Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ekim '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
290
 

Kültürel gericileşme

Ulus devletleşme, tarihsel açıdan bakıldığında ortaya çıkışı bakımından, bir ilerleme hareketi olarak görülebilir.

Aslında tarihe ilerlemeci bakmak sorunludur, çünkü, tarihin kendiliğinden ilerleyişinin bir ideolojisi olmak zorunda değildir. Büyük ölçüde, zaten, tarihte olabilir olan olmaktadır. İnsanoğlunun yarattığı keşfettiği yeni şeylerle, eski düzenler varlığını sürdürememektedir, bu nedenle insanoğlu ve düzeni sürekli bir devinim içindedir. Herşey birbiriyle karşılıklı etkişelim ve denge içindedir. Yeniler gelmekte, eskiler ise gitmektedir.

Zamanında, milliyet, ulus gibi kavramların siyasi olarak bir önemi ve anlamı yoktu, çünkü devletlerin kurucu öğesi değildi. Ne zaman ki yeni devletleşmeler ulus temelinde kurulmaya başlandı, o zaman bunlar önem ve anlam kazanmaya başladı.

Böylece, milliyetçilik teorize edildi. Teorileşmiş milliyetçilik insanların kendilerini anlamlandırmalarının ölçütü olmaya başladı.

Milliyet doğarken kazanılan hak olarak ilan edildi. İnsanlara belli bir milliyetten olması dikte edilmeye başlandı. Öyle ki şu an uluslararası hukukta, vatansız olamazsın, milliyetsiz olamazsın, bu konudaki asilere haymatlos diyorlar, sanırsam Almancadan gelen bir vatansızlık kavramı, eğer bir ülkenin vatandaşına ve tabiyetine bağlı olmazsan orada barınamazsın. Kovarlar.

Elbet bu anlayış insanoğlunun tarihsel sürecinde kovulacaktır, ancak şu an kovucu olan o.

İşte kültürel gericileşme budur. İnsana, insan olmak için bir milliyetten olmayı dikte eden anlayıştır. Dahası, bir dinden olmayı dikte eden anlayıştır, hatta öyle yobazlar var ki, bu işi daha da ağırlaştırarak, insan olmak için, hem belli bir din ve hem de belli bir milliyetten olmayı dikte eder.

Örneğin biri, Türk olmaktan ve müslüman olmaktan gurur duyduğunu göğsünü gererek tonlayabilir. İyi de kardeşim, x ve y olmaktan niye gurur duyuyorsun, z ve t olsaydın gurur duymayacak mıydın? Z ve t olunca da gurur duyacaksan, neden x ve y olmaya böyle özel bir anlam yüklüyorsun? Bu bir tür hindilik değil midir, kabara kabara ne olacak? Neden bunu basit bir özellik olarak yaşamıyorsun ya da değersizleştirmiyorsun?

Neysen osun, ister çingene ol, ister berdüşt.

İnsan olmak için ne milliyete ne dine gerek vardır. Bunları insan olmanın merkezine koyan bugünkü anlayış, özünde ırkçıdır, kültürel gericileşmedir.

Artık ülkelerin, baskıcı ulus devletlikten çıkması gerekmektedir. İnsan olmanın anlamını milliyete, kemik yapısına, kafatasına bağlamaktan kurtulmak lazımdır, insan gibi, adam gibi yaşamak için, milliyet ve din merkezi öncelikler olmaktan çıkmalıdır.

Kimse bir dine mensup olmak zorunda değildir, kimse bir milliyete mensup olmak zorunda değildir, kimse atasının dedesinin kemiğinin kimyasal yapısının peşinde koşmak ve bunu sınıflamak zorunda değildir, insanca ve özgürce yaşamak için.

İlerde büyük ihtimal toplumsal düzenler, ulus devlet temelinde kurulmaktan kurtulacaktır. Çünkü, şu anki devlet anlayışı, imparatorluk sonrasında en mümkün olan birim üzerinde kurulmuştur. Bu birim doğal olarak, o zamanın iletişim, ulaşım vs. koşullarında dolayı belli bir homojenlik gösteren yerel güçler olan uluslar idi. Ama artık insanoğlu, kurumsal yapıların baskısından kurtulmaya daha çok bireyleşmeye, (ki aslında herkes denizdeki balıktır, ne kadar bireyleşsek de, bizi kuşatan, birey olmamızın olanağını sağlayan bir evrenimiz olacaktır, bu evrende kendi varoluş nedenlerini bireyliğimize enjekte etmiş olacaktır, her halükarda tam bir bağımsızlık mümkün olmayacaktır, ancak bağların kopabilme ve değişebilme kolaylığı olacaktır) başladıkça milliyet ve din gibi baskıcı faktörlerden kurtulacak ve hiç de 'kutsallık' içermeyen çok daha esnek ve değişik temalarda toplumsal yapılar kurulacaktır.

Bu fütüristik bir fantazya olabilir ancak, insanlara bir milliyeti olmasının gerektiği ve kendisinin ancak öyle anlamlı olduğu ve olacağını söylemek açık ve seçik kültürel gericiliktir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 466
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 977
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster