Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
339
 

Küçük kadınlar...

Küçük kadınlar...
 

Görsel alıntıdır


Küçük kadınlar...

Her şeyi kurtarmaya çalışan küçük kadınlardık biz.


Arada kalmışlığın verdiği ağırlığı nice zaman sonra farketmiş küçük yaşta evlenmiş, anne olmuş, sorumluluk yüklenmiş, küçük kadınlar...


Dönem olarak şanssızlık mıdır nedir bilinmez. Bilinen odur ki; ne annelerimiz gibi sadece ev kadını ve ana olabildik, ne de kendi çocuklarımız veya bizden sonraki kuşak gibi sadece çalışan kadın çizgimiz olabildi.Biz hem çalışan kadın, hem de anneydik. Bunun yanında hem komşu hem arkadaştık, beşeri ilişkileri düzgün yürüyen.


Dört dörtlük notalarla çalındı bizim şarkılarımız her daim. Her yaptığımız şey dört-dörtlük olmalıydı, tersi düşünülemezdi.


İyi anne, iyi eş, iyi ev kadını ve başarılı bir çalışan kadın...


Günün yirmidört saati yetmezdi yaşamın içinde koşuşturup duran küçük annelere. Kendisini her şeyden sorumlu hisseden küçük kadınlarla, küçük annelerle doluydu ortalık.Güne bir yirmidört saat daha eklense belki o zaman kendine ayıracak birkaç saat bulabilirdi küçük kadın.


Çocuklarıyla birlikte büyüyen, tez tez anne olup sorumluluklarını kat be kat arttıran küçük kadınlar, eteklerinde zil çalarak yaşamaya alışkın olduklarından, yaşamın ve yaşamın getirdiklerinin onları ne kadar yorduğunu göremezlerdi. Altından kalkmak için çabalarlardı olan biten her şeyin.


"Ben bilmem, ben beceremem, yapamam" sözcükleri yoktu lügatlarında. Herşey mükemmel olmalıydı takıntılarla dolu yaşamlarında. Halılar temiz, camlar-perdeler temiz, ev pırıl pırıl, giysiler mum gibi ütülü, dolaplar muntazam, çocuklar mis kokulu, kocanın üstü başı tertipli, yemekler çeşit çeşit ve leziz... Komşularla geçimi pekiyi... Yorgun argın devinimden sonra vardığı işyerinde de yine her şeyi kotaran başarılı iş kadınları, küçük kadınlar!

Zaman geçip yıllar sonra geriye doğru dönüp baktığında kendisi için yaşamayı bilmemiş, bunu istemeyi aklına bile getirmemiş, fedakar bir o kadar da yorgun, anaç kadınlar...


Sevgi ve muhabbetle...

Eylül 2013

Birgül YILMAZ, Hanife MERT bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Küçük kardeşe bakmakla başlarsın, sonrasında anneye yardım, sonrasında ev işlerinde hizmetkar evlilik, doğum, bebeğini büyüt , okut, evlendir, mürvetini görme mücadelesi , toruna bakmak.... abooooooooo yaş ilerlemiş bak bebeler bana nine diyor . ne zaman nine oldum yaşamadan, daha doğrusu kendim adına yaşamadan akıp giden yıllar.... sanırım tek canlıdır kadınlar kendi yaşamlarından özveride bulunan, kalpleri kırılan, horlanan şiddet gören...... saygılarımla.

Yapukay 
 26.11.2013 9:25
Cevap :
Ağzına sağlık arkadaşım, varol sen...  26.11.2013 12:51
 

SEVGİLİ AYŞEGÜL HAVYAR"IN sözlerine aynen katılıyorum. Sevgiler bıraktım.

sündüs akkaya 
 19.09.2013 17:01
Cevap :
Aldım kabul ettim sevgilerinizi...:)  19.09.2013 21:02
 

Küçük kalamadık...

Doksandokuz 
 19.09.2013 12:16
Cevap :
Kalamadık :(  20.09.2013 12:03
 

Oooo ne kadar tanıdık geliyor bana. Şimdi dönüp baktığımda kendimi ne kadar çok yormuş olduğumu fark ediyorum. Değdi mi diye sormuyorum asla. Vereceğim cevap duruma göre değişebilecek gibi. Bir şarkı mırıldanıyorum bazen "Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım" diyorum...:) Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 19.09.2013 0:11
Cevap :
Oyy ne güzel şarkıdır o Ayşegül hanımcım.Dinleyip durma zamanı şimdi, sevgi ve muhabbetle...  20.09.2013 12:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 896
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1478
Kayıt tarihi
: 18.12.08
 
 

Yaşamayı seven, yaşamı dürüst ve içten yaşayan, evi, eşi ve iki yavrusunun annesi... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster