Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
923
 

Küçük kız ve kuğular

Küçük kız ve kuğular
 

Önce evimin altındaki markete girip bir paket tost ekmeği alıyorum. Allah’tan sıra yok markette. Kasa önünde beklemek çıldırtıyor çünkü beni. Aldığım tost ekmeğini dünden kalan pidenin yanına koyup bir taksi çeviriyorum hemen.

Kendimi iyi hissetmediğim zamanlarda gittiğim yere, Kreuzberg’e gidiyorum. Urban Hastanesi’nin önünde bir kanal var, kuğuları ve ördekleriyle güzel bir yer. Kanal kıyısı çimenlik, uzanacağım işte diğer insanlar gibi ve kuğuları yemleyeceğim.

Dedim ya, kendimi iyi hissetmiyorum diye. Oluyor işte bazen ama anlatmasını sevmiyorum. Düzeleceğim birazdan, biliyorum.

Önce bir paket tost ekmeğini parçalara bölüyorum. Kuğular yanaşıyorlar yavaşça, yanlarında da ördekler. Acelem yok ama babayani bir kuğu ayakkabıma bir gaga vuruyor, "Hadi başlat artık şu ziyafeti, karnımız aç" der gibi.

Ve ziyafet başlıyor… Büyük parçalar kuğulara atılıyor… Daha ufak parçalar da ördeklere. E tabii adaletli bir şekilde. Derken arsız serçelerde geliyorlar. Korkmuyor da hergeleler. Koluma başıma konuyorlar çığlık çığlığa. Havaya attığım ekmek kırıntıları kapıyorlar yere düşürmeden.

Ziyafet sürerken onu fark ediyorum, dört- beş yaşlarında tatlı bir kız çocuğu. O da yerdeki çimenleri söküp kuğulara atıyor ama onun tarafına gitmiyor kuğular. Bana imrenerek baktığının farkındayım. Üzülüp babasının yanına gidiyor. Hemen arkamda oturduklarından konuşmalarını duyuyorum.

"Biz niye ekmek getirmedik?" diye soruyor babasına.

Üzgün ve düşünceli bir ses ona yanıt veriyor: "Ekmek almayı unuttuk tatlım"…

Tamam, diyorum içimden, Dünden kalan pideyi bu şeker kıza veririm. O da çimenleri yolmayı bırakır ve sevinir…

Arkamı dönüp pideyi küçük kıza uzatıyorum. Almanca olarak "Hadi biraz da sen yemle bakalım kuğuları, ben yoruldum" diyorum. Gözlerindeki sevinç pırıltılarını görüyorum ama almıyor pideyi ve babasına bakıyor. Babası onaylayınca da kibar bir şekilde pideyi alıyor ve teşekkür ediyor.

Onun kuğuları yemleyişini seyretmek hoş olacak ama canım kahve istiyor. Hemen kalkıp Hastaneye giriyorum ve kafeteryadan kâğıt bardakta bir kahve alıyorum ve kanal kıyısına geri dönüyorum.

Gördüğüm sahne kanımı donduruyor nedense. Baba kız yan yana oturmuşlar ve onlara verdiğim dünden kalan pideyi paylaşmışlar. Baba dalgın ve düşünceli yerken pidesini, küçük kız sevinç içinde yiyor.

Hemen geri dönüyorum tabii.

Hastane önündeki taksilerden birine zor atıyorum kendimi…

Doğru eve… Kendimi artık iyi hissediyorum… Küçük kız, kuğular ve düşünceli baba ardımda kalıyor.

Yüreğim de ince bir sızı var ama…

O da bana ceza işte.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

abi çok üzüldüm ya.tam kaptırmış gidiyordum sonunda aman tanrım dedim şaşkınlıktan.

Faik A 
 10.11.2007 23:15
Cevap :
Hayatın bir gerçeği işte. Berlin'de bile yaşanabiliyor böyle sahneler.  11.11.2007 21:14
 

Açlıktan değil, pidenin lezzetinden olmasın?

Nazan Adıgüzel Köseoğlu 
 18.06.2007 11:30
Cevap :
Ben de öyle düşünüp avuttum kendimi, Mutlukalın:))  19.06.2007 19:22
 

Ben de çocukken Neckar Irmağındaki kuğuları ekmek kırıntılarıyla beslerdim. Onların o zarif süzülüşü ve çocuk yüzümdeki mucizeye duyduğum hayranlık geldi aklımda. Kaleminize sağlık Ümit Bey.

Nazan Adıgüzel Köseoğlu 
 18.06.2007 11:28
Cevap :
Herhalde Sttutgart, Eslingen tarflarındaydınız. Ben de Neckarteslingen, Reutlingen taraflarında 9 sene kaldım(!978/1987). Deli dolu zamanlarım işte.Zamanım olursa gidiyorum işte kanala. Dinlendiriyor beni nedense. Teşekkür ederim Nazan Hanım. Selama,lar, sevgiler.  19.06.2007 19:27
 

her yerde aynı oynanıyor , kapanıncaya kadar perde ...ESEN KALIN...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 17.06.2007 12:34
Cevap :
Evet, gerçekten de bir tiyatro sahnesi gibi. Kısa ama anlamlı yorumunuz için teşekkür ederim Serap Hanım. Selamlar, sevgiler. Mutlukalın:))  18.06.2007 0:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1600
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster