Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '11

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
10782
 

Küçük Mucizeler Dükkanı / Debbie Macomber

Küçük Mucizeler Dükkanı / Debbie Macomber
 

Bir örgü kursunda hayatı kesişen dört kadının öyküsü anlatılıyor kitapta.

Lydia Hoffman, örgü kursunun sahibi kanseri iki kez yenmiş bekâr, otuz yaşlarında bir kadın. Hayatının nerdeyse tamamını hastanelerde, kemoterapilerle, ameliyatlarla geçirmiş, büyük mücadelelerden sonra hastalığı atlatmış. Kendine miras kalan parayla açmış olduğu “Bir Tutam Mutluluk” adlı küçük dükkânında, hem yün satıyor, hem de örgü kursu vererek hayatını sürdürüyor. Çocukluk yıllarından beri hastalıklarla geçen hayatında, sevmeye sevilmeye hiç yer vermemiş Lydia. Çünkü daima ölüm korkusu yaşamış ve beraber olacağı erkekleri üzmekten kaçmış. Âşık olduğu adamla, mutlu bir hayat sürebilecek mi acaba Lydia?

Carol Girard, uzun süreden beri çocuk özlemi çeken ancak bir türlü çocuk sahibi olmayı başaramayan bir kadın. Hayatında her şey mükemmel oysa, çok sevdiği, anlayışlı mükemmel bir eşi, harika bir evi var. Maddi durumları da çok iyi. Tek ve en büyük sorunları bir çocuklarının olamaması. Devletin üç kez ile sınırladığı tüp bebek tedavisinde, ilk iki bebeğini kaybeden Carol, bakalım üçüncü denemesinde başarılı olabilecek mi?

Alix Townsend, alkolik anne ve babası tarafından küçük yaşlarda terk edilmiş. Çocuk yetiştirme yurtlarında büyümüş. Hayatı zorluklarla geçmiş, halen bir video dükkânda çalışarak aldığı az bir maaşla, kıt kanaat geçinmeye çalışıyor. Günlerden bir gün, yaşadığı sıra dışı hayata inat, çok düzgün bir adam karşısına çıkıyor Alix’in. Yıllar öncesinden tanıyor gibi hissediyor bu adamı… Bu genç adamla mutlu olabilecek mi acaba Alix?

Jaqueline Donovan, eşi mimar, son derece zengin ve lüks bir hayat sürdürüyor. Problem şu ki, eşi ile çok uzun yıllar önce ilişkileri sona ermiş ve eşinin bir metresi var. Bunu bildiği halde Jaqueline, alışık olduğu hayat standartlarından vazgeçmek istemediği için bu ilişkiye göz yumuyor. Yetişkin bir oğulları var ve oğlu onun onayını almadan güneyli bir kızla hayatını birleştirmiş ve gelini hamile. Bakalım yeni doğacak bebek aileyi bir arada tutmayı, onları eski güzel günlere döndürmeyi başarabilecek mi?

Kitaptan alıntı :

Tek sıkıntım, Seattle’daki bu mahallenin büyük çaplı bir yenilikten geçme siydi. İnşaatların yarattığı karmaşadan dolayı Blossom Sokağı’nın bir ucu kapatılmıştı. Sokağa sadece iş makinelerinin girmesine izin veriliyordu. Bir zamanlar üç katlı tuğla bir bina olan sokağın karşısındaki banka şimdi son derece lüks bir apartmana dönüştürülüyordu. Eski bir deponun da içinde olduğu birkaç yapı ise yerini gösterişli evlere bırakacaktı. Mimar her nasılsa binaların geleneksel dokusunu korumayı başarmış bu da benim çok hoşuma gitti. İnşaat Küçük Mucizeler Dükkânı aylarca devam edecekti ama bu da ödeyeceğim kiranın en azından şimdilik çok yüksek olmayacağı anlamına geliyordu.

İlk altı ayın zorlu geçeceğini biliyordum; tüm küçük esnafın ilk altı ayı sıkıntılı geçerdi. Sürekli devam edecek olan inşaat da normalde uğraşmam gereken zorlukların sayısını artıracak gibiydi. Ne olursa olsun burayı sevmiştim. İstediğim her şeyi burada bulmuştum.

Dükkâna baktıktan bir hafta sonra cuma sabahı erken vakitlerde iki yıllık kira kontratının altına Lydia Hoffman yazıp imzaladım. Anahtarları ve kira sözleşmesinin bir kopyasını aldım. Aynı gün yeni evime taşındım. Daha önce bu kadar heyecanlandığımı hatırlamıyordum. Hayatıma yeniden başlıyor gibiydim. Birçok yenilikle birlikte gerçekten de yeni bir hayata başlıyordum.

“Bir Yumak Mutluluk” adlı dükkânımı geçen salı açtım; aylardan nisan. Dükkânımın ortasında durup etrafımı saran renkleri incelerken kendimle gurur duydum. Böyle bir işe giriştiğimi öğrendiğinde kız kardeşimin ne diyeceğini ise aşağı yukarı tahmin edebiliyordum. Ona gidip akıl danışmamıştım. Çünkü Margaret’in nasıl bir cevap vereceğini çoktan biliyordum. Kardeşim, nasıl söylesem, insanı cesaretlendirmeyi bilen biri değildi.

<>>> 

Kitabı okurken epey sıkıldığımı ve kitabı bitirene kadar, 3 kitap okuduğumu itiraf etmeliyim.

Sabun köpüğü misali, benim tarzım değildi, ama belki sizler beğenirsiniz.

Saygı ve sevgilerimle,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de bu kitabı aldım ve çok kısa sürede bitirdim.Tam tarzım olduğunu arka kapağını okuduktan sonra anlamıştım.Herkesin tarzı farklıdır, fakat gerçekten yürek ısıtan bir kitap olduğunu düşünüyorum.Hatta ikinci kitabı olan BİR YUMAK MUTLULUK kitabını bile bitirdim.Herkese keyif dolu okumalar..

Genç Kemalist 
 16.02.2012 20:08
Cevap :
Merhabalar, zevkler ve renkler tartışılmaz :) Teşekkür ederim yorumunuz için, selamlar, sevgiler, saygılar sunarım.  17.02.2012 8:46
 

Hay Allah! Kitabı yeni aldım ve okumaya henüz başlamadım. Elimde Üstün Dökmen'in bir kitabı var, o bitince başlayacaktım. Hevesim kaçar gibi oldu şimdi... Neyse, unutmazsam okuduktan sonra da bir yorum yazar sıkılıp sıkılmadığımı söylerim :)) Sevgilerimle adaşım.

Nilgün Akad 
 19.11.2011 23:24
Cevap :
Günaydın Nilgün Hanım'cığım, çok özür dilerim hevesinizi kırdığım için. Sizde bir önyargı oluşturduğum için üzgünüm, bu benim fikrimdi. Kimbilir belki siz beğenirsiniz. Okuyunca yorum yazarsanız sevinirim. İçten sevgiler, selamlar saygılar adaşım :) Güzel ve keyifli bir gün olsun.  21.11.2011 8:54
 

Nilgünüm, kitabı okurken bitirdiğin kitapların adını öğrenmek isterim canım.Bu bitinceye değin onları bitirdiğine göre! Sevgilerim sana güzelim, İmbat'ın sert esintisiyle.

Ay Şen 
 17.11.2011 15:06
Cevap :
Merhaba Canım, hemen söyleyim The Power (Rhonda Byrne), Büyük Aptalın Küçük Dünyası (PuCCa), P*ç Güveysinden Hallice (Sami Hazinses)... hepsinin tanıtımı bloğumda var. Şu anda da İskender Pala'dan Yunus Emre'nin hikayesini anlatan güzel bir kitap okuyorum, adı Od, o da bitmek üzere, yarın öbürgün tanıtımını yaparım. Öpüyorum canım, hayırlı akşamlar.  17.11.2011 18:12
 

Eseri güzel özetlemişsiniz. Merak kapısını da aralık bırakarak :) Kutlarım. Aklıma takılan soru şu ki: "Büyük mucizeler" ayrı şeyler midir yoksa "küçük mucizler"in toplamından mı oluşurlar? Benim önceki kanaatim, birincisi yönündeydi! Ama bu bloğunuzdan sonra "toplamdan mı oluşuyor yoksa?" diye tekrar düşünmeye başladım. Ya sizce?

Ersin Kabaoglu 
 17.11.2011 14:12
Cevap :
Merhaba Ersin Bey. Sorunuza kendi bilincimle ve bakış açımla cevap vermek istiyorum. Aslında karşılaştığımız mucizeleri büyük veya küçük olarak algılayan bizleriz. Kime, neye göre büyük veya küçük ? Benim mucizem size küçük gelirken, benim bilimcimle bana büyük gelebilir veya tam tersi. Sözün özü aslında büyük veya küçük mucize yoktur, değişik bakış açılarıyla yaşanan mucizeler vardır diyerek sözümü noktalıyorum :) Sonsuz teşekkürler yorumunuz için. Sevgiler, saygılar, selamlar.  17.11.2011 14:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 563
Toplam yorum
: 1939
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 8517
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster