı işgalin savunulacak tarafı olmadığı anlaşıldı ama ne var ki milyonlarca Iraklı bu kirli savaşa kurban edildi. Şimdi neredeyse Vietnam bataklığındaki gibi açmaza giren işgalci ABD tası tarağı toplayıp kuyruğu dik tutup gitmek için her türlü dizaynı yaparken bu günkü Irak bir şekilde daha fazla istikrarsızlaşıyor. Önemli şehirlerin kontrolünün Irak’ın kukla hükümetine verilmesi artan terörist eylemlerin tırmanmasına da çare olamıyor. Gelinen bu açmazda İran’ın oynadığı rolde gündemde tutuluyor. Sanki İran’ın etkisi olmasa Irak güllük gülistanlık olacakmış gibi bir izlenim yaratılıyor. Bir yandan da dünya kamuoyu önünde İran hedef tahtasına konuluyor fakat Irak ve Afganistan’ın yarattığı problemler çözülünceye kadar İran açısından yakın gelecekte sıkıntı olmadığı da görülüyor.

Hani bir söz vardır;”ABD’nin dostları değil çıkarları vardır” diye akıllara yer eden. Bu sözün genel kural olduğu sadece şu Irak özelinde bile görülebilir. Bir zamanlar İran’a karşı ABD’nin sırtını sıvazlayıp saldırttığı Saddam’ın başına gelenler günümüzde ABD’nin dümen suyunda giden politik figürlere derslerle doludur.

Ya bu gün ABD’nin can düşmanı Talibanlara, Ladin’e ne demeli. SSCB’nin işgal ettiği Afganistan’da Sovyetlere karşı savaşsın diye kayıtsız koşulsuz desteklenen radikal İslamcılar bu gün dünyaya kafa tutuyor. Üstelik Hindistan, Pakistan, Afganistan ölçeğinde haylide etkililer. Medyaya yansıdığına göre Almanya ölen askerlerin cenazeleri ülkelerine döndükçe içerde hayli sıkıntılı politik çekişmeler yaşıyor. Hatta terörü yaratan ABD’nin işgalleridir diyerek halk nezdinde tepkiler de yükseliyor.

Savaşlardan söz ediyorduk ve ister istemez konu günümüzde yaşananları daha iyi anlamak ve anlatabilmek için cephe savaşlarını ve perde arkasını irdelemeye dayandı.

Geçenlerde ne taraf olduğu kuşku götürmeyen taraf gazetesinin ortaya attığı belge tartışmalarının üzerine Genel Kurmay başkanı İlker Başbuğ asimetrik savaştan söz etti. Ben bu gün asimetrik savaş ile değil biyolojik savaş ile ilgileniyorum.

Ebola, Sars gibi laboratuvar ortamında üretildiği savlanan H1N1’inde neredeyse aşısının hazır olduğu yazılıp çiziliyor.Yani “önce sorun üret sorunun çözümünden de kâr elde et” emperyalist kurgu değişmiyor.

Savaş her alanda acımasızca sürüyor.

Geri kalmış ve gelişmekte olan ülkeler bu savaşta hep kaybeden oluyorlar.

Ekonomileri bir şekilde düzlüğe çıkamıyor, memleketin ekonomisi benim aklım erdi ereli hep kriz içinde; artık kemer sıkma edebiyatını bile yapmaktan utanır oldu politikacılar. Aksine kişi başına düşen geliri on bin dolara kadar şişirdiler fakat vatandaş Niyazi hiç rahatlama hissetmedi, üstelik küresel kriz üstüne tuz biber ekti.

Gerçi Başbakan “teğet geçecek” diye söylediği tarihi vecizesinden sonra geçen günlerde krizden az etkilendik diyerek yüreğimize su serpti ama OECD raporları tam aksini söylüyor, yabancıya inanacak halimiz yok hani. İrlanda ve Türkiye küresel krizden en çok etkilenen ülkeler olarak raporda yerini aldı.

Asimetrik, simetrik, ekonomik, bilimsel vb. savaşlar hız kesmeden devam ediyor. Elin Amerikalısı dünyaya serbest pazar ekonomisi yani liberalizmi pazarlarken biz özelleştirme ipine sarılıyoruz onlar ise ha bire devletleştiriyor. Sonuç mu; OECD ülkeleri içinde krizden en çok etkilenen biz birinci ülke Türkiye. Küresel kriz nediniyle 2009’un ilk çeyreğinde GSYH’si bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla daralan ülke Letonya oldu. Ekonomisi son çeyrekte yüzde 18 daralan Baltık ülkesi, dünya liginde birinci sıraya yerleşti. Letonya’yı yine bir Baltık ülkesi olan Estonya izledi. Estonya’nın ekonomisi aynı dönemde yüzde 15.1 oranında daraldı. Türkiye’nin ardından dördüncü sırada da yüzde 13.6’lık oranla Litvanya yer aldı.

Türkiye, ilk çeyrekte yaşadığı yüzde 13.8’lik küçülme oranıyla 30 üyeli OECD’nin (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) yanısıra G-20 ülkeleri arasında lider oldu. OECD üyeleri arasında Türkiye’den sonra ekonomisi aynı ödnemde en fazla daralan ülkeler sırasıyla Japonya, Meksika ve Finlandiya oldu. Avrupa Birliği ve dünyanın en büyük 19 ekonomisinden oluşan G-20 grubunda ise Türkiye’yi yüzde 9.5 ile Rusya, yüzde 8.8 ile Japonya ve yüzde 8.2 ile Meksika izliyor.(Hürriyet) (OECD)

Neyse ki bu yıl havalar yağışlı gitti üstelik bankaların kârlılığı ekonomik daralma rakamlarını daha olumsuz çıkmasını engelledi.Tarım kesiminde ürün bol olursa bir kamyon buğdaya birkaç düzine H1N1 aşısı alabiliriz.

Savaşsız ve krizsiz bir dünya özlemiyle…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 815
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster