Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
115
 

Küçük-büyük pencereler, resimler ve biz insanlar

Küçük-büyük pencereler, resimler ve biz insanlar
 

Kime hakkı hukuku geçmişse, hepsini helal ettiğini her fırsatta dile getiriyor.


Benim güzel yürekli babam sınırlı kültürü, sınırsız teslimiyeti ve inancıyla 90 yıldır nasıl da ışık saçıyor.

O kendi küçük penceresinden bakıyor dünyaya. Her şeyi bildiği din mihengine vurup değerlendiriyor. Mihenkten geçenleri alıp kabul ediyor, geçmeyenleri hemen terk ediyor.

Onun penceresinden gözüken ilk şey dünyanın geçici bir han, kara toprağın da kalıcı vatan olduğu gerçeği. Bunu ömrü boyunca hep böyle düşündü ve her ortamda, herkese böyle anlattı.

Bilip sırtını dayadığı ikinci önemli şey de, bu dünyada insanın yolunu yalnız başına bulamayacağı, ille bir mürşide bağlanması gerektiği yönündeki tavizsiz inancı oldu. 

Onun anlam dünyasında diğer her şey bu iki şeyden sonra geliyor.

Geçici bir han olarak gördüğü dünyaya çok fazla değer verilmesinden yana değil.

İnsanın zamanını çalan boş şeylere adları, türleri ve nitelikleri ne olursa olsun zaman ayrılmasından yana değil.

İsrafın haram olduğunu sık sık vurguluyor. Zaman israfının da önemli bir kayıp olduğuna dikkat çekiyor.

Kimilerimizin çok ciddiye aldığı etnik köken, renk, bölgecilik onun için hiçbir anlam taşımıyor. Öyle ki, kendi atalarımızı, kökenimizi sorduğumuz zamanlar bile, “oğlum, ne yapacaksın, bırak onları; öyle şeylerle uğraş ki, ya dünyana yarasın, ya da ahiretine yarasın, soy sop, etnik köken seni meşgul etmesin” diyerek kestirip atıyor.

O pek çok şeyi okumuş yazmış, gezip görmüş, çalışıp öğrenmiş pek çok insandan daha az biliyor. Yine o bütün bunları yapmış yani okuyup yazmış, gezip görmüş, çalışıp öğrenmiş pek çok insandan daha az yanılıyor.  Çok bilen çok yanılır sözü onda net olarak anlamını buluyor.

Kendi seçtiği küçük pencerelerden bakarken belki sınırlı şeyler görüyor ama insan yaşamı bir bütün halinde düşünüldüğünde doğru ve isabetli bir yönde yürüyor.

Yaşam deneyimleri de, kültür ve beceri düzeyleri de kendisinden çok daha yüksek olan, yani bir anlamda dünyaya çok daha geniş ve net pencerelerden bakan, resimlerin çok daha ayrıntılı görme şansı olan insanlara göre daha doğru hedefler belirleyip teslimiyet erdemiyle daha uygun bir hızla gidiyor. Dünyaya dair küçük ya da büyük sorunlardan hiç biri onu çok fazla rahatsız etmiyor.  Yanlış yapmış, harama bulaşmış bir müteahhide verdiği tek mülkiyetinin ziyan olmuş olması bile çok ağırına gitmiyor.

O adam, benim babam Ali Uluat, tüm yaşamı boyunca kime hakkı, hukuku geçmişse hepsini helal ettiğini her fırsatta dile getiriyor.

Büyük pencerelerden bakanların bir kısmı küçük ayrıntılarda kaybolup giderken, diğer bir kısmı karşısındaki çok sayıda veri karşısında kolaylıkla yanlış çıkarımlar yapıp beklemediği çukurlara düşüp ömür denen zamanını, sağlığını, enerjisini ve her türlü varını, varlığını ziyan edip dururken o metanetini yitirmiyor.

Büyük görünenlerin küçük, küçük görünenlerin büyük olduğu bu evrende ömür yolculukları sürerken gerçekten de çok bilen çok yanılıyor. Anlasak da, anlamasak da kimi durumlar beklentilerimizin, inandıklarımızın aksi yönde gelişip duruyor.

 

05.09.2017 12:42

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazdıklarınız mutlaka doğrudur ama sonuçta insan kendi babasını anlatırken objektif olamayabilir.

Kerim Korkut 
 08.09.2017 20:37
Cevap :
Çok haklısınız Kerim Bey, İnsan şu ya da bu şekilde duygusal bağı olan kimseleri anlatırken objektif olamaz. Ben onu anlatırken somut verilere ve net ifadelere dayandım. Bu arada önemli bir şeyi de yazmadım. Yaklaşık dört yıldır evden dışarı çıkmıyor.Kırmızı ışığa yakalanmak istemeyen bir taksi şoförünün şehrin kalabalık bir noktasında yaptığı kaza sonucu kolu ve kalçası kırıldı. Ameliyatlar geçirdi. Daha ilk gün, bizim karşı çıkmamış rağmen şoförü affedip gönderdi. Konunun adli vaka olmasını engelledi. "O adam beni tanımıyor, bir husumeti yok, kazadır oldu. Çoluk çocuğu mağdur olmasın, bu kaza yazılmış, olacakmış" deyip bıraktı. Bu vesile ile eklemek istedim. Kıymetli katkınız için teşekkür ederim.  09.09.2017 6:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 327
Toplam yorum
: 227
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 198
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster