Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
463
 

Küçük kız

Küçük kız
 

Heyecanlıydı küçük kız. Hayelleri gerçek oluyordu. Şehre okumaya gidecekti. Bir yıl önce ablasını teyzesinin oturduğu bir gecekondu semtindeki ortaokula kaydettirmişlerdi. O da ablasının yolunda ilerleyecekti. Yalnız okula kaydolurken her türlü terslik gelip onu bulmuştu. Annesi bunaldı öylesine bunaldı ki "bir okuma senin kafanı kıracağım" deyiverdi bir gece. Çok üzüldü minik yüreği. O gece ant içti okumaya. Okuyacaktı çünkü yaşadığı olumsuz koşullardan kurtulmanın tek çıkar yolu okumaktı.
Kış geceleri ayaz kesen bu soğuk anadolu şehrinin çamurlu sokaklarıyla ünlü mahallesinin en tepesinde briket bir ev kiradılar, on altı yaşındaki dayısı,on üç yaşındaki ablası ve on iki yaşındaki küçük kız. İki odası vardı bu soğuk evin birde dışarıda derme çatma bir tuvaleti. Soğuktu her yer. Yanmayan bir soba, anne sıcaklığından yoksun bir oda. Abla küçük bir anneydi adeta. On üç yaşında ev geçindiriyor, tulumbadan su taşıyor, olmayan sebzelerden yemek yapmaya çalışyordu. Bu üç coçuğun paylaştığı soğuk evin menüsü son derece sadeydi.
Sabahları zorla yakılmış sobanın üzerinde kızartılmış ekmeklere sürülen margarin ve çay, akşamları genellikle unla yapılmış bir çorba, soğan ve salçadan oluşan soğan yemeği. Tüm bu zorluklara rağmen ne küçük kızın nede ablasının okula gitmemek akıllarına dahi gelmiyordu. Başka bir hayat görmedikleri için diğer hayatlara özenmiyorlardı etraflarına baktıklarında ise yaşanılan hayatlar onlarınkilerinden farklı değildi. Onlar sadece okumak istiyorlordı ve onun için buradaydılar.
Şimdi onlara ne mi oldu?
Evi geçindiren, kardeşine kol kanat geren abla hayata yeni canlar getiren annelere yardım edip onları bilgilendiriyor. Emekliliği için günler sayıyor.
Küçük kız daha köy ilkokulunda hedeflediği gibi ünivesiteyi bitirdi.Hergün kendisine başvuran gençlere yardımcı olmaya, onları bilgilendirmeye çalışıyor.
Dayı zaten okumadığı için şimdi kendi işinin patronu.
Ve küçük kız kendilerini köy hayatının çilesinden çekip çıkaran fedakar anne ve babasına yaşadığı her güzel gün için teşekkür ediyor.
Fotoğraf:img138.imageshack.us/img138/8209/alonego9.jpg

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hep böyle okusa, okutulsa küçük kızlar,erkekler... sevgiler

Meral Yağcıoğlu 
 29.05.2007 16:40
Cevap :
Verilenin şans olduğunu insan ancak büyüyünce anlıyor. Keşke herkes özellikle kırsal kesimde yaşayanlar çocuklarını okutmanın onların geleceği için en iyi yatırım olduğunu anlayabilseler.  30.05.2007 8:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 52
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 928
Kayıt tarihi
: 11.12.06
 
 

Bir nisan sabahı Eskişehirde doğmuşum. O nedenle bahar aylarını özellikle nisanı çok severim. Küçükk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster