Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '20

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
21
 

Küçükmustafapaşa / 1990- II

Mahalle aralarında irili ufaklı bakalar olsa bile Küçük M.Paşa’nın nabzı küçük çarşısında atar. ( 50-60 yıl önce bu çarşıda küçük bir aşçı dükkanı ile başlayan Kömürler, kapı komşumuzdu. İkinci kuşak işi biraz daha büyüttü ama üçüncü kuşak Recep Kömür ile tam bir atağa geçti. Fatihte ünlü Kömür Lokantası’nı açtılar. Bir iki yerde daha şube açan Kömür, 21.Yüzyıl İstanbul’unun en meşhur esnaf lokantalarından biri haline geldi. Bu gerçekten büyük bir başarı öyküsüdür. İkinci nesil Hasan Amca, sağ olup, hâlâ babadan kalma evinde anılarıyla baş başa yaşamaktadır) Pideciden Mobilyaya, fırından Kasaba, Seyahat acentesından Berbere kadar her çeşit esnafın bulunduğu bu çarşı kahveleriyle ünlüdür. Günün her saatinde tıklım tıklım dolu olan bu kahveler, öncelikle sıla özleminin giderildiği yerlerdir. Her şeyiyle buram buram Karadeniz kokarlar. Yazın kahve önlerinde atılan iskelelerde ya çay parası konuşulur ya da futbol. Hemen hepsi Trabzonspor ya da Rizespor taraftarı olmakla beraber İstanbul’un ünlü üç büyüğü de bu kahve önü sohbetlerinden bol bol nasibini alır.

Karadeniz’e hareket eden yolcular en son bu kahvelerden uğurlanır. Daha çok genç partiyenin takıldığı kahvelerden okey şakırtıları ve bilardo tak takları ve tabiatıyla hır gür eksik olmaz. Hatta bu dalaşmaların sonunda bıçak çekildiği, hatta ateşli silahlara davranıldığı bile olur. Çünkü Küçük M.Paşa’nın bir adı da  “Teksas’tır”. Zaman zaman da bu kavgalar sokaklara taşar. Gece yarıları ortalık bağrışmalar, küfürler ve polis sirenleriyle inlerken, yatmaya hazırlanan semt sakinleri pencerelere üşüşürler. Olup biteni Lâ havle okuyarak seyretmekten başka çareleri yoktur çünkü. Aşağıdaki gözü dönmüşlerin arasına girmek veya bir şey söylemek belayı bile bile davet etmektir.

Küçük M.Paşa okullar bakımından da zengindir. Önceleri büyük birkaç ilkokul yanında sadece Gelenbevi Orta Okulu vardı. Şimdilerde bütün okullar ilköğretim okulu oldu. Gelenbevi Orta Okulu da lise. Sokaklar mini mini beyaz yakalılar yanında formalı abi ve ablalarıyla doldu. İnsan bu kadar çocuğun üniversite kapılarına yığılacağını düşündükçe üzülüyor. Keza çok azı iyi bir üniversiteye kapağı atabilecek. Kimileri bir yer kazanayım da neresi olursa olsun diyerek istemediği vasat bir fakülte ile yetinirken, birçoğu da, yıllarca üniversiteye girmeyi deneyecek, ya da bir iki denemeden sonra ister istemez işsizler kervanına katılacak. Ha, zaman zaman lise mezunu memur sınavına da girebilirler. Eğer daha önce maça gitmişlerse stadyum gibi yerlerde yapılan bu sınavlarda yer bulmakta güçlük çekmeyeceklerdir. İşte şu gülücükler dağıtarak evine gitmekte olan çocuk! Bu yolun sonu nereye varacak biliyor musun? Ama sen yine de okumaya devam et. Ailenin umutlarından birisin çünkü…

Haliç kıyı düzenlemesi Kuçük M.Paşa için tam bir dönüm noktasıdır. Eskiden kıyıyı kapatan kocaman depolar, salaş fabrikalar arasında katran ve lağım kokulu suya ulaşabilen küçük cepler vardı. Buralarda ekseriya bir balıkçı kahvesi olurdu. Denize hasret çevre insanı bu kahvelere gelir, iyot kokusu özlemini gidermeye çalışırdı. 1978 Arjantin Dünya Kupasını çoğunlukla böyle bir kahvede izlediğimi hiç unutamam. Siyah beyaz ekranla Haliç’in kopkoyu suyu iyi bir uyum sağlıyordu ama kokusuna doğrusu zor tahammül ediyorduk.

Seksenlerde televizyon ekranları renklenirken İBB Başkanı Bedrettin Dalan’ın “Bismillah” diyerek işe başlamasıyla beraber, Haliç Kıyıları’da inanılmaz bir değişim geçirmeye başladı. Birer çirkinlik abidesi olan depolar, salaş fabrikalar birbir yıkılmaya başlandı. Yerlerine yapılan parklar giderek yeşillendi ve ağaca çiçeğe doymaya başladı. Birleşmiş Milletlerce dünyanın en büyük çevre projelerinden biri olarak tanıtılan bu hayırlı teşebbüş, sonunda bitti ve tüm Haliç gibi Küçük M.Paşa sahili yemyeşil örtüsüyle, belki 150 yıl sonra benzersiz bir görünüm aldı. Ancak başlangıçta çok iyi korunan ve bakımı yapılan parklar zamanla kaderine terk edilince yavaş yavaş yozlaşmaya başladılar.

Mahalle çocuklarının o güzelim çimler üzerinde top oynamaya başlayınca önce çimler kellendi; ardından elektrik lambaları patlayıp ışık vermez bir hale geldiler. Derken bitkiler, mesela ağaçlar bile zarar görmeye başladı. Fazla dolaşmak istemeyenler çimler üzerinden kestirme yollar açtılar. Hatta koyunlarını getirip çimlerde otlatanlar bile görüldü. Ağaç altlarında kurulan piknik sofraları gerisinde çöp dağları bıraktı. Müdahale etmek isteyenlere “Sana ne dediler!” “Bekçisi misin buranın?” Zamanla araba bile park ettiler çimler üzerinde. Kabadayı geçinenler kimseye lâf söyletmediler. Belediyenin buradaki büyük hatası buraları korumak için birkaç bekçi istihdam etmemesiydi. Binlerce insan çalıştıran İBB bu birkaç bekçiyi bulamadı yani..Ya da saldım çayıra, mevlâm kayıra zihniyeti egemen oldu.

Böyle giderse o eski depolar bir daha kurulmasa bile o güzelim yeşil örtü tamamen yok olacak. Bizlere de o eski bostanlı evler gibi geçmişi özlemle yad etmek düşecek…

( Şimdilerde Eminönü- Eyüp-Alibeyköy metrosu için Haliç Parkları alabildiğine kazıldı, berbat edildi. Tabii parasızlık ve birbiri ardında bastıran sıkıntılar dolayısıyla tamamen durmuş durumda. Bence bu proje kadar yersiz olanı yok gibidir. Çünkü Eminönü’nden Eyüp’e ve hatta Alibeyköy’e, Haliç yoluyla deniz ulaşımını yeterli hale getirmek varken bu nasıl abes bir teşebbüstür anlayan beri gelsin!)

 

 

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nasıl da özenerek yazmışsınız, okurken dalıp gitmişim.

Kerim Korkut 
 03.04.2020 12:56
Cevap :
Bu yazıyı 90'larda yazmıştım.Öylece defterde duruyordu. Hazır evden çıkamaz olunca bari yazıp paylaşayayım dedim.Övgünüze teşekkür...  03.04.2020 16:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 323
Toplam yorum
: 165
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 417
Kayıt tarihi
: 19.02.11
 
 

Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum. Teknoloji Yönetimi dalında mast..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster