Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '17

 
Kategori
Komşuluk
Okunma Sayısı
146
 

KT 156: Komşusu “Abla”ya Taktik Verir: "Rahmetli Karısıyla Tenis Oynarlardı, Sorarsa..."

"Yağışlı havada yol boyu bakınırım, ne güzel" deyip 4 numaralı koltuğu alan “abla”, bu dileğini gerçekleştiremez; mışıl mışıl uyuyup, gözünü açabildiği nadir aralarda yanındaki kadının hayretle "Vallahi iyi uyudunuz" demesine neden olur. Avrupa yakasından yola çıkar çıkmaz, köprüye girmeden uyuma konusunda son derece yetenekli “abla”, kızı ve kız kardeşlerinin, sağlığında, annesine gittikleri Balıkesir’i geçerek -muavin de uyuduğundan-, Akhisar’da indiklerinde "bereket şoför de uyumamış!" dedikleri yolculuk hatırlardadır.

Karaağaç Köyü’nde inen “abla” taksici Ali tarafından hava durumu, deniz suyu sıcaklığı, site nüfusu gibi geçen bir aylık gelişmelerin görüşüldüğü özenli yolculukla evine ulaştırılır. Bavulunu, badana sonrası ince temizlik gerektiren evin girişinde bırakır, fare düşse başı yarılır buzdolabına bakar "hiç değilse süt, yoğurt, ekmek alayım, kediler gelirse mahcup olmayayım" deyip markete yollanır. Hava harika, bahçedeki iğde salındıkça kokusu verandaya ulaşmakta… Dönüşte evin etrafını kedi nüfusu açısından kolaçan eden “abla” komşunun bahçesinde güllerin dibinde güneşlenmekte olan Çomar’la burun buruna gelir. Başlarda ürkek davranan, sıskalıktan yamyassı Çomar, düşük yapmadıysa gebe değil! “Abla”nın kedi sevgisini insan sevgisine yeğlemesinin önemli nedenlerinden biri, bir ay süreyle terkedilmiş, belli ki aç kalmış hayvancık hiç sitem etmez; yine de yakınlık belirtisi kucak ve ısırma faslı için gerekli yabanîliğin geride kalması iki üç gün sürer.

Evin çevresini dolanırken komşusuna yakalanan “abla” çay daveti alır; "yoldan yeni geldim, üstüm başım kir pas…" yollu itirazına bakılmaz. Komşuları bu yılki yurtdışı rotasını sorarlar; “abla” kız kardeşinin yaz programını açıklarken, hanım "aaa!" der "bilmemkim bey de geçen ay Dubai’deydi." Karı koca bakışırlar, bey, bir sessizlik anından sonra, "ama" der "çok yaş farkı var!" Yine de “abla”dan 23 yaş büyük bilmemkim bey’i çaya çağırmaya kocasını yollayan hanım, hazırlık için mutfağa geçer. İçeriden “abla”ya, "bak, rahmetli karısıyla tenis oynarlardı, sorarsa ben de oynarım de!, gel de bir ruj, allık süreyim, dik otur!" türünden taktikler verir.

Yol boyu sürdürdüğü uykusunu alamamış, başka zaman olsa, kapısını açmakla zaman yitirmeyip çoktan bahçe duvarı üstünden atlayıp kayıplara karışacak “abla” öylece oturmakta; merak mı, tevekkül mü, miskinlik mi belli değil. Bilmemkim bey, epey bir zaman sonra, bahçede çalıştığı için geciktiğini söyleyip özür dileyerek, artık bir şey sezdiğinden midir, tüyo aldığından mıdır nedir, güzel kokular saçarak, tertemiz, bakımlı, kırmızı bir t-shirt, spor bir pantolon, pembe camlı gözlükle gelir; üzerinde mor uzun jile, içinde buruşuk kareli gömlek, beline bağlı pembe kazak ve uyku-ter-toz karışımı yol kokulu “abla” ile tanıştırılır. Cüneyt Arkın’a benzeyen, saçları başında, açık renk gözlü bilmemkim bey, yaşını gerçekten hiç göstermeyen motorsikletsever, sportmen hoş bir adam, bir beyefendi.

Ev sahibi çöpçatan ikilinin, çanak sorularla yönlendirdiği sohbet akarken “abla”nın, ne tür bir içgüdüyle bilinmez, "bir yaş küçük meslektaşı annesini tanıyıp tanımadığını" sorup, "tanımadığı" yanıtı aldığı adam, “abla” ve ekibinin Küba yolculuklarına, "bu da nereden aklınıza geldi?" diyerek şaşkınlık gösterir. Ardından, işlerini azaltıp üç ay İngiltere’nin güneyindeki dil kurslarından birine katılıp İngilizce öğrenmek istediğini söyleyerek “abla”yı şaşırtır.

Genelde, böyle bir olupbitti karşısında huysuzluk eden “abla”, turşuyu kimin sattığı pek de belli olmayan eğlenceli sohbetle sakince akıp gitmekte… Hava iyice kararır, plajda gün boyu sosis gibi yatıp yana döne kızarma eğilimini yıllar önce terk etmiş “abla”, "plajda nasıl olsa rastlaşırız" diyen bilmemkimbeyle ve ev sahipleriyle vedalaşıp kalkar.

Kafası karışık, badana sonrası kafasından da karışık evine girer, paralı kanalı açar; Joel Schumacher yönetiminde Jim Carrey’nin oynadığı The Number 23. Filmin başında title akarken 23 rakamıyla ilgili aktarılanlar: “23 sadece 1’e ve kendisine bölünebilen bir sayıdır, Julius Caesar suikast sırasında 23 kez bıçaklanmıştır, kanın vücutta dolaşımı 23 saniyede tamamlanır, Eski Ahit’e göre Adem’le Havva’nın 23 kızı var, anne ve baba çocuğun DNA’sına 23’er kromozom verir, insanlarda cinsiyeti 23. kromozom belirler, Antik Çin’de insanlar, çift sayıların kadınları, tek sayıların erkekleri temsil ettiğine inanırlardı ve 23 en erkeksi sayıydı…” Bu sonuncusu “abla”yı bayağı sarsar, o 5. ayın 23’ünde doğmuştur; bir ankete göre cinsel kimliğinin %75 oranında erkek çıkmasını, kendinden genç erkekleri kafa dengi, çekici bulmasını, yaşamı boyu erkekçe seçimler yapmasını hep buna bağlar.

Psikolojik gerilim filmini beğeniyle izler, bitirir; aklında, 23 yaş büyük bilmemkim bey, kumanda ile 23 ‘ü tuşlar; TürkMax’da bayıldığı Zeki Demirkubuz’un çok beğendiği filmi Kader!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bende mi bir tuhaflik var bilmiyorum okurken gülmekten okuyamadım;)))) özellikle tenis oynama kısmı;))) ruj sürmek istemesi ;)) tam uyumak için hazırlanıyordum uykum kaçtı;)) çok yaşayın..Sevgilerimle..

Selda Çakmak 
 01.10.2017 21:28
Cevap :
Sizde hic tuhaflik yok emin olun:)))). Tuhaflik kocasini kiskanip bekar "abla"yi kas goz arasi basgoz etme derdindeki komsuda! Siz de cok yasayin. Tesekkurler.  02.10.2017 9:20
 

Memleketimin araba plakasıdır :)) Eminim Bilmemkim Bey sizi kaçırmak istemeyecektir. Sevgiler...

SAYHAN 
 01.10.2017 15:13
Cevap :
Evet, bilmemkim bey, izleyen uzun yıllar içinde pres'lerini epey sürdürdü; gelin görün ki "abla"nın çoktandır o tarakta bezi yoktu, elden ne gelir...   01.10.2017 21:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 591
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 47
Kayıt tarihi
: 27.07.15
 
 

İstanbul'da 20 yıldan fazla, tasarımcı grafiker olarak çalışırken bir kız çocuğu da yetiştiren "a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster