Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '10

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
665
 

Küçük bir kızken...

Küçük bir kızken...
 

 

Atkuyruğu yapılmış saçlarını savurarak karşıdan gelen adama doğru koşar, çırpı bacakları birbirine karışır.

“Babacım!”

Adam, elindeki çantayı yere atıp boynuna atlayan küçük kızı kucaklar, solgun yüzü renklenir…

Gülümseyerek öper sonra kaydırarak yere bırakır, elini tutar, yürürler.

Evin sokağa bakan bahçe kapısına yaklaşınca, kız bağırır:

“Anneee! Babam geldi…”

Genç, etine dolgun, kara gözlü, elma yanaklı, mutlu ve güler yüzlü bir kadın açar kapıyı, kıkırdar…

“Hoş geldin Dündarım!”

Kocasının elindeki çantayı alır, bahçenin ortasındaki taşlık bölüme doğru yürürlerken yükselir, hafifçe yanağını öper…

İşte, günlerdir evde olmayan babasının yoldan gelişine dair bir ritüel daha keyifle tamamlanmıştır.

Şimdi yeniden sokağa dönmelidir, arkadaşları onu beklemektedir.

Küçük kız mutlu, sekerek sokak kapısına yönelir.

O esnada annesinin sesini duyar:

“Haydi, sokağa çık, evde gürültü yapma; baban yorgun, uyuyacak! Sakın evin önünden de uzaklaşma, seslenince duyacağım mesafede ol ha!”

(Dejavu gibidir, babasının her eve dönüşünde, annesinden aynı sözleri duymak zorunda mıdır?)

Ahşabı eskimiş bahçe kapısını hırsla çeker.

Arkadaşlarına doğru ilerlerken durumu anlamaya çalışır (!)

Biliyordur; Babası yorgundur, uyuyacaktır, uyuyacaktır da, annesi onu neden yine alelacele sokağa postalamak istemiştir?

!

Iııhh... Yine bir şey anlayamamıştır…

...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Fatma hanım anıları okurken gayri ihtiyari yıllar öncesine gidiyor insan. ...............Çok yönlü bir çocuktum. Her şey benim için oyuncaktı. Yağmurdan sonra meleyen kuzuların yanında toprağı çubukla sürer tarla yapardım aklımca. Çok güzel tarlalardı onlar. Toprak misler gibi kokardı. Rüzgârların uğultusu dağları sararken umudumu ekerdim tarlalarıma. Bir başka gün değirmen yapardım pınarların ayaklarına çamurdan. Papatya koyardım suyun aktığı deliğe. Güneşin pırıltısı vururdu fır fır dönen çiçeğe. Gülümserdim, kıvırcık kuzuyla bakışırdık. Kırlarda oradan oraya uçuşan küçücük yaramaz serçeler deli ederlerdi beni....................

Kerim Korkut 
 19.11.2010 12:19
Cevap :
:))Çok sevindim, size anımsattıklarım için...Ne güzel yazmışsınız...Bu yorumunuzu bir bloğa dönüştürmelisiniz bence...Selamlarımla, teşekkürler...  20.11.2010 18:18
 

En güvendiğim babamdı, onu da annemle...diye başlayan cümle geldi aklıma:) Sıcacık, şirin mi şirin bir anı yazısı olmuş Fatmacığım:) Hüznüm dağıldı okuyunca:)

Tülin Aksoy 
 23.10.2010 23:00
Cevap :
Gerçekten de o sözü çağrıştırmış yazım, farkındayım:) Hüznünü dağıttığıma sevindim Tülinciğim...:))Sevgilerimle...  24.10.2010 23:38
 

hepimiz yaşadık sanırım aynı duyguları . Ancak benim anılarım biraz daha farklı sanırım ... Böyle sevgi dolu olması sanırım en güzeli ne kadar onlara konduramasak da

ENGIN D 
 23.10.2010 10:01
Cevap :
Bakma şamata yaptığıma...Ben de sevginin, saygının ve de aşkın egemen olduğu evliliklerden yanayım...Sevgilerimle Enginciğim...  24.10.2010 23:36
 

Çocukluk masumluktur, hayatı herşeyi yeni yeni öğrenip bazı şeylere de anlam verememektir(!) ama bu kadar mı güzel anlatılırdı o yaşananlar... harika bir yazıydı büyük bir keyifle okudum... sevgilerimle...

Selma GÜRBEY TAŞDELEN 
 22.10.2010 16:33
Cevap :
Hoş geldiniz...Güzel sözleriniz ve değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim:))  24.10.2010 23:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 247
Toplam yorum
: 2172
Toplam mesaj
: 113
Ort. okunma sayısı
: 1455
Kayıt tarihi
: 29.01.08
 
 

Antalya ve Akdeniz aşığı bir öğretmenim. Feci duygusal, iflâh olmaz bir romantiğim..:) Bol bol ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster