Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '11

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
306
 

Küçük bir kaçamak

Küçük bir kaçamak
 

Karaköy,Galata Köprüsü. Objektifimden.


Cennet'imdeyim.

Gri, puslu akşamın İstanbul semalarından perde perde şehrin  üstüne indiği bir akşamüstü yaşıyorum. Bugün kocaman gönüllü, konuştukca ağzından bal damlayan, konudan konuya geçerek hayatını anlatırken; yaşarcasına duygulandığını gördüğüm sanat adamı, gerçek insan bir Üstat ile söyleştim.

Nice ertelemelerden sonra nihayet buluştuk. Yüzünde kocaman bir gülümseme , başında kasketi, Istanbul'un karmaşasına uyum sağlamış, keyifli mi keyifli...

Sohbete memleketlisinin yerinde içli köfte, ayran, salata üçlüsüyle karnımızı doyururken başladık . Notlarımı alırken bir yandan da İstiklal caddesini kuşbaşı seyretmenin hazzına varıyordum.Üstat'ın telefonu durmaksızın çalıyor, tebrikleri kabul ediyordu. Ya da sergiyi gezmeye gelenler 'Neredesin ?'diye aramaktaydılar.

Yemek sonrası İstiklal Caddesinde yürüyenlerin arasına biz de karıştık. Bol bol resim çektim.Sanat konuşurken zaman zaman konunun politikaya kaymasını önleyemediysek de, kendimizi çabuk sıyırdık. Üşüdük, oturup sahlep ve çay içerken Üstat anlatmaya devam etti. Alaylının, okulluyla ala-veresi, baş koyduğu yolda ki inatcı mücadeleci yapısıyla; yel değirmenleriyle savaşan Don Kişot'u anımsadım. Emeği ile ortaya koyduğu yapıtları fevkalade olan Üstat, oyunu kurallarına göre oynayarak kendine yer açmaya çalışıyordu. Hakkı olanı almayı istiyordu.

Sohbetimiz yeni  projelere imza koyma kararı ile mecburen son buldu. Her ikimizi de bekleyenler vardı. Önümüzde ki ay buluşmak üzere ayrıldık.

 Ama  ne yaptım. Keyif yapmayı en çok sevdiğim anlar, günün geceye karışmak üzere olduğu o kısa zaman dilimidir. Bu fırsat kaçmaz deyip Cennet'ime girdim. Acil bir bira söyleyip, arkama yaslandım. Birkaç masa daha var ben gibi, sefamız olsun. Seyyar arabasıyla bir Turşucu Amca geçiyor önümden. Kırmızı boyalı ahşap  arabası  beyaz, yeşil, kırmızı renkde turşu kavanozlarıyla dolu..Çok  turşu suyu içmişliğim vardır. Ne severdim .Ah anılar.

  İstanbul' aşığım. Doğasına has özelliklerini hala bünyesinde barındırıyor olmasına da hayranım.

Yeni vapur yanaştı, deminkine binmedim, bunu da kaçıracağım kesin. Ruhum klasik müziğin ritminde dinleniyor. İstanbul'u seyrediyorum. Tarihi Yarımada'yı, Galata Köprüsünü; insanlar kimi telaşlı kimi aheste beste ordan oraya gidiyorlar. Her yerde, herkesde bir telaş var. İstanbul  koşarak yaşıyor. Evet koşarak. .Burada Türkiye'nin hiçbir şehrinde olmayan bir koşturmaca var..Tempolu koşarak yaşayan, zamanla yarışan metropol.

Hava kararıyor, ışıklar yavaşdan yanmaya başladı. Birkaç masa daha var. Ben gibi keyif yapan Beyler. Sefamız olsun diyorum.

Bir günü daha yaşanmışlıklarıma kattım. Ömürden bir gün daha gitti sayılır.

Yılbaşı geliyor, İstanbul ışıldamaya başladı. Her yerde bir şölen havası  var. Dileğim bunun yeni yılda da sürmesi...deyip koşarak yaşayanlara katılıyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok hoş bir anı.. Şerefe diyeceğin daha güzel günlerin ve dostları olmasını dilerim.

Erkan Yukarıoğlu 
 20.12.2011 19:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 137
Kayıt tarihi
: 04.03.11
 
 

Yazar, ressam, sanat editörü. Meslek Lisesinde okudu. İstanbul-İzmit Türkiye'de yaşıyor. Resim eğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster