Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '12

 
Kategori
Ev / Bahçe
Okunma Sayısı
88521
 

Kumkuat: Altın portakal

Kumkuat: Altın portakal
 

2011 yılının Aralık ayının başlarıydı sanırım, güneşli ve yürüyüş için ideal bir kış günüydü. Eşimle beraber sık sık yaptığımız gibi, evimize yürüyüş mesafesinde bulunan bir botanik bahçesine yürümüştük. Ayda birkaç kez bu botanik bahçesine yürümek, orayı ziyaret edip yeni gelen bitki ve çiçekleri incelemek bizim için bir alışkanlık olmuştu. Kumkucuk ile ilk defa o gün tanıştım. ‘Bunun adı nedir?’ diye sorduğum görevlinin yanıtını, anlamadığımı sanarak birkaç kez tekrar ettirdim. Görevliyi net bir şekilde duymuştum fakat daha önce rastlamadığım bir cins olduğundan emin olmaya çalışıyordum. Sonunda, limona benzer fakat portakal renginde yapraklarından narenciye olduğunu anladığım bu bitkinin adını öğrendim: KUMKUAT. Yaklaşık bir yıldır bizimle beraber ve balkonumuzu şenlendiriyor. Ben kendisine ‘Kumkucuk’ olarak sesleniyorum.

ÖZELLİKLERİ VE TARİHÇESİ:

Kumkuat (Kamkat diyenler de varmış), “turunçgiller ailesinin küçük mücevheri” olarak adlandırılıyor. Bizim kumkuat adını verdiğimiz bu meyve, bilim dünyasında “Fortunella margarita” olarak adlandırılıyor. Fortunella adını, 1812 – 1880 yılları arasında yaşamış İskoçyalı bahçecilik uzmanı Robert Fortune’un soyadından alıyor. Robert Fortune, Çin’de yaşadığı yıllarda sürekli ilginç bitkileri toplamış ve İngiltere’ye dönüşünde de bu koleksiyonunu beraberinde getirmiş. Batı dünyası, bu birikimin içinde yer alan kumkuatla, Fortune sayesinde tanışmış. Dünya halkları arasında da “kumquat ya da komquot” adlarıyla anılan meyveye “altın portakal” diyenler de var çünkü Kumkuat (Kumkuat) Çincede altın portakal manasına geliyor (golden orange).

Doğu Asya ve Çin’de doğal olarak yayılış gösteren çalı biçimindeki kumkuat; portakal, mandalina, bergamot, limon gibi turunçgiller ailesinin bir meyvesidir. Biçimi limona, rengiyse olgunlaştığında tıpkı portakala benzer. Ama limon ve portakalın kabuğunu soyarak yersiniz; kumkuatın kabuğunu soymanıza gerek yoktur, kabuğu ile birlikte yenilir. Kokusu bergamotu andırır ve elinizde tuttuğunuz kumkuatın kokusu uzun süre gitmez. Tadı da çok tatlıdır. Dünya da, Çin, Japonya, Amerika, Porto Riko, Guatemala, Kolombiya, Brezilya ve Güney Hindistan da yetişir.

Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde yetiştirilmeye çalışıldıysa en iyi meyve oluşumu  Rize ilinde sağlanmıştır. Rize’ye 50-60 yıl önce Batum’dan gelmiştir. Gerek ülkemize gelen yabancılar gerekse Gürcistan'a gidenler bu meyveyi orada görmüştür. Kilosunun Rusya'da 6 dolar olduğunu görmeleri ve Ruslar tarafından bu meyveye ‘Doktor’  denilmesi üzerine üretime başlanmıştır. Rize’de Temmuz ayı sonlarına doğru çiçek açmakta, meyve oluşması Ağustos sonu ile Eylül ayı içersinde olmaktadır. Meyveleri iri zeytin büyüklüğünde olup Nisan-Mayıs aylarında yeme olgunluğuna erişmektedir. Meyve koparılmazsa bir yıl bitki üzerinde süs gibi kalabilmekte ve koparıldığında aynı lezzetle yenebilmektedir.

 

NASIL VE NEREDE KULLANILIR?

Kumkuat, çiğ olarak tüketilebildiği gibi, reçel, marmelat, meyve suyu, şekerleme, kek, pasta yapımında da kullanılıyor.

Çin restoranlarında ise yemeğin sonunda yenen bir tatlı çeşidi olarak biliniyor. Dünya restoranlarında tatlı ve salatalarda en gözde yeri alır. Ayrıca alkollü içki masalarının bulunmaz çok değerli mezesidir.

FAYDALARI:

C vitamini  bakımından zengin olan Kumkuat, kabuğu ile beraber yenildiğinde gribal enfeksiyonları önlemede önemli rol oynamaktadır. 100 gramında 151 miligram C vitamini vardır. Kas ve doku oluşumu için gerekli olan bu vitamin diğer mineral ve vitaminlerin daha iyi kullanılmasına da yardım eder. C vitaminine günlük gereksinimiz 30 miligram. Yani 20 gram kumkuat, günlük C vitamini ihtiyacımızı karşılıyor. Ayrıca 100 gramı yendiğinde 274 kilokalori enerji ve 3,8 gram protein veriyor.

A, B1, B2, B3 vitaminlerini ve Kalsiyum da ihtiva eden kumkuat, sinir sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Tansiyonu ve kolesterolü düşürür.

BAKIMI:

Doğrudan güneş ışığı istemeyen bu bitki dolaylı ışıklardan da yararlanabilir. Çok fazla soğuk ve sıcak havada bırakma çiçeğin yapraklarına, çiçeklerine, meyvelerine ve köklerine zararlıdır. Hava akımlarından kolay etkilenen kumkuat bitkisi bu etkiden korunmalıdır. Yapraklarında ve gövdesinde kendi kendine oluşan parazitler için ayda bir ilaçlama yapılmalıdır. İlacı piyasadan kolaylıkla bulabilirsiniz.

 Her bitki gibi zamanla topraktaki vitamin ve mineralleri tüketir. Bitkiye yılda en az iki kere vitamin ve mineral desteği sağlanmalıdır. Saksı değişimi genellikle sıcak ayların başlangıcı olan mayısta yapılmalıdır. Kumkuat bulunduğu yerde başka cisimlerle temasta bulunmalıdır.

Kış aylarında bitki aşırı soğuktan korunarak çok az sulanmalıdır. Yaz aylarında ise bitkinin suya olan ihtiyacı artacağından bitkiye verilen suyun arttırılması gerekmektedir.

 Bitkiyi sularken kullanılan kap her sulamada aynı ölçüde, sulamalar aynı günde ve aynı miktarlarda su dökülmelidir. Bitkiye kış aylarında musluktan aldığımız soğuk çeşme suyunu vermemeliyiz. Verdiğimiz su oda sıcaklığında olmalıdır. Ben kışın haftada bir, yazın iki-üç günde bir suluyorum.

 

SONUÇ:

Dünyada kabuğu ile beraber yenilebilen ve evde, balkonda yetiştirilen belki de tek meyve ağacı Kumkuattır. Minyatür portakal olarak da bilinen kumkuat, hem vitamin kaynağı hem de süs bitkisi olarak 5 yıldızlı otellerin iç mekân düzenlemesinde peyzaj malzemesi olarak da kullanılmaktaymış. 

Kapatılarak oda haline getirilmiş ve Güneye bakan balkonumu çok sevdi. Fakat yazın çok sıcak olduğu için Kuzeye bakan ve kapatılmamış balkonuma alıyorum, çünkü aşırı sıcağı sevmiyor. Bir sene önce satın aldığımızda üstünde mevcut meyvelerinin bir kısmını çocuklarım çiğ olarak yediler ve çok beğendiler. Artan birkaç taneyi eşim yaptığı portakal reçeline katmış, çok beğendik. Reçele kattığı aromayı tahmin bile edemezsiniz.

Bizim gibi değişik bitkilere meraklı iseniz kumkuatı mutlaka tavsiye ediyorum. Hem ürün veriyor, hem de balkonunuza veya odanıza müthiş bir zenginlik katıyor. Meyvelerinin çiçekten meyveye ve olgunlaşıp altın sarısı renge dönüşmelerini gözlemlemek oldukça zevkli bir uğraş oluyor.

Sağlıkla kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 159
Toplam yorum
: 288
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1234
Kayıt tarihi
: 19.06.12
 
 

1963 yılında Balıkesir'in şirin ilçesi Erdek'te doğdum. Yüksek lisans eğitimimi Dokuz Eylül Ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster