Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '15

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
496
 

Küçük Amerika

Küçük Amerika
 

Bu ülke nerde? Sanırım, böyle bir ülke adı duymadınız. Haritalarda da yok. Belki de böyle bir ülke var da farkında değiliz! Yaşadığımız ülke mi yoksa bu” Küçük Amerika. ”Olabilir. Neden olmasın? Adnan Menderes,”Küçük Amerika” olacağız, demişti.”Küçük Amerika” olmak, bir an önce NATO’ya girmek için Kore’ye asker gönderdik. Kunuri Savaşları olarak adlandırılan savaşlardan birinde verilen talimatları İngilizce bilmedikleri için anlamamış, pusuya düşürülmüşlerdi. Ancak birçok esir ve kayıp vermiş olmalarına rağmen, Sunchon Boğazı’nda BM askerlerini ve Kunuri’ de Amerikan 8. ordusunu ablukadan kurtarmayı başaracaklardı. Ancak Türk tugayına ricat emri geç ulaştı. 1. Taburun etrafı kuşatılıp süngülü çatışmaya girmek zorunda kaldı. Ricat harekâtını sağlamak için sonuna kadar direnen 3. Tabur 9. Bölük imha edildi. Geri kalan Türk birlikleri ise Chongchon nehri boyunca geri çekildi. (Vikipedi)

Birleşmiş Milletler Kuvvetleri Komutanı General Walton WalkerTürk Tugayı Komutanı  TuğgeneralTahsin Yazıcı'ya 'Gümüş Yıldız' madalyasını taktı. Türk kanı, bu kadar ucuz mu, ne dersiniz? Kanımızı vererek NATO’ya girdik. Türk kanı bu kadar ucuz olmamalı.

Ekonomimiz, güvenliğimiz, politikamız ABD’ye bağlı değil mi? ABD hapşırsa dünya girip oluyor; biz zatürre oluyoruz. ABD’nin izni olmadan sınırlarımızın ötesinde uçurtma bile uçuramıyoruz. Bir kış günü “Kandil”e gitmek için yola çıkan ordu, yarı yoldan geri döndüğünü anımsayanlarınız vardır. 12 Eylül hareketinin arkasında ABD yok muydu? Nasıl oldu da 12 Eylül 1980 sabahı terör bir anda kesildi! ABD ‘ye rağmen Kıbrıs Çıkarması yapan Ecevit Hükümeti’ne ABD ekonomik ambargo koydu. Bir anda yağ üreticisi Türkiye’de zeytinyağı, çiçek yağı, margarin, pirinç, şeker… Bakkalların raflarından kalktı. Bakkalların diyorum; çünkü o yıllarda adım başı AVM’ ler yoktu, mağazalar da ithal mallarıyla dolu değildi. Her tüketicinin cüzdanında en az bir kredi kartı yoktu. Toplum, boğazına kadar borca batmamıştı.

29 Ekim 1923’te kurulan Cumhuriyet; ekonomik, politik, kültürel… alanda bağımsızdı. 1950’ye kadar Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri, iç ve dış politikalarını, başka devletlerin etkisinde oluşturmazlardı. Başbakan olmadan önce ABD’den onay almazlardı. Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli olan Anayasa’nın üç maddesi:

MADDE 1. – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti
 toplumun huzuru millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı Atatürk milliyetçiliğine bağlı başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

MADDE 3. – Türkiye Devleti
 ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı
 şekli kanununda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.
Başkenti Ankara’dır.

Bu maddeleri değiştirmek için Cumhurbaşkanı, Başbakan, HDP meydanlarda. Seçim mitinglerinde. Neden? “Küçük Amerika” olmanın yolu Federe Türkiye Cumhuriyeti’nden geçer. Siyasi erk, bunun için çalışıyor. Sözlü ve yazılı basında da Türk sözcüğü kullanılmaz oldu.

Kimdir Türkler? Günümüzün “Kimlik sorunu ya da bunalımı”bu soruya verdiğimiz çeşitli ve çelişik yanıtlardan kaynaklanır. Oysa Turanlısı, Müslümanı, Anadolulusu, Rumelilisi, Sünnisi, Alevisi, Doğulusu, Batılısı, Atatürkçüsü ile hepsi biziz. Ama kimliğimizi yani kültür tarihini bilmiyoruz. Köklerimizi arayıp buldukça kendimizi tanıyacağız; kendimizi tanıdıkça, umuyorum ki karşıt gördüğümüz ötekileri bağışlamayı öğreneceğiz.(Bozkurt Güvenç, Türk Kimliği, s.x)

Açık oturumlarda; Kürt, Ermeni, Romen, Laz, Çerkez; Sünni, Alevi, Sünni… diye ayrıştırıldı. Tüm bu kimlikler, bu ülkenin vatandaşları. Vatandaş, tasada, sevinçte ortaktır. Bu anlayışın yerleşmesi için Anayasa’nın değişmesine, başkanlığa gerek yok. Başkanlık, tek kişinin yönetimine yol açar.

Amerikalı gibi yaşıyoruz. AVM’ lerden alışveriş yapıyoruz. Hamburger, pizza, tost… yiyoruz.  Espresso, neskafe… gibi değişik kahve türleri  popüler hâle geldi ve kahve konusunda uzmanlaşmış pek çok mekân açıldı. Okey”,”haydi bay bay” dillerinden düşmüyor. Kafelerde, Türk müziği yok. Genellikle gençlerimiz buralarda vakit geçiriyorlar. Ne yapsınlar? Ülkemizde, gençler için spor alanları sınırlı. Gençlik kültür merkezleri ve dinlenme alanları yok.

Böylece,1950’lerde “Adnan Menderes Hükümeti’nin amaçladığı “Küçük Amerika” olduk.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli öğretmenimiz Sayın Hüseyin Başdoğan; Yanlış okumadıysam dn yada önceki gün Iraklı bir siyaset adamı " Atatürk gibi bir lider ancak Irak'ı kurtarır " diyor. Atatürk hayatta olsaydı bu günlerde olanlar tüm yönleriyle masaya yatırılırdı NATO,ABD ve RUSYA'NIN neler düşündüğünü kesinlikle çözerdi gerekli tedbirleri ona göre alırdı. Gerçekten yazınız yön gösterici ve okunması gerekli bir yazı.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 08.12.2015 12:30
Cevap :
Atatürk,yapılan araştırmalarda da en önde yer alan liderdi.Evet,O olsaydı;komşu ve diğer devletlerle olan sorunları çözer,ülkeyi de miliyarlarca zarara sokmazdı.O, tam bağımsız,çağdaş bir Cumhuriyet'in kurucusudur.Bugünkülerle karşılaştırılamaz.Cumhuriyet'in kuruluş felsefesinden uzaklaşıldığı için ülkemiz çıkmazda!Sağlık ve mutluluklar dilerim.  08.12.2015 18:25
 

Merhaba Hüseyin bey, yazınızı ilgi ile okudum. Benim de "küçük Amerika", NATO ve Kore savaşı ile bazı düşüncelerim var ama bunlar şimdi söz konusu değil. Ancak yazınızda "Kanımızı vererek NATO'ya girdik. Türk kanı bu kadar ucuz olmamalı" sözünüzle ilgili bazı eleştirilerim olacak. Şöyle ki Türkiye NATO'ya girmek için kan vermedi. Türkiye'nin o dönemde bir çok nedenden dolayı NATO'ya girmesi gerekiyordu ve dönemin CHP yönetimi NATO'ya girmek zorunda kaldı. Kısacası NATO'ya mecburen girdik, mecburen Kore savaşına katıldık ve bunun sonucunda da diğer bütün NATO ülkeleri gibi bizim askerlerimizde kan akıtarak bedel ödediler. Diğer bir ifadeyle dönemi CHP hükümeti NATO'ya girmek için Türk kanını pazarladı şeklinde bir algı bence hiç gerçekçi olmaz. Olayları gerçekçi bir şekilde algılar, açıklarsak çok daha doğru davranmış oluruz, diye düşünüyorum. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 17.06.2015 12:37
Cevap :
Mustafa Bey,O yıllarda Rusya'nın Türkiye üzerindeki amaçlarını gerçekleştirmek istemesi de bizi,NATO'ya girmeye zorlamıştır;ancak "Kıbrıs Çıkarması"NATO'nun amaçlarına uygun olmadığı için çıkarma için gerekli yakıt verilmemiştir.Çünkü,NATO'ya bağlı ülkeler,bağımsız askeri hareket kararı alamazlar.Girmemeli miydik? Hayır,onu demek istemedim.Ordunun modernize edilmesi için gerekliydi;ama Kore Savaşı'na katılmaya gerek yoktu.Selam ve sevgilerimle.  19.06.2015 15:00
 

İlla da bir taraftan olmak, yönünü bir tarafa dönmek gerekmez. Ama bazı kimseler istedikleri tarafa yönlerini dönebilirler. Sen Petesbug şövalyelerini, İsfahan tacirlerini, Hicaz yolcularını, Paris’in ışıltılı gecelerini düşünmeden uyuyamayan AB’cileri ve Kovboy filimi hastalarını biz yine burada Kastamonu’nun Taşköprüsü’nde bekleriz.

Kerim Korkut 
 15.06.2015 20:53
Cevap :
Kerim Bey,ben "Küçük Amerika"olmanın getirdiği olumsuzlukları vurgulamaya çalıştım.Kuşkusuz,her ülke küreselleşmeden etkileniyor;ama ulusal kimliğini yitirmeden.Herkes istediği filmi izler,istediği gibi düşünür,istediği gibi yaşar.Selamlar.  17.06.2015 9:58
 

Değerli eğitmenim, yazınızı okuyunca az da olsa katkım olur düşüncesiyle bir yazımı iletiyorum. topluma faydam olmuşsa ne mutlu bana. Sevgi, selamlar. http://blog.milliyet.com.tr/adnan-menderes-ve-bu-ne-perhiz/Blog/?BlogNo=426878

Şahin ÖZŞAHİN 
 15.05.2015 19:47
Cevap :
Şahin Bey,Menderes'le ilgili anınızı "Milliyet Blok"ta okudum.İlginç buldum.Tarihe ışık tutacak ilginç bir anı.Sağ ol.Selam ve saygılarımla.  18.05.2015 14:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 341
Toplam yorum
: 1216
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2099
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster