Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Nisan '20

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
141
 

Kul Hakkından Ne Anlıyoruz?

Kul hakkı deyinde neden hep aklımıza maddi şeyler gelir?

Başkasının maddi hakkını ihlal etmek olarak anlarız da manevi kısmıyla pek ilgilenmeyiz nedense... Oysa kul hakkı ne kadar geniş bir kavramdır. Toplumsal olarak bir arada yaşadığımız bu dünyada hepimizin birbiri üzerine sorumluluğumuz olduğu kadar hakkımızda geçiyor elbette… Kişilerin fikirlerini, yaşantısını veya yaptıklarını küçümsemek, kişiler arasında adaletli davranmamak, sözünde durmamak, yalan söyleyip karşı tarafı mağdur etmek, çevreyi rahatsız etmek, toplumsal kuralları ihlal etmek hep birer kul hakkı değil midir?  Ve özellikle sosyal medya üzerinden başkasının hakkında aslını astarını bilmeden söylediğimiz sözler, ona yönelttiğimiz ithamlar da kul hakkına girmez mi?  Neyin ne olduğunu bilmeden olayın gerçeği hakkında hiçbir fikrimiz yokken; sadece çeşitli kanallardan edindiğimiz bilgiler neticesinde oluşturduğumuz yargılara göre yazıp çizdiğimiz, hatta gaza gelip ağır ithamlarla hakaret içeren yorumlar yaptığımız, küçük düşürücü tweetler attığımız, başkasının gizli bilgilerini açığa çıkararak, suizanda bulduğumuz, izinsiz bilgilerini fotoğraflarını ve videolarını çekip paylaştığımız hatta izlediğimiz nice paylaşımlar hep üzerimize kul hakkı olarak yazılmaz mı? Bu kadar tanıyıp bilmediğimiz koca bir dünyada kimlerin hakkına giriyoruz acaba? Hatta başkası adına yaptığımız paylaşımlar, dedikodular, müstehcen ifadeler, izinsiz ve habersiz birilerinin eserleri ve ürünlerini kullanmak, yine sosyal medya üzerinden birilerini aldatmak, dolandırmak, kandırmak, hile yapmak hep birer kul hakkıdır bilene….

Toplumsal ilişkilerimizden doğan ve birbirimiz üzerine geçen haklar aslında ez az farkında olduklarımızdır. İnsan canı, namusu, onuru, inanç ve yaşayışı gibi konularda toplumsal olarak o kadar çok saldırı altında kalıyor ki, kişilik haklarının bu denli ihlal edildiği bir devirde kul hakkını genişletmemiz gereken yerde sıkıştırıp bir yerlere sakladık ve görünmez kıldık.

Bir başka konuda özellikle birlikte yaşadığımız insanlarla aramızdaki hak meselesi… Olumsuz davranışlarımıza katlanmak zorunda kalan aile üyeleri ya da iş çevresi... Kimse kimsenin olumsuz davranışına katlanmak zorunda değil ama özellikle aile içinde mecburiyetten katlanılan durumlar da kul hakkında girmez mi? 3 günlük dünyada başkasına eziyet ve kahır oluyorsak ve buna katlanmak zorunda kalıyorsa çevremiz, ne büyük bir kul hakkıdır farkında mıyız? Bundan büyük kul hakkı var mı? Örneğin sırf kendi çocuğu olduğu için bir anne babanın çocuğunun olumsuz pek çok davranışına katlanması; kendi hayatını yönetemediği için ailesinin hayatını cehenneme çeviren pek çok yetişkin var günümüzde.. Ya da anne babasına katlanmak zorunda kalan çocuklar yok mudur? Olumsuz anne baba davranışlarına tahammül etmek zorunda kalan, şiddet gören, ev içinde yok sayılan çocuklar; ya da eşler arasında ne ödenmez haklar doğuyor aslında...

Sosyal ilişkilerdeki haklar konusunda gerekli hassasiyeti gösterdiğimizde ancak, insan ilişkilerimizi iyileştirebiliriz.

İnsanın haddini bilmesi çok önemli bir mesele. “Benim yüzümden çevremdeki insanlar zorluk yaşıyor mu? Benim hangi davranışlarıma ya da duygularıma tahammül etmek zorunda kalıyorlar” diye sorguya çekmeli insan kendi kendini…”Ben çevremdeki  insanların  hayatında ne tür bir etki bırakıyorum, benim hangi olumlu ya da olumsuz davranışlarıma katlanmak zorunda kalıyor” diye inceden inceye düşünmeli insan…

Ben” sorgusu çok önemli, ben insanlara ne hissettiriyorum? “Başkalarının benim davranışlarımda hoşnut olmadığı ama görmezden geldiği hangi davranışlarım olabilir?” diye düşünüyor muyuz?  Birileri tarafından tahammül edilmek zorunda olmak ne büyük bir eziyettir karşı tarafa…

Hak konusunda öncelikle empati gerek ama kendi kendimiz üzerine…

Kendimizi sonsuz hür hissettiğimiz bu dünyada, zerre miktarda zarar verdiğimiz her kişinin haklarıyla yüklenip gitmek de var,  bu hassas terazinin farkında olup kendimize çeki düzen vermekte…

Tercih yine bizde…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İçsel sorgulama, otokontrol ne diyeceğimi bilemedim, çok güzel bir farkındalık emeğinize sağlık, herkes özgürlük istiyor da sadece kendisine, "ben?" bu günden başlayacağım sorgulamaya, sağlıkla sevgiyle kalın

Cemile Torun 
 04.05.2020 0:16
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum değerli katkınız için, varolun. Sevgiler...  04.05.2020 22:04
 

çok güzel ifade edilmiş,ben de böyle düşünürdüm kendi kendime,teşekkür ederim elinize sağlık.

Gılgamış Kavasoğlu 
 27.04.2020 18:05
Cevap :
Ben çok teşekkür ederim, değerlendirmeniz için..Benim için yorumlar çok kıymetli..Sevgiler, Selamlar...  27.04.2020 22:04
 

Yüreğinize sağlık çok güzel özetlemişsiniz konuyu..Keşke insanlar düzgün olmayı başarabilse..Arabayı kaldırım önüne parkedince birilerini yolundan ediyorsan ve o kişi yoldan geçmek zorunda olup araba çarpıyorsa ve sen bunu hiç aklına bile getirmiyorsan , yada geçen gün gelen adamın biri gibi Ramazan diye poğçanı dışarda yemeye çekinirken sonra sigaranı içip yere atıyorsan vb. binlerce örnek ne büyük haklar topluluğu dimi? Maalesef kimse düşünmüyor gözlemlediğim bu çok üzücü

jale kasap 
 27.04.2020 12:17
Cevap :
Artık küçük köylerden belli sayıda insanlarla yaşamıyoruz. Çok geniş kitleler halinde çok daha fazla sorumluluk alanlarımız var. Birbirimize haklarımız her zamankinden daha fazla geçiyor. Yolar çok ince ve hassas olsa da iyi yönümüz daha fazla.. Çok teşekkürler değerli fikirlerinizle beni desteklediğiniz için..Sevgiler, Selamlar..  27.04.2020 22:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 734
Kayıt tarihi
: 19.10.17
 
 

Eskişehir doğumlu.. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu.. M.E.B de Rehber Öğretmen.. Hal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster