Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '08

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
2572
 

Küba seyahati

Küba seyahati
 

17 - 25 Eylül 2008 hayalimdeki ülkeye ilk yolculuğun basladığı ve bittiği tarihtir. Yolculuğumuz başlarken günler öncesinden hazırlık yaptım ve uykularım kaçmaya başlamıştı. Seyahat edeceğim turun websitesini her gün işyerinde ve evde açıyordum. http://www.guantanamera.com.tr Tüm saatlerim, calışırken bu sitenin müziklerini dinlemekle geçiyordu. Arada bir siteyi tıklayıp resimlere, videolara göz atıyor ve " Bekle beni Küba, sana geliyorum!:) " diyordum..

Nihayet beklenen an gelmişti. Uçağımıza yerleşmiştik ve Guantanamera'nın tur sahibi ve aynı zamanda rehberimiz olan Kübali Blanca'nın önderliğinde seyahat başlamıştı. Güleryüzlülüğü, candanlığı ve samimiliği ruhumu yıkamıştı sanki.. Özellikle, Kübalı olmasi bizler için çok büyük avantajdi. Nerede olursak olalım güvendeydik ve her sorumuza yaşanmışlıklarını katarak cevap veriyordu. Çünkü orası kendi vatanı, kendi topraklarıydı. Üç konaklama yerimiz vardı; Havana, Trinidad ve Varadero.. Yol güzergahı üzerinde bir çok yer, mekan gördük, uğradık ve gezdik. Benim için en önemli izlerden biri oranın insanları ve misafirperverlikleriydi. Muhteşem ötesi sıcacık yürekleri, sevgileri yüzlerinden okunuyordu. Yaşadıkları her şey onlara özeldi. Dünyanın en mutlu ve en güler yüzlü insanlarıydı diyebilirim. Müzik ve dokunmak evrensel bir iletişimdi. Okullardaki öğrencilerle tenefüslerinde dans etme ve hatta çocukluğumdan kalma bir oyun olan topaç çevirmeceyi oynama şansını bile yakaladım. Dillerini bilmesek de gözleri, gülen dudakları, dansları bizleri çok mutlu ediyordu. Ülkelerinin eksikliklerini biliyorlardı ama bununla gurur duyan insanları vardı.

Yolculuğumuz boyunca bir çok köy ve kasabayı gezdik. Rahatsız edici hiçbir olay veya mekana rastlamadım.

Bakirliğini korumuş mimari ve tarihi dokusu beni büyülemeye devam ediyordu. Ülkenin çok önemli geçim kaynağı olan puro fabrikasini gezip yaprakların ayırımından tütünün sarılmasına, ambalajlanıp satılmasına kadar olan her aşamayı izledim, müthiş bir üretimdi! Romları, Mojitoları, dansları, purolarıyla yaşanası bir cennet gibiydi. Sokakların her köşesinde müzisyenlere ve salsa yapan insanlara rastlıyor, onlara eşlik ediyorduk.. Coco Taxi dedikleri şirin, yuvarlak, böcek misali arabalarla şehir turu yapmak bir harikaydı. Che'nin yaşam hikayelerini dinlerken Devrim Müzesi'ni gezmek insanı alıp o yıllara götürüyordu. Şehirde gezi devam ederken orada da Atatürk büstünün dikilmiş olduğunu görmek gurur vericiydi.

Havana ve Trinidad'dan ayrılıp Varadero'ya gelmiştik. Karayip Denizi unutulmaz derken Atlantik Okyanusu'nun sularına kendimizi bırakmak rüya ötesi bir şeydi. Sanki bir kartpostalın içinde yer alıyorduk.

Anlattıklarım sadece kelimelerle sınırlı, bu ülkeyi ve insanlarını aslında yaşamak gerek.

Bizlere bu rüyayı yaşatan Blanca Nieves Garcia Cruz'a sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Sevgilerimle,

Lutfiye Yapar

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Biraz detaya girseydiniz iyi olurdu o süreçte anlatabileceğiniz o kadar farklı şey yaşamış olmalısınız ki...

Buğra TOKMAKOĞLU 
 08.10.2008 17:28
 

Benim de hayallerimi süslüyor küba, paylaşım için teşekkürler. Sevgiler

Meyman 
 08.10.2008 16:08
 

yüzümü görseydiniz!..tesadüf, açıkcası hayalim ülkenin ismini görünce okudum yazınızı..Azcık kızdım size:)) hani daha daha uzun anlatmadığınız için...dünya gözüyle görmek istediğim yere gitmişsiniz...bir ambargoda kalbim var!...bu ülke bana benziyor derim hep içimden...darısı başıma...kalın sağlıcakla

güzaltı 
 03.10.2008 22:40
Cevap :
neden olmasın her zaman gitme şansına sahipsiniz. lütfen keşke demeyin ... yaşayın ve görün derim . :) sevgilerimle..  03.10.2008 23:03
 

Küba, dostumuz ABD kösteğinde çektiği eziyetlerden sonra bizler için bir cennet haline gelmiş. Mişli söylüyorum çünkü senin kadar şanslı olup oralara gidemedik. Seyrettiğimiz şeyler ve özellikle eski arabalar. Adeta eski zaman parçasına seyahat etmişsiniz gibi bir duygu veriyormuş. Herhalde bunları veya tam tersini sende hissetmiş olmalısın. Daha geniş olarak bize tanıtmanda fayda buluyorum üstadım. Madem seyyahlık yaptın, ceremesi de seyyahatnameni yazmak olacaktır. Bu kadar kısa kurtulamazsın. Saygılarımla...

Engin Şahin Karadeniz 
 02.10.2008 7:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 656
Kayıt tarihi
: 20.01.08
 
 

1966 İstanbul doğumluyum. Arçelik A- Bayanlar Milli voleybolcusuyum. A.Ö.F.İnsan kaynakları Halkla i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster