Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '10

 
Kategori
Oyunlar
Okunma Sayısı
1156
 

Küçüklüğümün Yapbozu; Puzzle!

Küçüklüğümün Yapbozu; Puzzle!
 

Hangisi daha önemliydi, parça mı yoksa bütün mü? Hayatımızdaki her parça bir diğerinin uzantısı mıydı, yanlış parçalar bazen olmaması gereken yerlere yerleştirilmiyor muydu? Bazen dağılıp bazen toparlanmıyor muyduk? Kaybettiğimiz ve nerde olduğunu bilmediğimiz parçalar, hep aklımızın bir köşesinde değil miydi? Her şeyi yerli yerine koyabilseydik, aslında görülmeye değer bir eser değil miydik hepimiz?

Kendimi, her şeyi unutarak bulabileceğim, bir yandan da hayatı ve insanlığı anlamlandırabileceğim bir uğraşı ararken buldum bir gün. Bir yandan, benden başka kimsenin dinlemeyeceğine inanarak mutlu olduğum dünya ezgilerini dinleyerek, bir yandan da sınırsız kahve ve tütün tüketerek, binlerce puzzle parçalarıyla kuşattım her yanımı. Abartmak istemem ama ruhum o anda lisan değiştirdi! Bir parça, bir parça daha, işte oldu... ha ha bu obje bitti, şimdi sıra diğerinde, nerde bunun parçası, şurası boş kaldı, kayıp mı oldu acaba, şu galiba, yok değilmiş, aha burda.... Gecenin bir yarısı, kızarmış gözlerle, kahraman edası giyinmiş ve bu edayı kendine yakıştırmış bir puzzlecı görürseniz -ki genelde onlar yalnız yaşarlar, benim gibi- sakın onları anlamaya çalışmayın en az 500 parçalık bir puzzle yapmadıysanız, onları anlayamayacaksınızdır.

Neden Puzzle? Çünkü, bugüne kadar sıkıntılardan kurtulmak için bulduğum en iyi yol puzzle. Bir çeşit antidepresan, sakinleştirici. Sinir eden, heycanlandıran, mutlu eden, saç yolduran bir garip haldir ki yaşattığı, sormayın gitsin! Yoğun bir günün ardından ruha masaj yapan, keyifli bir uğraş. Küçüklüğümün yapbozu...

Teşekkür: John Spilsbury'ye teşekkür etmeliyim. 1967'de çocuklara Galler Haritası'nı öğretmek için ilk puzzle tahtadan yapmış, İngiliz bir coğrafya öğretmeni. Şimdiki halini alması ise yıllar sürmüş... İkinci teşekkür ise; arkadaşıma beni puzzle keyfiyle tanıştırdığı için...

Nasıl Başlanmalı?

  • İlk olarak 500 parçayla başlanılması tavsiye edilir. Zira, 2000 parçalık bir puzzle 1000 parçalık bir puzzledan 4 kat daha zordur. Bunu gözardı etmeyin.
  • Çok fazla ve farklı renkleri içermesine, çizgilerin ve yazıların olmasına dikkat edin ama ne yazık ki Türkçe değil genelde İngilizce ya da Fransızca yazılar kullanılır puzzlelarda.
  • Kaliteli bir marka alın yoksa bir parça bir çok yere yerleşebilir ve sizi delirtir. Kaliteli puzzlelarda ise bir parça sadece kendi yerine yerleştirilebilir. Kaliteli puzzlelar, renk açısından da canlıdır.
  • Masanızda kaseler olsun ve renkleri gruplandırın. Belki sıkıcıdır gruplama süreci ama inanılmaz kolaylık sağlar yaparken.
  • Puzzle seçerken parlak bir dokusunun olmamasına özen gösterin. Çünkü, hem yaparken hem de bittiğinde parlayan puzzlelar gözünüzü yorar.
  • Satın almaya gitmeden önce, internetten puzzle satan sitelere göz atın. Size inanılmaz seçenekler sunarlar. Beklerim derseniz, online da alabilirsiniz.
  • Duvarınıza asmayı planlıyorsanız. Alacağınız puzzleın, en çok evinizin hangi köşesine yakışacağını da düşünün.

Puzzle yapmanın keyfine varmak isteyenlere şimdiden kolay gelsin...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 163
Toplam mesaj
: 52
Ort. okunma sayısı
: 8734
Kayıt tarihi
: 06.08.07
 
 

Fark ettim ki; çok okudum, çok araştırdım, çok gezdim, çok öğrendim ama az yazdım. Bir baktım ki,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster