Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '17

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
29
 

KT 27: "Abla" geride bıraktığı doğum günü dolayısıyla hediye konusunu ele alır.

Küçük bir çocukken, kendisi gibi küçük çocuklardan oluşan kardeşlerini örgütleyen "abla", babalarının da desteği ile Anneler Günü hediyeleri (çoğunlukla işe yaramaz vazo, biblo, bir seferinde "abla"nın halâ kullandığı bir sürfile makası -ki kutunun kapağına Annemize... yazıp, altını Çocukların diyerek imzalamışlardır-) alarak işe başlarlar. Babalar Günü'nde formül tersten uygulanır.
 
Arada ilgilinin bir ihtiyacının karşılandığı doğum günleri kutlamaları yapılır, zaten harçlıklar da günde bir simit düzeyindedir. Bayramlarda ciddi sayılabilecek tahsilât yapılırsa da, bu yüklü miktar -haliyle- bir sonraki bayrama kalacak değildir.
 
"Abla" ve kızkardeşleri büyürken, Jules Verne'ler, Bir Genç Kız Yetişiyor'lar, Küçük Kadınlar serisi, günün baskı tekniklerinin izin verdiği en süslü kağıtlara sarılıp arkadaşlara, kuzenlere doğum günlerinde hediye edilir, çünkü "En güzel hediye kitaptır!" ve fazla seçenek de yoktur. O yıllarda anketlerde röportajlarda değil, gerçek yaşamda, okumak sevilen bir şeydir. Bir zaman sonra, hediye kitapların eskisi kadar sevinçle karşılanmadığını fark eder "abla"; bu, paketlerden plakların çıkmaya başladığı sıralara denk gelir. Hediyeler çeşitlenirken, hediye alıp vermenin gerektiği günler de çeşitlenmiştir; yılbaşı, yıldönümleri, sevgililer günü eklenir listeye.
 
Böylece zamanla hediye, şeker pembe ve cart kırmızı renklerde, olabildiğince tüylü, yumuşak, genç kızların odalarını -yaşları büyüdükçe tıklım tıkış- dolduran, ne kadar büyükse o kadar çok, seni seviyorum anlamına gelen ayı, peluş kırmızı kalp yastık, kalp şekilli herhangi herşey kılığında, önce gözümüze, elimize, cüzdanımıza -işlevini yerine getirdikten sonra da- ayağımıza takılan; uygun zamanda -medyanın yardım ve yataklığı ile- tezgâhlandığında bayağı para getirecek bir şey olur çıkar.
"Abla" hediyenin bu son hallerini hiç beğenmez. Son doğum günü yaklaşırken bir arkadaşından bu amansız maça son verme çağrısında bulunur, neyse ki çağrısı anlamlı bulunur. Kız kardeşlerinden biri yıllık balıkyağı tüketimini finanse eder, diğeri ise 35. İstanbul Müzik Festivali'nden iki gösteri hediye eder, ne zarafet; "abla"ya yeter de artar.
 
Tabii ki yazısını, hediyenin, egemen para düzeninin entrikalarından biri olduğu biçiminde bir cümleyle bitirecek değildir "abla"; o, birşeylerin bu biçimde olmuş olmasının böyle olmuş olması gerekliliğinden olduğunu anlayabilecek kadar çok balıkyağı tüketmiştir ne de olsa.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 591
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 42
Kayıt tarihi
: 27.07.15
 
 

İstanbul'da 20 yıldan fazla, tasarımcı grafiker olarak çalışırken bir kız çocuğu da yetiştiren "a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster