Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Şubat '07

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
3653
 

Kültürümüzde anlatılamayan değerler

Evde istirahat etmekteyken, sıkıntı bastı. Televizyon kanallarını dolaştım. Çoğunda kültür diye sunulan, anlaşılmaz programlar vardı. TV kanallarındaki mevcut programlardan tatmin olmayınca, radyo dinlemek istedim, yine aynı içerikli yetersiz konular karşıma çıkınca, gazetelerde farklı bir şeyler aradım. Yine kültür diye, anlaşılmaz değerler karşıma çıkınca canım sıkıldı.

Kısa bir zaman aralığında, kültür adına yetersiz ve anlaşılmaz değerlerle karşılaşmak, dikkatimi, kültür anlayışımı tekrardan sorgulamak ihtiyacımı doğurdu.

Kültür diye bize anlatılanlarla, gerçek kültürümüzün bağı nedir? Anlatılanların gerçek-kültürümüzdeki yeri nedir? Sorusu kafama takıldı.

Beyin gücümde, bildiğim ve yaşadığım kültürle, anlatılan kültürel değerlerin bağlantılarını yorumladım. Anlatılan kültürel değerlerle, düşüncelerimdeki kültür değerleri arasında boşluklar oluştu.

O zaman; kültürü, sağlıklı ve reel incelemek için, kültürün bilimsel tanımını yapmak gerektiğine inandım…

Bunun için elimdeki ansiklopedilerde ve sözlüklerde, kültür tanımlarına bakıyorum.

Bir ansiklopediden, kültür ile ilgili alıntı; "Kültür, bir insan topluluğunun kuşaktan kuşağa, aktardığı DİNSEL İNANÇ, bilgi ve uygulamaları ifade eder. Kültürü anlamak ve açıklamada kolaylık olsun diye ikiye ayırıyoruz; maddi ve manevi kültür diye… İşte bütün maddi kültür olayları manevi kültürdeki İNANÇLARA dayandığı için, kültür denince daha çok manevi kültür anlaşılır", şeklinde ifadelere rastlıyoruz.

Ansiklopedik sözlük ise, kültürü "Bilgileri, DİNSEL İNANÇLARI, sanatı, ahlakı, hukuku, gelenekleri, görenekleri örfü, ananeyi ve insanın bir toplumun bireyi olarak edindiği bütün yetenekleri ve alışkanlıkları içeren karmaşık bir bütün" olarak tanımlıyor.

Kültüre yönelik bilimsel tanımlamaları arttırmak mümkün. Bu tanımlamaların çoğunda, ağırlıklı unsur olarak öne çıkan değerlerin başında (İNANÇ-DİN) ifadesine rastlanılmaktadır.

Buradan da şu tespiti yapmak mümkün olmaktadır. Kültürün oluşmasındaki en önemli unsurlardan birisi de (İNANÇDIR-DİNDİR)

Yaşamımızdaki etken kültürel değerlerden olan, örf, adet, gelenek, görenek, moda ve töre gibi benzer oluşumlarda da, inanç- din çok etken bir unsur olarak da karşımıza çıkmaktadır.

O zaman, kültürünü iyi bildiğine inanan insanların, kendi dinlerini de çok iyi bilmeleri gerekmektedir. Çünkü kültürün önemli güç kaynaklarından biride dindir.

Alfabedeki harfleri tanımadan, okuma becerisinin olamayacağı mantığıyla, dindeki bazı değerleri tam bilmeden, din kültürünü bilmek, dini sağlıklı anlamak, din kültürünü ve genel kültürü özüne uygun yaşamak mümkün müdür? Düşüncesi ortaya çıkmaktadır.

Gerçekten din kültürümüzü tam olarak biliyor muyuz?

Kültürümü, din kültürümü çok çok iyi biliyorum diyen kimselerinde, o zaman aşağıdaki soruları ve benzer soruları da çok iyi cevaplayabilmeleri gerektiğine inanıyorum.

Soru–1) Din nedir?

Soru–2) İslam nedir?

Soru–3) Kuran nedir?

Soru–4) Farz nedir?

Soru–5) Farzı yapmanın karşılığı nedir?

Soru–6) Farzı yapamamanın karşılığı nedir?

Soru–7) Kuranın indirilişinde ilk farz olarak hangi emir gönderilmiştir?

Soru–8) Kuranın indirilişinde ikinci farz olarak hangi emir gönderilmiştir?

Soru–9) Kuranın indirilişinde hangi farzın yaşanması için peygamberimize baskı uygulanmıştır?

Soru–10) “OKU” farzının haricinde peygamberimize başka farzlarda da baskı uygulanmış mıdır?

Soru–11) İslam’ın bin aydan hayırlı gecesi hangisidir?

Soru–12) Kadir gecesinin hikmeti nedir?

Soru–13) İlk Kadir gecesinde Allah hangi farzları göndermiştir?

Soru–14) Kadir gecelerini Allahın emrettiği değerlere uygun olarak yaşıyor musunuz?

Soru–15) Allahın yarattığı en değerli varlık nedir?

Soru–16) İlk farzın yaşanmasının insan beyninin gelişimine katkısı nedir?

Soru–17) İlk farzın yaşanmasının toplum gelişimine katkısı nedir?

Soru–18) İlk farzın eğitime ve bilime katkısı nedir?

Soru–19) İlk farzın kalkınmaya katkısı nedir?

Soru–20) Bugün, insanlığın en büyük sorunu nedir?

Soru–21) Bugün, İslam dünyasının en büyük sorunu nedir?

Soru–22) Bugün, geri kalmış İslam toplumlarının geri kalmışlığının sebebi nedir?

Soru–23) Bugün, sömürü dünyası bütünleşirken, İslam toplumları arasındaki bölünmelere nasıl bakıyorsunuz?

Soru–24) Kuran, Allahın emirlerini ve sözlerini içerir. Çokça bir şeyden bahsetmek, bahsedilen konunun önemini belirtir. Kuranda Allah en çok hangi hususlardan bahsetmektedir? Çokça bahsedilen hususları biliyor ve yaşamınızda dikkate alabiliyor musunuz?

Soru–25) Kuran-ı Kerimde bilimin yeri nedir? Kaç kere bilimden bahsedilmektedir?

Soru–26) Kuran-ı Kerimde hak-hukuk-adaletin yeri nedir? Kaç kere hak hukuk adaletten bahsedilmektedir?

Bu soruları arttırmak mümkündür. İyi bir Müslüman, genel İslam bilgileri yanında, bu ve benzer soruların cevabını da çok rahat bilebilmeli ve gereğini yapabilmelidir. Tıpkı okuma becerisinden önce alfabedeki harfleri tanımak gerekliliğinin mantığı gibi.

Bu soruların genel cevabında; okumak, eğitim, bilim, iman, erdemlik, eşitlik, adalet, insanlık, sevgi, saygı, ilgi, …., vs gibi Allahın güzel değerleri vardır. Ama bilhassa bugün, hangi İslam toplumunda bu değerleri bulmak mümkündür?

İslam adını tasarruf eden bazı toplumlarda, cehaletin bütün türevlerini bulmak mümkünken, okumadan, eğitimden, bilimden, adaletten, sevgiden, saygıdan, ilgiden, …vs , kısaca kendi inanç kültürel değerlerinden bu toplumların kaçışlarının sebepleri nelerdir? O zaman İslam diye tanımlanan, bu toplumların kültürlerinin güç kaynağı nedir?

Sömürü dünyasının ifadesi olan "Sömürü; kültür asimilasyonuyla başlar. Asimile et, böl, parçala, yönet, sömür."

Değişik kültürleri de inceleyelim ama öncelikli olarak, kendi kültürümüzün parçası olan İslam kültürünü, dinamik değerleriyle, herkesin anlayabileceği şekilde, sadeleştirerek tam olarak öğrenelim, ondan sonrası kolay.

Evet, bazı, tv, radyo, gazetede kültür diye anlatılan uçuk, ilgisiz, yetersiz, anlaşılamayan, ithal konularla, inançlarımızın, dinimizin, örfümüzün, … kısacası reel yaşamın yani kültürümüzün bağları ne kadar???

Farklı kültürlerin empoze ettiği uyumsuz, yetersiz değerleri baş tacı edip, kendi kültürlerinin dinamik değerlerinin önüne geçiren toplumların sıkıntısı bitmeyecektir.

İslam kültürünün en önemli konularından olan ve bilhassa toplu yaşamın da önemli değerlerinden olan, okumak, eğitim, bilim, adalet, kamu, sevgi, saygı İslam kültüründe, yeterli ölçüde anlatılabiliyor mu?? Veya neden anlatılamıyor? İslam toplumlarında inancın gücü de kullanılarak okumak eğitim, bilim, adalet, kamu, … gibi değerlerin sıkıntıları aşılamaz mı?

Evet, kültürdeki din esprisinin boyutunu kabullenmek, dini bilgileri herkesin anlayabileceği şekilde yalına indirgeyerek, din kültürünün dinamik değerlerini tasarruf etmek, fertsel, toplumsal ve bölgesel sorunların da çözümünü kolaylaştıracaktır. Çünkü fertlerin ve toplumların uyumunu sağlayan ana unsur, kültür birlikteliğinin gücünden geçmektedir. O zaman, kültür programlarında, kültürün en etken güçlerinden olan ve anlaşılır anlatılamayan, din kültürü, herkesin anlayabileceği şekilde anlatılabilmelidir.

Konuyu yukarıdaki değerler çevresinde bazı tv, radyo, gazetelerle tüm halkımızın dikkat ve taktirlerine saygı ve sevgiyle sunuyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 2423
Kayıt tarihi
: 28.10.06
 
 

Mühendisim. 53 yaşındayım Trabzon doğumluyum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster