Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

fisun gökduman kökcü

http://blog.milliyet.com.tr/kokcuffgk

13 Nisan '18

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
456
 

Küçücük Elleri Vardı... Anı-Öykü

Küçücük Elleri Vardı... Anı-Öykü
 

.    Biz Muğla'da yaşıyoruz ama eşim İzmir'li olduğu için, sık sık İzmir'e gidip geliriz. Bu yolculuklarımız esnasında da, oğlumun çok sevdiği, devamlı yemek yediğimiz bir yer vardır, orada mola verir, yemek yer, sohbet ederiz.

.    Yine bir gün, İzmir'den dönerken, bu lokantada mola verdik. Yemeklerimizin gelmesini beklerken, birden bir çift küçücük kolun, arkamdan boynuma dolandığını hissettim. Benim sırtım dönüktü ama eşim ve oğlum görebiliyorlardı. Şaşkınlıklarını yüzlerinden okuyabiliyordum. Yavaşça gözlerimi aşağı indirdim ve bu kolların ucundaki, kısa, küt parmaklı minicik elleri gördüm. Çok tatlıydılar bu eller...

.    Sonra yavaşça arkaya doğru döndüğümde, bu dünyada görüp görebileceğim, en içten, en masum, en sevgi dolu, bir çift çekik gözle, göz göze geldim. Gülümsüyordu... Beni ayağa kalkmam için çekiştiriyordu, ben de kalktım. Elimden tutup, beni lokantanın küçük oyun parkına doğru götürmeye çalışıyordu. Yavaşça yürüdük oyun parkına doğru el ele... Yan masadan, çok hoş bir hanım yaklaştı bize doğru. Bu dünya tatlısı kızın annesi olduğunu, verdiği rahatsızlıktan ötürü özür dilediğini söyledi. Sarsılmıştım... Bu güzel kız bana neden rahatsızlık versindi ki? Yavaşça konuştu annesi. Tahmin ettiğim gibi, bu beş yaşlarındaki minik kız, Down sendromluydu. Herkesin benim gibi anlayışlı yaklaşmadığını, kızının bu samimi davranışlarına çok büyük tepkiler verebildiklerini, fiziksel farklılıkları yüzünden, çocuklarını kızından kaçırdıklarını söyledi. Çok üzülmüştüm. Ne diyeceğimi bilemedim. Benim bir doktor olduğumu, bu tatlı kız gibi hastalarım olduğunu, bu yüzden bu durumu hiç yadırgamadığımı söyledim. Esas şoku, annenin de bir doktor olduğunu öğrendiğimde yaşadım. Neler yaşadığını az çok anlayabiliyordum. Bir düşünün, bütün insanlara çare bulmaya çalışıyorsunuz ama çocuğunuz için hiç bir şey yapamıyorsunuz. Bana çaresizliğini anlattı, hiç anne olamayacak diye üzülüyordu örneğin. Hep dışlanacak diye tedirgindi... İnsanlara güveni kalmamıştı. Bu dünyadan göçüp gittiğinde, kızı ne yapacaktı? Biz iki meslektaş anne, çok kısa bir sürede yüreğimizi paylaştık beraberce. Yüreğimizle ağladık gizlice... Kimseler görmedi göz yaşlarımızı, içimize akıttık... Sarıldık...

.    Birden, kalınca bir sesle gerçek dünyaya döndük. Minik kızımız, konuşmalarımızı beklemekten sıkılmış, isyan ediyordu. Ağzına hafifçe büyük gelen dili yüzünden, pek konuşamıyordu ama derdini hareketleriyle pek güzel anlatıyordu tatlı yavrucak. Beni çekiştire çekiştire, kaydıraklara doğru götürdü. Beraberce kaymak istiyordu ama bu imkansızdı tabii ki. O'na benim kocaman, kendisinin ise minnacık olduğunu anlattım. Eğer kaymaya kalkarsam, kaydırakta sıkışacağımı söyledim, kıkırdadı, beni anladı. Sonra o kaymaya başladı kaydıraktan, ama bir yandan da bizi izliyordu... Her kaydığında, O'nu alkışlayıp, yüreklendirdik biz iki anne... Mutluluktan uçuyordu yavrum...

.    Sonra çok merak ettiğim bir şeyi sordum annesine... "Neden bu kadar insan içinde beni seçti?" Ağlamaklı gözlerle bana baktı ve "içinizdeki çocuğu, yüzünüzdeki masumiyeti hissetti sanırım, bu konuda hiç yanılmaz" dedi. Ağladım...

.    Gitme zamanları geldiğinde, bu canım yavrucak, bana bir sarıldı ki, kimse ayıramadı. Ağlıyor, tepiniyor, kollarını boynumdan çözmüyordu. Göz yaşları içinde kalmıştık hepimiz. Sonra ben O'nun ellerini tuttum, avuç içlerini öptüm. Gitmesi gerektiğini, ama beni ne zaman özlerse, ellerine bakmasını söyledim. Ben de O'nu her özlediğimde ellerime bakacaktım. Biz el ele tutuşmuştuk ve kendi ellerimizde, diğerinin elini mutlaka hissedecektik. Beni anladı ve ikna oldu. Küçücük dudaklarıyla, yanağıma öpücükler kondurup, bana veda etti. Biz iki anne de vedalaştık. Belki bir daha birbirimizi hiç görmeyecektik ama hiç unutmayacaktık, bunu biliyorduk... Arabalarına bindiler, benim küçük kızım, gözden kaybolana kadar, bana minik ellerini salladı... Küçücük elleri vardı...

.    Sarsılmıştım, bir lokma bile yiyemedim... Kalktık...

.    Artık ne  zaman ellerime baksam, o avuçlarımdaki kısa, küt parmaklı minicik elleri görüyorum. Göz yaşları içindeki, çekik, güzel gözler, hiç gözümün önünden gitmiyor. Adını bile bilmiyorum ama yüzü hafızama kazınmış... Seni hiç unutmadım minik kızım, unutamadım.

.    Bugün ellerime bakınca, yine küçük kızımı hatırladım. Bir damla yaş, yanaklarıma doğru yürüdü, oradan ellerime düştü...

.    Biliyor musunuz? Kızımın KÜÇÜCÜK ELLERİ VARDI...

---

Dr.F.Fisun Gökduman Kökcü---Muğla-Menteşe---13.04.2018

Grafik-resim tasarım: Dr.F.Fisun Gökduman Kökcü

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Füsun Hanım merhaba... İnsan ilişkilerinin yozlaşma çıtasının son noktasına geldiği; her şeyin paraya, yaşam standartına endekslendiği günümüz toplumunda sizin gibi gerçek "insan" sayısı ne kadar azaldı. Bu yüzden yorumlarda da sıkça vurgulandığı gibi yazınızda anlattığınız anınızdan kişiliğinizdeki seçkinlik hemen fark ediliyor. Küçük kızın duygu dünyasında nasıl bir sevgi arayışı içinde olduğunu ve o görünmeyen antenleri sayesinde aradığı sevgiyi sizde bulduğunu anlıyoruz öykünüzden. Keşke telefonunu alsaydınız anneden . En azından "kızınız"ın sesini duyardınız ... Muğla'da liseyi bitirdim.Babamın görevi dolayısı ile altı yıl orada kaldık.Tüm Ege gibi Muğla'da ülkemizin sıcak insanlarının olduğu şirin bir kentdir. Size ve Muğla'ya selamlar, Sevgiler...

Nur Eşmeli 
 30.09.2018 20:14
Cevap :
Merhabalar sevgili Nur hanım.Güzel sözleriniz beni çok mutlu etti,sağolun.Hepimiz insanız ve insan olmanın gereğidir benim davranışlarım,daha fazlası değil aslında.Ama çocukları herşeyden daha çok sevdiğim de bir gerçek.Çocukları,bir de kedileri:).Küçük kızıma gelince;O kadar kısa bir süre içinde oldu ki her şey,akıl edemedik galiba,adını bile sormayı unutmuşum yavrucağın.Annesi de,ben de şaşkınlık içindeydik onun ağlamalarından.Beklemiyorduk bu durumu sanırım.Bir de konuşamıyordu pek zaten yavrucağım.Olsun,ben unutmadım O'nu,O da beni unutmamıştır,biliyorum.Öyle çok kızım ve oğlum var ki benim bir bilseniz.Hepsini saklıyorum kalbimde yıllardır.Muğla'da liseyi bitirdiyseniz,ki Turgut Reis lisesidir bu,ben de orayı bitirdim,hemşehriyizdir sevgili Nur hanım.Muğla'nın kenarından geçeni bile biz hemşehri ilan ederiz:).Muğla'mız da dostlarımız gibi şirin ve sevecendir.Yürekten sevgiler gönderdim Muğla'dan.Bir de selamlar.Zahmetiniz için de çok teşekkür ederim.Sağlıcakla kalın efendim...  01.10.2018 11:22
 

Merhaba .sevgili doktorum..yazılarınızın tiryakisi oldum. Güzel yüreğiniz güzel dizelerde şiir olmuş, öykü olmuş. anı olmuş .sevgiyle yazılmış.Ben okudukça mutlu oluyorum.sevgiyle dostlukla kalın.

Birsen yn 
 14.08.2018 21:01
Cevap :
Merhaba sevgili Birsen hanımcığım.Çok teşekkür ederim içtenlik ve güzellik dolu sözleriniz için.Ben de sizi okumayı çok seviyorum.Çok duygusal,çok naif yazıyorsunuz.Sizi mutlu edebilmek,beni de mutlu etti.Yürek dolusu sevgiler gönderdim selamlarımla beraber.Sağlıcakla kalın...  15.08.2018 3:27
 

Fisun Hanım, gerçekten çok duygusal bir anı. Sanırım bu içten sevgi ve ilgi sadece annelere özgü olsa gerek. Bu çok duygusal yazınızı okuyunca sevgi bağının ne kadar önemli olduğunu anladım.Sağlık, esenlik dileklerimle hoşça kalınız.

Şahin ÖZŞAHİN 
 14.06.2018 11:38
Cevap :
Annelerin çoğu öyledir ama bazıları kendi çocuklarından başkasını önemsemezler.Ama hepsi bizim çocuklarımız,yavrularımız.Bütün çocukları kendi çocuğummuş gibi severim ben.Sevgi bu dünyadaki maliyeti olmayan tek ilaçtır.Bu anı beni çok etkilemişti.Yazmak,paylaşmak istedim.Küçük kızımı hala unutamıyorum.Epey büyümüştür ama o hali gözümün önünde.Unutabileceğimi de sanmıyorum.Teşekkür ederim değerli şairim.Saygı ve selamlarımı sunuyor,bayramınızı kutluyorum.Sağlıcakla kalın...  14.06.2018 15:38
 

"Neden bu kadar insan içinde beni seçti?" Onlar hissiyatı kuvvetli toplum tarafından eksik ya da yok sayılsalar da bana göre artısı çok yaradılmışlardandır..O kadar insanın içinden yüreği yüreğinizi hissetmiş çekmiş sizi, anlattıklarınıza anlatacaklarınıza doyamayacağımdan eminim ve böyle yazılarla insanların vicdanına da dokunuyorunuz aynı zamanda. Çok teşekkürler bu güzel yazı için, sevgiler yolladım size çokça kocaman...

Gecenin hüznü 
 03.05.2018 10:47
Cevap :
O canlar öyle masum ve temizler ki...Onları sevmemeye imkan yok,en azından benim için...Gönül gözleri açık,kalpleri tertemiz.Seveni anında fark ediyorlar demek ki.Onları dışlayan toplum utansın insanlığından...Nice anılarım var benim böyle,yazabilecek miyim acaba,zamanım yetecek mi?Elden geldiğince yazmaya çalışıyorum işte,okuyan kalpleriniz var olsun...Yüreğimi gönderiyorum size.Sizinle kalsın...Anlatacak çok şeyi var çünkü...<3  03.05.2018 16:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 327
Toplam yorum
: 1144
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 267
Kayıt tarihi
: 24.08.11
 
 

Efekan'ın annesi, Mehmet'in eşi, doktor emeklisi... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster