Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
198
 

Küçük zihin kirleri

Küçük zihin kirleri
 

( Bu yazıyı okurken 'Oi Va Voi - Yesterday's Mistakes' dinlenebilir. Ben denedim/dinledim, iyi gidiyor... )

Zihnimizin küçük kirleri.
Geçmişe baktım, önce; sonra, şimdiye. O kadar çoklar ki…
Bazen öyle bir hal alıyorlar ki, dünyaya sığdıramadığımız bi’ soruna çözüm bulabilirken bu küçük dertleri uzun süre zihnimize ve kendimize yük ediyoruz.
Hem de varlıkları milyon kat büyüse, yine de değmeyecek kadar uzun bi’ süre.
Zavallılığımızdan ya da zaaflarımızdan mı?
Güçsüzlükten mi? Kendimizi çok büyük görüp küçük diyerek onu fazla küçümsemekten mi?
Bazen evet, bazen hayır.
Şöyle bi’ düşündüm de, birkaç kir benim zihnimde de var; hepinizde olduğu gibi.
Bakıyorum bi’ tanesine. Zihnim ele alıyor, hemen… Aman, seninle mi uğraşacağım. Sen de kimsin, diyor.
Diğerine geçiyorum. Zihnim yine devrede. Bakıyor ki sıkıcı bi’ şey, bu kadar keyifliyken seninle vakit harcayamam, diyor.
Sen, öylesin; sen, böylesin. Of, puf derken… Çözüme varamıyoruz.
Temizleyemiyor, zihin kendini.  Zihin, kendi kendinin engeli.
Duvarlarını kendi örüyor, canı isteyince yerle bir ediyor ördüklerini.
Bazen, teslimiyet de kendisine ait; kurtuluş da.
Bazen, ruh ile el ele veriyor -ki bu çok görülmez, genelde çatışırlar- ve kir temizlenip gidiyor.
Kalp de devreye girebiliyor, bazen. Hatta zihin, her şeyi kalbe ve ruha bırakabiliyor şaşırtıcı bi’ şekilde.
Uzaktan izliyor, olup biteni. Hatta onları eleştiri yağmuruna tutuyor, sanki çekip giden kendi değilmiş gibi…
Ağlayayım mı, güleyim mi bilemiyorum bu hallere…

*

Kir, bazen kendi kendini yok ediyor. Zihnin umursamazlığı siliyor, kiri.
Bazı şeyler, zihnimizde çok yer ediyor olmasından beslenir. Kire dönüşür. Hâlbuki, hiçbir değeri yoktur.
Zihninde çok işletirsin ona ait kısmı, sonra al başına belayı…
Zihin kabul etmek istemez, kendi hatasını. Ruha atar, kalbe atar suçu. Suç ne kalptedir, ne ruhta ama acıyı, üzüntüyü geçen onlar olur.
Zihin büyütür, besler; kalp ve ruh, can çekişir. Zihne gider, yardım ister. Sen yok edersin bu kiri, ancak; yardım et bize, der, kalp ve ruh. Zihin, kullanır bu durumu; sırtını döner bir süre, başka kirlerle ilgilenir. Sonra… Sonra, insafa gelir birden. Uzatır elini, ruha ve kalbe. En dipteyken, karanlıkta kaybolmuşken birden ışığı görürsünüz. Zihin, güneşe döndürmüştür sizi. Ferahsınızdır, artık…
Ruh ve kalp, binlerce kez şükreder zihne. Zihin böbürlenir, ‘bıktım sizden’ dercesine. Aslında, en iyi bilen kendisidir; bu derdi zihin sarmıştır, ruh ve kalbin başına.
Karışık ve birbirine bağlı durumlar ve süreçler…

Zihin kirleri…
Yok oluşları bazen çok zaman alır, bazen sadece ‘bir an’dır.
Zihnin gücü ve öncelikleri önemlidir.
Kir, kişi olabilir. Olay da olabilir, bi’ yer de olabilir. Ne olduğu da önemli değildir, bazen.
Zihinde ne kadar yer ettiği önemlidir, yaşamı ne kadar ve nasıl etkilediği...
Bazılarının, yere atıp üstüne basarak söndürdüğü ‘bitmiş bi’ sigara’ değersizliğindeki şeyler bizim en büyük ‘zihin kirliliğimiz’ olabilir. Bilinmez…
Seçemiyoruz, onları. Yaşam çıkarıyor karşımıza her şeyi… Bi’ bakıyoruz ki, en büyük ‘kir’ ile karşı karşıyayız. O yaşımıza kadar böylesini görmemişiz. Silindir gibi üstümüze geliyor, yavaş ama yerle bir edecek kadar ağır ve güçlü.
Ve… Her zaman kazanamıyoruz. Son nefesimize, son bakışımıza kadar bizimle yaşıyor. Nefesimizle besleniyor, adeta… Ölmeyi diler hale getirebiliyor, insanı.

Zavallı zihin, çok çekiyor yaşamdan. Her an bi’ sürpriz.
Nadir olarak ‘hazırlıklı’ yakalanıyor, tebessümle anıyor silebildiği ‘kirleri’.
Çoğunlukla bi’ yıkım yaşıyor, büyük ya da küçük. Toparlanıyor belirli bi’ zaman sonra, zamanı ‘kirin şiddetine’ bağlı olarak. Sonra, uğraşıyor yok etmeye ya da en azından etkisini azaltmaya…
Silerse ‘zafer şarkıları’ söylüyor. Gücüne güç katıyor.
Kazanmalar olmasa, nasıl savaşabilir yeni ‘kirler’ ile…
Zor… Çok zor…
Zihin ve kirleri…
Küçük de olsa yer etmeleri, gereksiz ‘zihin meşguliyetleri’…

*

Benim zihnimde var son zamanlarda, birkaç tane…
Biliyorum, yok olacak nitelikte ama biraz zaman alacak gibi.
Zihnimin, üzerinde fazla durmaması gereken şeyler.
Zihnin, düşünmesiyle besleniyor bir tanesi.
O kadar sinir ki… Tahammül sınırlarını aşıyor, küçük ama çok rahatsız edici.
Ama gerçekten ‘küçük’.
Hani, aslında büyük olup da küçümsediklerimden değil.
Kendini ‘çok büyük’ sanan küçücük bir ‘küçük’!
Üzerine, bu kadar kelime dökmem bile anlamsız ve gereksiz aslında…
Zavallı ‘küçük’ kir!

*

Zihnimizin küçük kirleri… Ama ‘kir’ işte, temizlenmesi gerek. Gitmese bile ‘etkisi’, etkisiz hale getirilmeli!
Emin olun, hepimizin zihninde bu güç var!
Zihnimizin panzehiri yine ‘zihnimizdir’.
Duvar örmesine izin vermemeli! Bazen ruh yıkmalı duvarları, bazen kalp.
Bazen de zihin, kendi başladığı işi sonlandırmalı.
İnanın ve emin olun, hiçbir şey çözümsüz değil.

Ağırdır, yıkıcıdır ama mutlaka bi’ yok edici formülü vardır ‘tüm kirler’in.

*

Bu 'küçük anlamsızlar' için bi' şiir yazdım; anlamsız, küçük ve kirli bi' şiir...
Öylesine şiir, şöyle;

Zihnin küçük kirleri.
Sizi zavallılar, sizi…
Bıktırdınız bizi!
Bi’ gidin de yaşayalım kendimizi.
Zaman kaybı nedeni, yaşam(ın) izleri.
Sevemedik sizi,
Sevdiremediniz kendinizi.
‘Kir’ olarak geldiniz, ‘kir’ olarak silinip gideceksiniz.

*

Bitti!
 

Başak GÜZEL

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 450
Kayıt tarihi
: 12.07.11
 
 

Yazan & Okuyan & Sorgulayan   Burç : Başak Yükselen burç : Koç İlk nefes: 22 Eylül 1983, Perşembe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster