Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '15

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
545
 

Küçükkuyu gezisi

Küçükkuyu gezisi
 

30 Temmuz 2015, Perşembe günü sabahı saat 06.00 civarı aracımızla yola çıkıp Tekirdağ üzerinden Gelibolu Feribot İskelesine saat 09.00 gibi varıp ilk molamızı feribotta tost ve çay eşliğinde veriyoruz.

20 dk. süren Feribot yolculuğu sonrası Lapseki’ye varıyor ve ilk konaklama yerimiz Bozcaada olduğu için Ezine-Geyikli yönüne devam edip 10.45 civarı Geyikli Feribot iskelesine ulaşıyoruz. Aracımızı İskele yakınlarında park edip Bozcaada Feribotuna yaya olarak binmeyi tercih edip öğlen 12.00 gibi adaya varıyor, pansiyonumuza yerleşip Merkez’den kalkan minibüslerle soluğu Ayazma Plajı’nda alıyoruz.

2 yıl önce bu adayı ziyaret ettiğimizde tarih 1 Temmuz idi ve Ayazma’da su buz gibiydi. Bu sefer şansımıza su oldukça ılıktı ve akşama kadar bu berrak denizden çıkmak istemedik. Plajda Şezlong ve Şemsiye imkanı da mevcut. Fiyatlar ise oldukça makul. İki Şezlong-bir Şemsiye 22,5 TL.  Yeme-içme için plaj civarında birkaç restorant bulunuyor. İstanbul’a en yakın berrak deniz ve güzel plaj bizce burası. Tek dezavantajı sezounu kısa olması diyebiliriz.

Geceyi Bozcaada’da bir Pansiyon’da geçirip sabah eski Rum mahallesi’nin dar sokaklarında yapıtığımız otantik bir kahvaltı sonrası Feribot ile Geyikli’ye ulaşıp aracımıza biniyor ve Küçükkuyu’ya gitmek üzere yola koyuluyoruz.

60 km. yolu 1 saat içinde alıyor ve Kaz Dağları manzarası eşliğinde Küçükkuyu yönüne ilerlerken eski bir Rum köyü olan Kaz Dağları eteklerinde yeralan Yeşilyurt köyü için ana yoldan içeri sapıyoruz. 1 km tırmanış sonrası şirin bir köy meydanı bizleri karşılıyor. Kısa bir yürüyüş rotası ile dar sokakları gezip köy meydanında bulunan Yeşilyurt köyü Camisini ziyaret ediyoruz. Adı üstünde içi yemyeşil bir renge bezenmiş dışı taş, içi ise ahşap olarak inşa edilmiş olan bu tarihi Cami görülmeye değer.  Daha sonra köy meydanında bulunan çay bahçesinde biraz soluklanıp birşeyler içtikten sonra Küçükkuyu’ya gitmek üzere yola koyuluyoruz. 15 dk. süren yolculuk sonrası Küçükkuyu merkezde bulunan Motelimize yerleşip akşama kadar Küçükkuyu Halk Plajında serinlemeyi tercih ediyoruz.

1 Ağustos 2015 Cumartesi sabahı Motelimizdeki harika kahvaltı sonrası mübadele öncesi Türklerin ve Rumların beraber yaşadığı Adatepe köyünü ziyaret ediyoruz. Şehir merkezine yaklaşık 4 km mesafedeki köye varmak için ana yoldan içeri aracınızla 3 km bir dağ yolunu tırmanmanız gerekiyor.

Köye girmeden Zeus Altarı tabelasını görüyor ve ilk olarak bu tarihi sunağı görmek için 700 metre yaya yolunu orman içinden katediyoruz. Sonrasında bizi Zeus Sunağı ile beraber harika bir Edremit Körfezi manzarası karşılıyor. Diğer yandan Sunak etrafındaki çöp yığınları ise insanın içini sızlatıyor.

Daha sonra köye varıp taş mimarisi ile göz dolduran köy evlerini fotoğraflayıp, Selçuklu döneminde inşa edilen Selçuklu mimarisine ait Adatepe köyü Camisini ziyaret edip köy meydanındaki çay bahçesinde soluklanıyoruz. Köyde güzel ve otantik diyebileceğimiz pansiyonlar ve butik oteller mevcut. Bol oksijeni ile Kaz Dağları eteklerinde bulunan bu köy kısa konaklamalar için özellikle sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde tercih edilebilir.

Adatepe’den ayrılıp Edremit istikameti tarafına yönelip 2 km devam ettikten sonra ana yoldan yine içeri sapıp 3 km’lik bozuk yolu aşarak Mıhlı Şelalesi tabelasını görüp 1 km stabilize ve çok bozuk bir yol ile Mıhlı Şelalesi’ne varıyoruz.

Küçükkuyu’ya hayat veren Mıhlı Çayı cömertçe sergilediği doğal güzellikleriyle mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Yol üzerinde Baş Değirmen ve Mıhlı Şelalesi için iki ayrı tabela göreceksiniz. Biz yüzme imkanı sebebiyle Mıhlı Şelalesini tercih ettik. Ancak Baş Değirmen’de Roma döneminden kalma tarihi Köprü, Rumlardan kalma Değirmeni ve mesire yeri olması sebebiyle görülebilecek bir yer.

Tatlı suda yüzmenin verdiği ferahlıkla akşam günbatımı öncesi Mıhlı Şelalesinden ayrılıyor ve Motelimize dönüyoruz.

Mıhlı Şelalesi özel bir işletme tarafından yönetiliyor ve giriş ücrete tabii. Kişibaşı 5 TL. Aracınız ile girecekseniz ilaveten 20 TL ödemeniz gerekiyor ki bence aracı içeri kadar sokmaya gerek yok. Giriş önüne bırakıp 400 metre yürüyebilirsiniz. Ayrıca piknik yapacaksanız gölet etrafındaki masalar için 20 TL daha ücret ödemeniz gerekiyor. Böyle olunca Şelale keyfi biraz maliyetli olabilir kalabalık aileler için. Ancak Şelale altında ve yemyeşil bir doğa içinde suya rengini veren ağaçlar altında, serin sularda yüzmek ve dalış yapmak inanılmaz zevkli diyebilirim.

Küçükkuyu’daki 3.günümüzde ilk durağımız şehir merkezindeki Zeytinyağı Müzesi. Geçmişte Zeytinyağı üretiminde kullanılan araç-gereçleri görebilir, hediyelik zeytinyağı, zeytin veya sabunlardan alabilirsiniz. Giriş ücretsiz.

Biz Müzeyi ziyaret ettikten sonra 20 km uzaklıktaki Assos tabelasını takip edip Kadırga koyuna gidiyoruz. Bütün günü burada yüzerek geçiriyoruz. Deniz harika ve su berrak ancak çabuk derinleşiyor. Hafif de taşlık olması sebebiyle küçük çocuğu olan aileler için uygun olmayabilir. Plaj boyunca Şezlong ve Şemsiye kiralayan işletmeler mevcut. Fiyatlar ise çift Şezlong+ Şemsiye için 20 TL.  Ancak yeme-içme biraz pahalı diyebiliriz. Sezon bu bölgede de kısa olduğu için genelde fiyatları büfe ve lokantalar  yüksek tutuyor.

Akşam daha önceden gittiğimiz 4 km uzaklıktaki Assos’u ziyaret etmeyi düşünmüyoruz ve Küçükkuyu’ya geri dönüyoruz. İsteyenler Assos için de birkaç saat ayırabilir.

3 Ağustos 2015 Pazartesi günü sabahı kahvaltı sonrası Motelimizden ayrılıp Merkez civarındaki dükkanlardan Zeytin, Zeytinyağı alıyor ve bagajımıza yerleştiriyoruz. İstanbula dönüş öncesi yine Mıhlı Şelalesine gidip 2 saat yüzme keyfi yapıp serinliyor ve öğleden sonra İstanbula dönüş için Tekirdağ üzerinden 400 km yolu katedip akşam 20.00 civarı evimize varıyoruz.

Yol üzerinde yemek molası için bu sefer tavisye üzerine Keşanı geçince Yeni Muhacir köyü içerisinde bulunan Özen Et Lokantasında Satır et yiyoruz ancak maalesef umduğumuz lezzeti yakalayamıyoruz.

Küçükkuyu bölgesinde konaklamayı düşünüp daha fazla vakit harcamak isteyenler, Altınoluk tarafındaki Şahin Deresi Kanyonu, Subaşı gibi doğal güzellikleri keşfedebilirler. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 4153
Kayıt tarihi
: 07.01.12
 
 

Küçüklüğümde yaramaz bir çocukmuşum, delirdiğim zamanlar kimse zaptedemezmiş beni. En büyük örneğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster