Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Eylül '06

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
333
 

Kültürel mutasyonlar

Genetik mutasyonlara alışığız ama kültürel mutasyonlardan nasıl söz edebiliriz?

Tarihe bakalım:

Neolitik devrim, yani yerleşik yaşama geçiş, başlatılmasından 12.000 yıl sonra bile, dünya nüfusunun ancak % 80’ini etkilemişti. Kentleşmişlik 1960’larda, 6.000 yıllık yazı 1980’lerde kürel yarı nüfusu kapsıyordu. Bunlar kültürel mutasyonlardı ve kültürde süreksizlik yaratmışlardı.

Aristo, tüm dünyayı etkileyecek duruma, yani 1200’ler Avrupa'sına 3 dil ve 5 ülke değiştirerek gelmişti.

Bilimsel devrimlerin yapısı ise, Kuhn’dan beridir çalışılan bir konu.

Hepsine birarada baktığımızda ortak ne görüyoruz?

Yeniliklerin kabulü zaman alıyor. Bazı azınlık insanlar yeniliklerin kabulüne daha açık, çok daha azı ise yenilik icat etmeye açık ki bu çok önemli bir farklılık, çünkü yenilik icadı kişiyi de değiştiriyor ve bu geleneksel kültürlerde sorun yaratıyor. Yeniliklerin aktarılmasında epeyi zaman (yüzyıllar), mekan (çok ülke), araç (dil) değişmesi gerekebiliyor. Örnekse: Sinemanın doğrusal olmayan zamanlar kavramının fizikte tümüyle yerleşip sistematize edilmesi çok zaman alacak. Hangi ülkede ve ne zaman gerçekleşeceği henüz belirsiz.

Ben bir kültürel mutasyonum. Epeyi değişik konuda. Bunların bir bölümü aktarılabilir, bir bölümü aktarılamaz, ya henüz erken olduğu için, ya da ben uygun değişim olmadığım (katır olduğum) için.

20. Yüzyıl o denli çok kültürel mutasyon getirdi ki bir bölümü (Tsiolkovsky’nin uzay düşünceleri veya Verne tarzı bilimkurgu roman) aktarılamadan ya da kalıcılaşamadan yitti gitti, yani onların yolunu izleyen şimdilerde yok. Gerçi Aristo’nun da aktarılmasında süreksizlikler olmuştu, böyle bir durum sözkonusu olabilir.

En yeni ve en farklı kültürel mutasyon, trans, post, meta, zeno hümanizm yolları. İnsanın biyolojik değil de, kültürel olarak başka bir tür olmasını tartışıyorlar. Yeri ve zamanı çok uygun, kabul edecek insanlar var. Destek altkültürler (uzaycılık, robotçuluk, klonculuk, vd) var.

Kuramsal olarak bu kültürel mutasyonun yerleşmesi gerekli ama bundan kuşkuluyum. Neden? Gözlem: Transhümanizm sitesindeki yazıların ağırlıkları yok. Bir de bu çok az sayıdaki insanın farklı yönlere eksodus yapmak istemesi sorunu var ve ben de bu sorunu yaratanlardan biriyim, çünkü onlarla aynı yöne gitmek niyetinde değilim. Onlar hümanizmin devamı olan ve yine çıkmaz ve dar olan bir sokağa girmek istiyorlar, bense açar bir yol ve otoyol genişliği peşindeyim.

Kültürel bir mutasyon nasıl korunur? Yazarak. Yazdım ve metinlerim okundu ve başka zihinlere aktarıldı. Tohum atıldı.

Kültürel mutasyonun genetik değişimden farkı, değişimi alanın bunu çokça ayırsayamaması ki zaten zihinsellikten değil, kültürellikten söz ediyoruz. Birşeyin bilinmesi ama bilindiğinin bilinmemesi gibi kültürel durumlar, çokça kültürel bilinç yokluğundan söz etmemizi getirebilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2217
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 486
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster