Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '17

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
66
 

Küçük Kız Seni Ne Çok Özledim

Küçük Kız Seni Ne Çok Özledim
 

Küçük kız. Canım ciğerim. Seni ne çok özledim.

Dön gel geri. Değişelim yerimizi.  

Sen ben ol,  ben sen olayım.

Bir kabustan uyanırcasına,  bir çırpıda,  o güzel gerçeğe uyanayım.

Gerçeğim rüyam,  rüyam gerçeğim  olsun bir anda ki; içim kısa bir süre için de olsa ferahlasın.

Küçük kız. Altın Bukleli, elma yanaklı. Hani Pollyanna kitabının kapağındaki resim gibi melek yüzlü. Bir o kadar da melek kalpli.

Seni hatırlıyorum bir başına otururken balkonda. Yanında bir meyve tabağı, önünde kitaplar. Sessiz, hatta hayattan kopuk, o tılsımlı kendi gamsız dünyanda. Çalan kapı zilini bile duyamazdın bazen hani; öyle çok dalardın ki sayfalardaki "öbür hayatlara". 

Küçük kız. Seni ne çok özledim. Neşeni, sevgi dolu ancak narin bir vazo kadar kırılmaya hazır kalbini, ufacık gerginliklerde yaşaran gözlerini. Sonra, senin o güzelim  hayallerini.

Hayallerin çok güzeldi  amma velakin gerçekler tatsız çıktı işte ne yaparsın.

İyilere çok zor, hoyrat bir dünya işte  içinde yaşadığımız.  

Ne annen var yanıbaşında ki; tatlı-sert tavırları ancak bitmeyen merhamet ve sevgisiyle dolasın kollarını boynuna. Dizlerine yatasın, kah ağlayarak kah dertleşerek her cümlesiyle rahatlayasın.

Ne de baban yakınında ki; bir gece vakti gökgürültüsü sesi ya da kabusla uyandığında,  onun uzaktan seslendiğini duyunca  güç ve güven bulup, yeniden rahat uykulara dalasın.

Ah Küçük kız. Sen galiba uygun değilmişsin  böyle bir dünya için. Fazla duygusal, fazla narin ve kırılganmışsın.

Kalbin ne çok genişmiş ki, sen, sonsuz sayıda odasında sonsuz sevgiler barındırmışsın lakin; her gönül şimdi  adeta egodan bir tapınak ve   iyiler,  kızgın çölde bir yudum su kadarmış. Ne eş, ne  kardeş, ne evlat. Sana gerçek dost galiba, gerçek canan, yine içindeki  canmış. Gece olup kapını kapattığında uzaklaşırmış  insan yüzleri kanından olsa bile. Sen bir başına, yanında "sen" öbür yanında da sadece "sen". Bir "alo" mesafesinde "candostum, kankam"  sandıkların da bir yerden sonra, sanalmış.

 Bu dünyada heryer gurbetin,  ruhun  tek başına bir gezgin ve  herkes "el" in olmuş artık.

Bir bak aynaya yaş alan küçük kız.

Solgun yanakların, yüzünde zamandan yollar ve seyrelmiş, aralarında, gümüş teller parlayan saçların.

Yıldırım hızıyla tükeniyor  sayılı Dünya vakitleri farkındasın.

Ah küçük kız. Canım ciğerim. Meleğim. Yoksun artık. Sen yoksun çoktandır.

Seni ne çok özledim.

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 216
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 386
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

Merhaba...  Üniversite mezunu Kamu İdaresinde  çalışan bir bayanım. Ankara'da iki oğlumla yaşıyorum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster