Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '19

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
59
 

Krizler ve Kooperatifler

Ekonomik krizler tarihin her döneminde olmuştur ve olacaktır. İnsanlık ve ülkeler ne yazık ki ne tarihten ders almakta ve ne de ayni hataları yapmaktan geri durmaktadır. Bu yönüyle birçok insan tarihin tekerrürden ibaret olduğunu, bir türlü geçmişten ders alınamadığı ifade etmektedir. Çünkü her dönemde ülkedeki baskın gruplar yönetimleri etkilemekte, zayıf ve ileriyi görmeyen, menfaat icabı baskılara boyun eğen yöneticilerin yanlış politikalar uygulamasına neden olmaktadır. Toplumun bir kısmının lehine olan uygulamalar toplumun büyük bir çoğunluğunun mağdur olmasına yol açmaktadır. Ülkelerde sosyal ve ekonomik sorunlar daha da derinleşmektedir. Krizleri önlemek adına uygulanan ekonomik programlar çözümler yerine yeni yaralar açmaktadır.

Ülkeler bireylerin eğitim düzeyi gerekse oluşturulan örgütlenme bilinci içinde krizler karşısında sağlıklı çözümler üretebilmektedir. Tarihin her döneminde her toplum kendi dinamikleri ve birlikteliği ortaya koyan uygulamaları ile krizleri aşmaya çalışmışlardır. Çünkü toplumun sahip çıkmadığı ve destek vermediği hiç politika sürdürülebilir olmamıştır. Yaşadığımız topraklarda büyük değerlerinden biri olan ahilik sistemi geçmişte ekonomik ve sosyal yaşamın en büyük gücü olmuş, toplumu krizlerden korumuş, toplumsal gelişimin önünü açarak devletede güç vermiştir. Dini, vicdani ve ahlaki kültürü dikkate alarak her insana eşit ve adaletli ilkesel yaklaşımı ile dünya kooperatifçilik hareketinin en önemli ilham kaynaklarından biri olmuştur. Küçük ölçekli ekonomik işletmelerin bir toplum ve ülke için neler yapacağını dünyaya göstermiştir. 

1980'li yıllardan beri dünyaya optimum işletme, özelleştirme, devleti küçültme, tarımı ekonomide kara delik ilan etme ve serbest piyasa ekonomisi oluşturmak adına tek taraflı politik uygulamalar hakim olmuştur. Aradan geçen zaman içinde buna bağlı uluslararası anlaşmaların gölgesindeki uygulamalar ülkemizinde içinde olduğu birçok ülkede yeni ekonomik model olarak dikkate alınmıştır. Bugün tarımda ve ekonomik hayattaki yaşanan birçok olay büyük ölçüde o günlerde yapılan yanlışların bir sonucudur. Neredeyse kırk yıl sonra o yıllarda uygulanan ekonomi politikaların suçu yokmuş gibi düşünmek üzücüdür. O yıllarda kırsalda en uç bölgelere kadar uzanan kooperatiflerin yatırımlarını bitiren, önüne yasal engeller koyan kimdir. Sizce adı kooperatif olmakla birlikte yasal engellerle önü kesilen, bilerek yıpratılmaya çalışılan,  kalkınma için toplumsal gücü harekete geçirmesi beklenen modelden beklenen sonucun alınması mümkündür. Politikaların sorumlusu yanlış devlet politikası olduğunu gerçeği göz ardı ederek suçu kooperatifçilik hareketine ve kooperatifçilere yıkmak doğru değildir.  

G20 zirvelerinde bile 1980'li yıllardan beri uygulanan politikaların yanlışlığı ifade edilirken, TÜSİAD'ın tarımı bitiren politkaları eleştirdiği günlere geldiğimiz noktada bazı çevrelerin kooperatiflere eleştiri getirmesi yanlıştır. Bilmeden, anlamadan, nedenlerine ve sonuçlarına dikkat etmeden bugün kooperatiflerimizin karşı karşıya olduğu sorunları hesaba katmadan değerlendirmek doğru değildir. O 1980'den beri tarımı ve kooperatifleri dikkate almadan yaptığınız uygulamaların sonuçları ortadadır. BM'nin global sorunları çözmek için önerdiği ve desteklediği kooperatifler yerine hala kooperatifleri hiçe sayan anlayışta ısrar etmenin anlamı kalmamıştır. Bulun daha iyi modelinizi, kurun şirketlerinizi ve çözün sorunları elinizi tutan mı var demek gerekir. 

Dünyanın muhtemel bir gıda krizine karşı hesaplar yapıldığı, çözümler ürettiği dönemde daha şimdiden gıda krizinin yaşanmaya başladığı ülkemizde tarım ürünleri pazarlamasında üretici ve tüketicilerin yaşadıkları üzücü bir tablodur. Devleti yönetenler ve halkımız kooperatiflere karşı duran çevrelerce aldatılmıştır ve tarımda ve kooperatifçilik hareketine yönelik yanlış politkalar sonunda ülkeyi tanzim satışa muhtaç hale getirmiştir. Bir zamanlar ülkenin her yerinde yatırımı olan kooperatifleri zayıflatan ve adeta yok eden bazı iş çevreleri şimdi bırakın köyleri kasabaları, illeri ve ülkeyi terk etmede mahsur görmemişleridir. Şimdi kriz nedeniyle ülkemiz büyük bir işsizlik ve ekonomik sorunlarla ile karşı karşıyadır. Bugün krizler karşısında kooperatifler başta kapitalist ülkeler tarafından desteklenen ve geliştirilmeye çalışılan en önemli modeldir. Toplumun her kesiminde ve ekonominin her alanında ve ölçeğinde sorunların çözümünde yer verilen ve önün açılan bir uygulamadır. Tabii sözde değil kooperatifçiliğin ilkeleri ve değerlerine göre kooperatiflerin kurulması ve desteklenmesi ön plana alınmıştır ve alınmaktadır.

Adı kooperatif olmakla birlikte eli kolu bağlı ve çevresi dikanli tellerle çevrili, kendilerini geliştirmeye yönelik yasal  talepleri karşılanamayan bir yapı ile geleceği görmek mümkün değildir. Kooperatifler insanların dayanışma ve birlikteliği ile kurulur ve güç bulur. Kooperatiflerin kurulmasını zorlamak yerine ahilik ruhunun hakim olduğu kooperatifçilk ilke ve değerlerinin bilinci içinde yola çıkılması gerekmektedir. Kooperatiflerin önünün açmak için yapılacaklar her dönemde ortaya konmuştur. Son olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2012 yılında açıklanan Kooperatifçilik tarihinin en kapsamlı belgesi olan Kooperatifçilik Strateji Belgesi aradan geçen zamana ve birçok hedef ve eylemi gerçekleşememesine rağmen hala krizler karşısında kooperatifçiliğimizin en önemli yol haritasıdır. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Belirttiğiniz gibi, AHİLİK geleneğimizden ilham alan kooperatifçilik mutlaka yaygınlaşmalı ve ikaz ettiğiniz gibi DOĞRU uygulanmalıdır. Krizlere yeni çözüm yolları aranmalıdır. Kapitalizmin yarattığı sorunu yine kapitalizm içinde çözmemiz müşkül. Emeklerinize sağlık. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 30.05.2019 16:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 391
Toplam yorum
: 85
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 760
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster