Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
2143
 

Küçük zeki çocuk

Küçük zeki çocuk
 

Bir zamanlar küçük bir çocuk okula başlamış.

Çok küçük bir çocukmuş.

Okulsa büyük bir okulmuş.

Fakat küçük çocuk bahçe duvarından sınıfa

Yürüyerek gideceğini keşfedince mutlu olmuş.

Bundan sonra okul
ona eskisi kadar
büyük
görünmemeye
başlamış.

Bir sabah, Öğretmeni

seslemmiş:

''Bugün bir çiçek resmi çizeceğiz!''

Küçük çocuk çok sevinmiş.

Resim yapmayı çok seviyormuş.

Her türlü resim yapabiliyormuş;
Aslanlar, kaplanlar, tavuklar, inekler...

Trenler, tekneler...

Mum boyalarını çıkarmış

Ve başlamış çizmeye.

Fakat öğretmeni;

'' Bekleyin! Daha başlamayın!'' , diye

bağırmış.
Ve herkes hazırlanana kadar beklemişler.

''Şimdi..'' demiş öğretmeni,

''........çiçek resmi çizeceğiz''

Küçük çocuk çok sevinmiş.

Resim yapmayı çok seviyormuş.

Pembe, portakal rengi ve mavi;

Rengarenk çiçekler...

Fakat öğretmeni '' Bekleyin ! Ben size,

nasıl yapacağınızı göstereceğim!'' ,

demiş. Tahtaya bir çiçek resmi çizmiş.

Sapı yeşil, gövdesi kırmızıymış.

''İşte böyle! Tamam, şimdi

başlayabilirsiniz !'' , demiş.

Küçük çocuk öğretmenini çizdiği çiçeğe bakmış,

Sonra da kendi çiçeğine...
Kendi çizdiği çiçeği daha fazla sevmiş,

Ama bunu söyleyememiş.

Kağıdın öteki yüzünü çevirmiş

Ve öğretmeninkine benzer bir çiçek çizmiş;

Yeşil saplı, kırmızı renkli bir çiçek...

Başka bir gün

küçük çocuk
Kapıyı kendi başına açabilmeyi

başardığında

Öğretmeni :

''Bu gün hamur

çalışacağız!''

demiş.

Küçük çocuk çok

sevinmiş.

Hamurla oynamayı

çok seviyormuş.

Hamurdan çeşitli şeyler yapabiliyormuş;

Yılanlar, kardan adamlar,

kamyonetler...

Hamurunu

yoğurmaya başlamış.

''Bekleyin! Daha başlamayın!'', diye bağırmış.

Ve herkes hazırlanana kadar beklemişler.

'' Şimdi demiş öğretmeni, ''Tabak

yapacağız!''

Küçük çocuk çok sevinmiş.

Tabak yapmayı çok seviyormuş.

Çeşitli boylarda ve şekillerde tabaklar

yapmaya başlamış.

Fakat öğretmeni: ''Bekleyin!

Ben size , tabağı nasıl yapacağınızı

göstereceğim'', demiş.

Herkese derin bir tabak nasıl yapılır,

göstermiş. '' İşte böyle! Tamam,

şimdi başlayabilirsiniz !'' Demiş

öğretmeni.

Küçük çocuk bir

öğretmeninin yaptığı tabağa bakmış,

bir de kendi tabağına...

kendi yaptığı tabağı

daha çok beğenmiş.

Ama bunu kimseye söyleyememiş.

Hamurunu tekrar top haline getirmiş

Ve öğretmeninkine benzeyen

bir tabak yapmış.

Bu derin bir tabakmış.

Nihayet küçük çocuk

beklemeyi öğrenmiş,

İzlemeyi de.

Öğretmeninkine

benzer şeyler yapmayı da.

Çok geçmeden

kendine has şeyler yapamaz olmuş.

Daha sonra küçük çocuk ve ailesi

Başka bir şehirde

Yeni bir eve taşınmışlar.

Ve küçük çocuk başka

bir okula gitmek zorunda kalmış.

Bu okul diğer okullardan

daha da büyükmüş.

Ve dışarıdan içeriye

açılan

bir kapısı yokmuş.

Büyük basanaklardan

çıkmak,

Sınıfa ulaşmak için

Uzun bir koridordan

geçmek zorundaymış.

Daha ilk gün öğretmeni:

''Bugün resim çizeceğiz'', demiş.

Küçük çocuk çok sevinmiş.

Ama öğretmeni hiç bir şey söylememiş.

Sadece sınıfın içinde,

Öğrencilerin arasında gezinmiş.

Küçük çocuğun yanına gelince,

''Resim çizmek istemiyor musun?'',

diye sormuş.

''İstiyorum!'' , demiş küçük çocuk,

''Ne çizeceğiz?''

Öğretmeni :

''Buna sen karar vereceksin'', demiş.

''Nasıl çizeceğim?'' ,

diye sormuş küçük çocuk.

''Nasıl istersen öyle'',

demiş öğretmeni.

''Eğer herkes aynı resmi çizerse,

aynı renkte boyarsa,

kimin yaptığını nasıl anlayabilirim?'',

diye sormuş öğretmeni.

''Bilmiyorum'', demiş küçük çocuk.

Pembe, portakal rengi ve mavi çiçekler

yapmaya başlamış.

Yeni okulunu çok sevmiş.

ÖN KAPISINDAN SINIFA GİRİLEN BİR KAPISI

OLMASA BİLE !

Helen E. Buckley
Saygılarımla.

Cemile Torun, Ahmet Balcı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bizimle de paylaşıyorsanız , sizin gibi eğitimcilerin artmasını dileyeceğim :) , robot gibi, basma kalıp, özgüveni oturmamış bireyler yetişmesin, hem siz eğitimciler hem de biz ebeveynler elimizden geleni yapmalıyız bu konuda, hem kendi yetenek ve becerilerini baskısız gün yüzüne döken çocuklar , iyi eğitim de aldıkları zaman ileride sevmedikleri işleri yapmak zorunda da kalmazlar, bu memlekette büyük çoğunluk sevmediği ama geçinmek zorunda olduğu için çalıştığı işleri, sevmeden bir vazife gibi görüp yaptığından hatta bu yüzden de doğru dürüst yapmadığından ne sorunlarla karşılaşıyoruz hocam değil mi ? , sevgiler, selamlar

Dilek Fuçucı 
 22.01.2008 11:36
Cevap :
Yorum için çok teşakkür ederim, tek tip insan modeli çağımıza da artık uymuyor, sevgilerimizle...  22.01.2008 17:04
 

Sizi tebrik ederim. Her şeyi öğrencinize bırakacaksınız. Bir hatırlatma benden. Tarih 3 Mayıs 1989. Yer Ali Sami Yen. Galatasaray Fenerbahçe önünde devreyi 3-0 önde kapatıyor. Ve Fenerbahçe'nin başında Vesilonoviç var. Oyuncularına oynamaları için serbest bırakıp sırtlarını ovalıyor. İkinci yarı değişik bir Fenerbahçe var. Mücizeyi gerçekleştiriyor ve 4 gol atıp maçı alıyor. Size Vesilinoviç hocanın öğrencilerine çarpıcı bir örnek vermek istedim. Sevgi ve saygılarımla.

Ahmet Üstündağ 
 20.01.2008 12:43
Cevap :
Ahmet bey teşekkür ederim, görüşlerinize katılıyorum. Selamlar, sevgilerimle...  20.01.2008 12:47
 

Yorum bende kalsın!!

Ahmet Balcı 
 20.01.2008 1:18
Cevap :
Teşekkür ederim, öyle olsun Ahmet bey...  20.01.2008 10:41
 

Gördüklerini değil,bilip hissettiklerini(kural tanımaz bir içgüdü ile)yapmaktadır.Bu özellik çocuğun kişisel yaratıcılığı olup,başkaları tarafından bozulmamalıdır.Geleceğe ait umutlarımız,günümüzdeki bilinçli davranışlarımıza bağlıdır.saygılar...

Kenan Dal 
 20.01.2008 0:58
Cevap :
Teşekkür ederim, çocukların dünyası aslında çok geniş. Onları dar kalıplar içerisine sıkıştırarak biçimlemek ve tek tip haline getirmek zaten doğru da değildir. Selmalar, sevgiler...  20.01.2008 10:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 1314
Toplam mesaj
: 257
Ort. okunma sayısı
: 2397
Kayıt tarihi
: 22.11.07
 
 

Yaşamı çözebildiğimce,  dersler çıkarabilme aşamasında yorgun ama umut dolu eğitimciyim.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster