Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '08

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
252
 

KULE GÜNLÜĞÜ / Hastalıklarımız

KULE GÜNLÜĞÜ / Hastalıklarımız
 

1) Caddelerde, yollarda ve topluma açık alanlarda, yerlere tükürme alışkanlığı tüm hızıyla sürüyor. Karşıdan bakıldığında, kişilikli, olgun bir insana benzeyen ama ne yazık ki bencilliğini ve kabalığını yontmayı başaramayanlar, kendi evlerinde, kendi odalarında da yerlere gelişigüzel tükürüyorlar mı acaba ? Ağızlarındaki yüzlerce mikrobu bir anda dışarı bırakan bu insanlar, diğer insanları hiç önemsemeyen, hakaret etmeye eğilimliler sınıfına giriyor. Aynı insanlar, başka zamanlarda, başka güzelliklerin de içine tükürmüşlerdir mutlaka. Peki bir Avrupa ülkesinde, sokakta aynı şekilde rahat davranabilirler mi, oralarda küçük bir çöpü yere atabilirler mi ? Atamazlar. Attırmazlar …

Ülkemizde insani sorumluluklarımızı keyfi reddettiğimize göre, mevcut bencilliğimizle ve cahilliğimizle yaşamak istediğimize göre, geriye yapılacak bir iş kalmıyor. Hep birlikte, her yere tükürebiliriz … Neden olmasın ? Mendil taşımamıza, lavabo aramamıza gerek yok. Nasıl olsa, karışan, hesap soran, ceza kesen bir görevli yok. Mahcubiyet duygularımız da yok ( zevkle öldürdük ve derine gömdük ) … Yani her yönden rahat sayılırız.

2) Eğitimci bir insanın görevleri ve sorumlulukları, yaşadığı sürece devam eder. Aksini kimse iddia edemez. Malum bazı eğitimcilerimiz emekli olmalarının hemen ardından, kalan yaşamlarını, basit dedikodular, masa oyunları ve alkol üçgenine yerleştirmeyi tercih etmişlerdir. Onların üretimsiz dünyaları, sıfıra inen sosyal yönleri kimseyi bağlamasa da, itici örnek oldukları kesindir ve çizdikleri görüntü hoş değildir. Yeri geldiğinde, aydın oldukları, her şeyi bildikleri, geçmişte çok şey yaptıkları gibi klasik söylemleri tekrarlayan, bugün bir neden uydurup, başarılı ve yüreği temiz insanları, değişik mekanlarda nutuklarına malzeme yapıp, karalamaya çalışan bazı emeklileri kınıyorum.

Sizler, o küçülen dünyalarınızda hep böyle küçük işlerle uğraşmak zorunda mısınız ?

Sizler, çoktan sınıf değiştirdiğiniz halde, halk, aydınlanma, devrim, emek, paylaşım gibi en hassas, en kritik kavramları sohbetlerinizde hiç kimselere bırakmayıp, bunları her fırsatta kullanmak zorunda mısınız ?

Biliniz ki, bilinçli gençler olarak bu nedenlerden dolayı sizlere saygı duymuyoruz, duymayacağız …

Lütfen yeter artık.

Yazan ve paylaşan - Claudius

TYRANNOS Edebi Ürünler

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 29
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 311
Kayıt tarihi
: 12.06.07
 
 

İzninizle hayatıma dair satır başlarını aşağıda sunuyorum. Yolunuz düşerse günün birinde beklerim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster