Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '13

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
124
 

Kumsalda yalnız

Kumsalda yalnız
 

Yüksek kayalıklarla çevrili kumsalda göz alabildiğine maviler ve beyazlar içindeyim. Gök, su, kum hepsi birbirine karışmış. Aralarda altın pırıltılar göz kamaştırıyor. Yüzüm, denize ve güneşe dönük, gözlerim kapalı. Serin dalgacıklar incecik kumla oynaşıp çıplak ayaklarımı yalayıp gıdıklıyor. Kollarım iki yana açık. Hafif bir meltemle çırpınıp bacaklarıma sarılan eteğimin ve denizin genizden gelen sesinin etkisiyle hipnotize olmuş gibiyim.

Bu şekilde ne kadar kaldığımı bilmiyorum. Zaten önemli de değil. Artık hiçbir şeyin önemi yok. Bütün kavramlar geride kalmış, şimdi yalnız deniz, kumsal ve ben varım. Duyularım daha keskinleşmiş gibi. Damarlarımda akan kanın sesini duyabiliyorum. Kalbim dalgaların sahile vuruşu ile eş zamanlı atıyor. Elimi uzatsam tepemden uçan martıyı yakalayabileceğim. Kollarımı yavaşça sallamaya başlasam ayaklarım yerden kesilecek, hiç zorlanmadan bulutların arasından süzülüp sonra denize dalacağım. Önce kollarımda ve yüzümde, daha sonra belimde, bacaklarımda ve en son da ayaklarımda suyu hissedip ürpereceğim. Gözlerimi açtığımda dipte bir balık sürüsünün peşine takıldığımı, onlarla beraber nefes alabildiğimi, aralarındaki iletişimin bir parçası olduğumu göreceğim.

Ah! Yüzerken ayağımı bir kayaya çarptım galiba! Hızla suyun üstüne çıkmaya başladım, şimdi gökyüzüne doğru kanat çırpıyorum ve nihayet yine yerde, kumsalda, ayaklarım bileklerime kadar suyun içinde , kollarım iki yana açık, yüzüm denize ve güneşe dönük, gözlerim kapalı duruyorum. Ayağım hala acıyor. Gözlerim çok zorlanarak açılıyor, güneşin parlaklığı bir şey görmemi engelliyor, nefes bile alamıyorum. Kollarımı indirip başımı yere eğiyor ayağıma bakıyorum. Önce gördüğümün ne olduğunu bilmiyorum, sanki başka bir dünyadan gelmiş gibiyim.

Sonunda anlayabildiğimde sağ ayağımı sallayıp diğer ayağımın üstünde zıplamaya başlıyorum. Sağ baş parmağım bir yengece yem olmak üzereymiş! Şimdi ne yapacağım? Hemen bir sopa bul! Bırakmıyor pis hayvan! Eve gitmek istiyorum! Medeniyet istiyorum!!!!!!!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Keşke son paragraf olmasa idi. Sabah erken saatte uyuyan denizin adeta koynuna girercesine girmek o denli hoştur ki. Adeta sevgilinin koynunda gibi. Adeta onu uyandırmadan atılan hafif kulaçlar veya bacak ve kol hareketleri adeta okşar gibi atılır. İşte bu sevgiliye şükrü , teşekkürü getirir. Saygılarımla....

hssensoz 
 02.12.2013 13:01
Cevap :
Ben de son cümledeki yengeç kapmasıyla ilgili zaman zaman ikileme düşüyorum ama o komik durum da hoşuma gitmiyor değil. Görüşünüze saygı duydum. Teşekkürler.  02.12.2013 17:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 151
Kayıt tarihi
: 26.01.13
 
 

Üsküdar Amerikan Lisesi ve İ.Ü. İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Öncelikle annem ve babamın s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster