Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '18

 
Kategori
Üniversitelinin Sesi
Okunma Sayısı
167
 

Küçük Deniz Kabuğu

Küçük Deniz Kabuğu
 

Dalgalı bir denizin kumsalında yer alan bir deniz kabuğuyum aslında. Dalgalar vurdukça üşüyorum bir yandan da dalganın hırçınlığı canımı yakıyor. Ama bunu benden başka kimse bilmiyor. Niye mi?
Çünkü dışardan hiçbir değişme yaşamıyorum. Hala aynı sertlik ve ciddiyetteyim ama aynı zamanda hala aynı güleç surat. Kimse anlamıyor. Anlamıyor çünkü herkes dış görünüşümle ilgileniyor. Kimse içimde üşüyen çocuğu ama aynı zamanda bir kenarda yanan volkanı bilmiyor. 
 
Saklıyorum uzun zamandır içimdeki seni. Gizledim kalbimin bir yerine. Senle yaşamayı öğrendim. İşte bu yüzden kimse anlamıyor içimi. Aslında yalan değil memnunum bu durumdan. Kimse beni yargılamıyor. Hala unutamadın mı diye soru sormuyor. Sadece ben biliyorum kalbimdeki seni. Ama şunu söylemek gerekirse eskisi gibi değilim. Alıştım sensizliğe. Seni görmeyerek yaşamaya. Çok zor oldu çok sınavdan geçtim ama alıştım. Hayatım bakıyorum da bazen senden kaçmak adına o kadar çok yanlış yapmışım ki. Belki de çok insanı kırdım ama aynı zamanda kırıldım.
 
Aylar ayları yıllar yılları kovaladı. Yaram hafifledi. Artık hayatıma bakıp tıpkı senin gibi düzene sokma vaktiydi. Her şey yolunda gidiyordu. Muhteşemdi. Ne seni ne de yaşanılan kötü olayları hatırlıyordum. Ama hayat beni yine beklemediğim yerden vurdu. Puf!!! Tüm muhteşemlik karman çorman bir hal aldı. Bu sefer nasıl çözecektim bu düğümü derken çözemedim. Çok uğraştım ama yapamadım. O yüzden yumağı atma kararı aldım. Attım da.
 
Üzüldüm yalan değil. Senden sonra ilk defa biri için üzülüyordum. Sonra tabi ne oldu? Hayat bana yine muhteşem oynadı ve seninle karşılaştık. Gözlerimden akan yaşları görme diye güneş gözlüğünü nasıl taktığımı bilemedim. Yıllar sonra ilk defa seni görmüştüm ben. Üzülmemem lazımdı ama beceremedim.
 
Sonrası ne oldu dersen bir çıkmaza girdim. Bir yandan sen bir yandan atmak zorunda bıraktığım yumağım. Oysa ben iyiydim düzenimi kuracaktım ama oda senin kadar acımasız davrandı bana. Burada tek fark vardı. Benim sana olan aşkım öylesine büyüktü ki senin yaptığın her hatayı görmezden gelirken ona gelemedim ve bir kenara attım.
 
Sen şimdi hayatını yaşıyorsun ben ise dalgalı denizlerdeki deniz kabuğu gibi kumsala tutunmaya çalışıyorum. Denizde kaybolup yolumu bulamamaktan veya denizin dibine takılmaktan korkuyorum. 
 
Korkarken de hayatla savaşmayı ihmal etmiyorum. Her savaşımda biraz daha kalpsizleşiyorum. Sonunda duygusuzun biri olacağım biliyorum. Ama olsun içimde dışım kadar çelik olsun. Olsun ki yaralarım beni yakıp yıkamasın…
 
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 162
Kayıt tarihi
: 14.10.17
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster