Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
485
 

Külkedisi

Külkedisi
 

Bu sabah kahvaltı keyfi yaptım aklımca. Tabağımı hazırlayıp TV nin karşısına geçtim. Bir süre, ' En son babalar duyar ' isimli diziyi izledim. Rahmetli Kemal Sunal' ın oğlu Sevgili Ali Sunal' ı ve değerli sanatçılarımızı izlemek gerçekten büyük keyif. Bu diziyi sevmeme rağmen, daha önce izlediğim için kanal kanal gezip başka bir izlenesi program bulma çabası içine girdim

13-15 yaşında tecavüze uğrayıp hamile kalan çocuklar, ikinci kez istismar edilip TV ye çıkarılmışlar ve çocuklar başlarından geçeni film anlatır gibi anlatıyorlar

Tam da olayın bu noktasında bizim, ' Kadından Sorumlu ( ! ) Devlet Bakanı' na ne kadar ihtiyacımız var? ' sorusunu kendime sormadan edemedim

O ara bir programa takıldım. Doğruyu söylemek gerekirse hala da etkisinden kurtulabilmiş değilim

Konumuz; bir üvey anne ve iki kız kardeş. Diğer tarafta anne ve babasını kaybetmiş, üvey annesiyle ve kardeşleriyle yaşama tutunmaya çalışan, ancak evden atılmak istenen çocuk yaşta bir kız.

Tıpkı, ' Külkedisi ' masalı gibi.

Üvey anne tam bir şuursuzluk örneği gösteriyor.

' Onu evde istemiyoruz ' diyor. Neden olarak da, ' Kız kardeşleriyle samimiyet kuramadığını ve külkedisinin babası öldükten sonra kendisine, ' anne ' demediğini ' anlatıyor.

Bu arada çok ince bir detayı gözden kaçırıyor. Bebekler, çocuklar ve hayvanlar kendisini seveni, büyük insanlardan bile daha iyi algılarlar

Başka?

Başkası yok, hepsi bu kadar ve ısrarla bu sebeplerden dolayı külkedisini evde istemediklerini belirtiyor. ( Külkedisi benim yakıştırmam )

Millet isyanlarda

' O ev külkedisinin de babasının evi '

' Hayır, babasının evi değil, onun babası öldü, artık ev bizim '

Bir süre sonra programa genç bir adam katılıyor. Üvey annesinin, kızgın maşayla dilini nasıl yaktığını ve yediği dayakları anlatıyor.

' Babama söyleyemiyordum, söylediğim anda üvey annemden babam işe gidince hergün dayak yiyordum ' diyor.

O arada ekranda, minik bir kız çocuğunu acımasızca hırpalayan bir kadın gösteriyorlar. Üvey annesi midir yoksa bakıcısı mıdır, ben daha fazla dayanamadım ve TV yi kapattım.

Yemek mi yedim zehir mi anlamadım... Sanırım bundan sonra TV izleyerek yemek yemeyeceğim

Bütün bunları izlerken yay gibi gerildim. Konunun, ' Üvey anne ' konusu olduğunu düşünmüyorum. Tamam belki kötü örnekler vardır ama bunu genele mal etmek yanlış olur.

Bunu üvey anneden çok, kişinin kendi şuursuzluğuna bağlıyorum. Tabi burada, ' şuursuz ' kelimesi çok yetersiz bir kelime ama tam karşılığını yazarsam biliyorum ki bilgisayarım, ' kaba ve argo sözcük ' ihtarını verecek

Şuursuzluk sözkonusu olunca bunun öz-üvey sınır tanımadığını düşünüyorum. İnsan, ' İnsan ' gibiyse zaten böyle davranamaz.

Ne üvey anne- babalar var ki çocukları onlara tapıyor. Onları kutluyorum ve sevgilerimi gönderiyorum.

İnsanın gerçekten gördüklerine, duyduklarına inanası gelmiyor. Kabus gibi.

Bilemiyorum belki de programın sonunda bir başka şuursuz sahneye çıkıp, ' Bu bir kamera şakasıydı hadi sırıtın, el sallayın ' der de Külkedisi' nin ve izlediğim çaresiz çocukların dramı son bulur.

Aksi halde, ortada bu kadar suç varken hepimiz kendimizi ciddi anlamda sorgulamalıyız!

http://www.esmakahraman.com/kulkedisi/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ülkemiz 27 Mayıs Anayasasında (İlginçtir askerler sayesinde)Geniş bir özgürlük ve örgütlenme şansına sahip olmuştu.Ezilen kitlelerin hak ve hukukları üstüste gelen beceriksiz iktidarlar sayesinde eritildi,yok edildi.Kafası basmayanlar ''Conilere'' koştu.Onlar da ''Zencilere'' uyguladıkları müthiş yöntemleri''öğrettiler.Kukla sendikalarla da örgütlenmeler yerlerde süründü...Veee..bu günlere geldik.Şimdi sizler gibi gerçekleri yazanlar sayesinde ,okur-yazarlar sayesinde belki bir kıpırdanış olacaktır.Sevgilerimle...

Mesut Selek 
 19.12.2007 12:59
Cevap :
:) Sayın yazarım sefalar getirdin. Kıpırdanış olmalı kesinlikle evet, ama beni asıl düşündüren şey bu sevgisizlik. Dilerim en kısa zamanda sevgisizliğin aşısını bulurlar da, birbirimizden nefret etmek yerine birbirimizi sevmeyi öğreniriz...Sevgiler  19.12.2007 14:01
 

Duyduklarımızı ve gördüklerimizi anlamakta zorluk çekiyoruz öyle değilmi.Sevgilerimle ve saygılarımla.

ay.şe 
 18.12.2007 15:17
Cevap :
:) Sayın yazarım sefalar getirdin. Anlamakta güçlük çekmek bir tarafa anlamamız imkansız. Korkunç yaa gerçekten kabus gibiydi...Sevgiler  18.12.2007 17:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1929
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 654
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster