Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '08

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
245
 

Kule Günlüğü / Kalem tutmak

Kule Günlüğü / Kalem tutmak
 

Kalem, beyaz bir kağıdın üzerinde dolaşmaya başladığı andan itibaren, ben öncelikle kendi vicdanıma karşı sorumluyum. Site yönetimine ve resmi makamlara karşı da sorumluyum. Fakat bu sorumluluklarım, özgürlüğümü kısıtlamaz. İfadelerim genel anlamda uyarıcıdır. İnsanları ve politik kurumları objektif biçimde, nezaketle incelerim. Bilen bilir. Ne yazdığımın farkındayım. Duyarsız ya da içi çürük insanların, yazılanlardan rahatsız olmaları gerekmez. Çünkü onlar zaten ölüdür. Ölüler hissetmezler, sadece uyurlar …

Belirtmeliyim ki, elimle değil, yüreğimle yazıyorum ve kalemimi her zaman uygun çerçevede, toplumun yararını düşünerek kullanmaya çalışıyorum. Anlatımlardaki sertlik ve keskinlik konusunda beni anlayacağınızı umuyorum. Çünkü içinde bulunduğumuz koşullar, pembe - yumuşak cümlelerle değerlendirilemeyecek kadar tehlikelidir.

Malum devletimizin, toplumumuzun yıllardır çözülemeyen problemleri bulunmaktadır. Gemideki yolculuğumuzun rahat, güvenli geçmediği de bir gerçektir. Bunun nedeni: Fırtınanın türüne, çıkış zamanına, şiddetine karar verenlerin, yani dış güçlerin acımasızlığıdır ( büyük şirketleri, emperyalist devletleri ve onların istihbarat kuruluşlarını kastediyorum ). Doyumsuz canavarların mantıkları, tarihte de, günümüzde de aynıdır.

Lütfen kabul edelim: Ülkemizde kör gibi yaşandığı, yarınlara giden yolların iyice daraldığı ortada. Üzülüyorum, içim sızlıyor konuları masaya yatırırken. Perdeleri kolayca çektiğimiz, pencerelerden ufukları görebildiğimiz dönemler bitti. Kalın - yüksek duvarların arasındayız bugün. Duvarların mimarlığını, ne yazık ki bazı güçlü medya grupları yapmaktadır. Ulus devletlerin parçalanması sürecinde, uyku ilacı yerine geçen haberlerle, görüntülerle egemenlerin planlarına katkıda bulunuyorlar. Halkın gereksinimleri, mutsuzluğu onları ilgilendirmiyor. Yarın da ilgilendirmeyecek. Kutsal tapınakları kapitalizmdir ve içinde tapındıkları tek şey paradır.

Büyük devletlerin sicillerinde, büyük suçlar bulunmaktadır. Dünya çapında yapılan askeri harcamalar, yılda 1 trilyon doları geçiyor. Fakat yüzmilyonlarca insan, yaşam için gerekli temel şeylerden mahrum kalıyor. Bu paralar barış için harcanmış olsa, ne çok şeyler yapılabilirdi. Yaklaşık 1 milyar insanın yeterince beslenemediği istatistiklerden biliniyor. Bazı ülkeler bolluk içinde. Birleşmiş Milletler Örgütü’nün araştırmasına göre: Her yıl yaklaşık 5 milyon çocuk açlıktan ölüyor. Kürtaj yoluyla öldürülen masum bebekleri düşünelim. Sayıları: Yılda 40 - 60 milyon arasında değişmektedir. Dehşet verici bir adaletsizlik ve haksızlık. İnsanın insana yaptığı çirkinlikler …

Güzel günler görmemiz için, çengelden, yani yarı sömürge pozisyonundan nasıl kurtulabileceğimizi düşünelim birlikte. Duvarları da unutmayalım.

Yazan ve paylaşan - Claudius

Copyright

TYRANNOS Edebi Ürünler

Kompozisyonun

izinsiz kopyalanması, çoğaltılması,

amacı ne olursa olsun başka internet sitelerine eklenmesi

Fikir ve Sanat Eserleri Yasası’na göre

suç kapsamına girer.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 29
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 331
Kayıt tarihi
: 12.06.07
 
 

İzninizle hayatıma dair satır başlarını aşağıda sunuyorum. Yolunuz düşerse günün birinde beklerim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster