Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '20

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
12
 

Küçükmustafapaşa / 1990

             KÜÇÜK M.PAŞA 1990 : KENARLARDA SAKLI GÜZELLİKLER

Fatih Merkezle Haliç kıyısı arasında sıkışmış, adı gibi küçük bir İstanbul semtidir. Her bakımından ağabeyi sayılan Koca M.Paşa, büyük hastaneleri, geniş caddeleri ve bağrında sakladığı Sümbül Efendi türbesiyle herkesçe bilinirken, Küçük M.Paşa’nın pek fazla esamisi okunmaz. Şöyle bir uğradığınızda hiçbir özelliği yokmuş gibi görünür ama o da bütün İstanbul semtleri gibi nice güzellikler saklar.

Hangisini anlatayım ki? Orada tam 25 yılım geçti. Bir çeyrek yüzyıl, dile kolay…Asıl doğum yerim olmamasına rağmen zaman zaman burada doğup, büyüdüğümü düşündüm. Ben, o katlı ahşap evleri, incir ağaçlı küçük bostanlarıyla eski Küçük M.Paşa’yı göremedim ama Haydar’a doğru onların niceleriyle karşılaştım. Ara sıra çıkan yangınlarla tek tek kül oluşlarını içim acıyarak izledim.

Siz hiç Cuma namazında Tahir Ağa Mescidi’nde bulundunuz mu? Haziresinde Selahaddin Uşşaki gibi bir veliler kutbunu misafir eden bu şirin ibadethane, Uşşaki Dergâhı’nın bir bölümüdür yalnızca. Daha bahçe kapısından girmeden solunuza baktığınızda mürşidin açık türbesini görürsünüz. Ellerinizi açıp bir Fatiha okurken gözleriniz de kabrin üzerindeki kitabeyi okur: “Edep Yahu!”

Bu kutlu kapının naçiz bir dervişi gibi bahçe kapısından içeri girip, dergâhın cümle kapısından içeri adım atar atmaz sımsıcak bir şeyler dolar içinize. Yüzyıllara meydan okuyan ahşap yapılara, temiz havayı içine çeker gibi doyasıya bakmak istersiniz. Dergâhın arkasındaki asırlık ağaçlar minik bir orman hissini verir. Vakit namazlarda yarı yarıya boş olan mescid bugün doludur. Cumanın bereketinden nasibini almış ve cemaatle zenginleşmiştir. Rekatlara başlamadan gözünüz zaman zaman dışarıya gittiğinde mezar taşlarıyla süslü asırlık yeşillikler içinizi huzura boğar. Bu namazın hiç bitmemesini, bir ömür boyu sürmesini dilersiniz. Ancak bu dünyada her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi bu kutlu Cuma da Allah’a yakaran avuçlarınızda eriyiverir. Kulaklarınızda asıl mesleği ayakkabı tamirciliği olan yaşlı müezzinin yanık sesiyle dışarıya çıkarken son bir defa deha türbeye uğramadan edemezsiniz.

Tuhaf adı yüzünden ( Eskiden Osmanlı Saraylarına puğaça buradan gidermiş diye rivayetler de var)  posta işletmesince adı birkaç çeşit yazılan ( Altıbahçe, altın bahçe, ali tugaca vb) sokakta bir külübecikte çalışır bizim yaşlı müezzin amca. Hep kederli duran yüzünde sıkıntılı uzun bir mazinin yanında, her zaman gıpta ettiğim eşsiz bir tevekkül ifadesi vardır. Beyazıd-ı Bestami zamanının kutbu adı sanı belirsiz bir demirciymiş. Kim bilir?

Günün her saatinde kapısında birkaç kedi bekleşen “Kedici Teyze de” zihnimde iz bırakanlardan. Yarı bodrum küçük dairesinde geçim sıkıntısı çektiği belli olan bu kadıncağız, evi gibi gönlünü de kediciklere açmıştır. Belki kendi yemez yedirir ve o haliyle kediciklerine ciğer satın alır…

Haliç caddesiyle Karadeniz Caddesi arasında sıkışan Küçük M.Paşa, haftada iki defa semt pazarı kargaşası yaşar. Gerçi Çarşamba Pazarı daha çok Fatih Merkez’e yakın kurulur ama Pazartesi Pazarı’nın merkezi Küçük M.Paşa’dır. Dha çok Karadeniz Caddesi üzerinde kurulan pazarın fazla bir özelliği yokmuş gibi görünür.Fakat kokulu siyah üzümü, salamura hamsi, içyağı gibi Doğu Karadeniz’e özgü ürünleri daha çok pu pazarda bulabilirsiniz. Bir Rizeli, Oflu ya da Sürmeneli için az şey değildir bu..

Yukarı tarafları daha çok 60 ve 70’li yıllarda yapılan blok apartmanlarla kaplı olan Küçük M.Paşa, Haliç’e doğru birdenbire tarihileşir. Belki Balat gibi koruma altında olan bu kesimin en ünlü yapısı Gülcami’dir. Dehşetli bir Cibali yangınından önce etrafı cennet misali gül ağaçlarıyla çevrili iken bu yangında yokoldukları söylenir .Adı da buradan miras kalmıştır zaten. Asırlara meydan okuyan bu tarihi yapı, uhrevi havasıyla insana derin bir ibadet zevki aşılar. Eğer bu zevki muhafaza etmeye gayret etmezseniz kendinizi kubbelerde eriyen loş ışıklara ve pencerelerdeki tatlı yeşilliğe kaptırmanız işten bile değildir.

Hepsi Gülcami kadar eski olmasa bile bu semt ecdad yadigârı camilerle doludur. Hatta kim söyledi bilmiyorum ama “Cemaatın hepsi dışarı taşsa Küçük M.Paşa mescid” olur.

 

 

 

Büşran Betül Kaya bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 323
Toplam yorum
: 165
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 417
Kayıt tarihi
: 19.02.11
 
 

Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum. Teknoloji Yönetimi dalında mast..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster