Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '08

 
Kategori
Astroloji
Okunma Sayısı
1221
 

Kunduz (Boğa Burcu ) 2. Bölüm

Kunduz (Boğa Burcu ) 2. Bölüm
 

Kunduzlar ; Doğanın baraj mühendisleri


Bu burcun totemi olan kunduz, insanların yanısıra kendi rahatı, huzuru ve güvenliği için doğayı değiştiren hem de çarpıcı biçimde değiştiren ender bir hayvan türüdür. Gelişkin kunduzlar 30-35 kilo kadar gelirler ve yaşamları boyunca sürekli büyürler. Bazen boyları 1 metreyi bulabilir. Bedenleri doğal çevreye şaşırtıcı bir şekilde uyum sağlar. Bir kara hayvanı olduğu halde zamanının büyük kısmını suyun içnde geçirir. Solunum ve kan dolaşım sistemi öylesine düzenlenmiştir ki yeterli oksijeni alarak 15 dakika suyun altında kalabilir. Uzun, geniş ve yassı kuyruklarıyla tanınır. Pullarla örtülü bu kuyruğu suyun içinde kürek gibi, karadaysa dengesini sağlamak için kullanır. Ön ayakları çok beceriklidir ve tıpkı bir insanın mışır yemesi gibi bir dalı çevire çevire kemirebilir. Suların önünde çamur, ağaç dalları ve yapraklarıyla baraj kurarken ellerini ustaca kullanırlar Arka ayaklarında masa tenisi raketi boyunda yüzgeçleri vardır ve onların yardımıyla suda şaşırtıcı bir hızla yüzebilirler. Kahverengi derileri çok kalındır ve derialtındaki yağ tabakalarıyla su geçirmez bir zırh gibidir. Dişleri kırıldığı zaman yerine yenileri çıkar. Keskin dişlerinin arkasındaki deri parçası su yutmalarını önler. Kulak ve burunları da açılıp kapanan yapıdadır ve gözlerinde de ince deriden küçük kapakçıklar gerektiğinde kapanarak su yutmasını önlerler.19 yüzyılın başlarında insanların kıyımı sonunda kunduz soyu neredeyse tükenmek üzereydi.İnsanlar sonunda kunduzların suların doğal yapısını korumak için ne kadar yararlı olduklarını anladılar ve akarsuların, göllerin, bitki örtüsünün, çevrenin güzelliğinin korunmasına, balıkların üreyip gelişmesine büyük katkıları olan bu hayvanların korunması ve avlanmasını önlemek için bir dizi yasak koydular.

Kunduzlar genellikle sessiz hayvanlardır. Herhangi bir tehlike anında geniş kuyruklarını çarpa çarpa birbirlerine haber verirler. Eşleştikleri zaman bu beraberlik ömür boyu sürer. İyi birer ana-baba olan bu hayvanalr yavrularını yuvalarında iki yıl boyunca sevecenlikle büyütürler. Ancak doğumdan sonra bazen ana kunduz babayı evden kovar ve yavruları kendi başlarına hareket edebilene kadar da sokmaz.Eşlerini kaybeden yaşlı erkek kunduzlar da ileri derecede aksileşirler.


Bu burcun insanları da hayvan totemleri gibi rahatları, huzurları ve güvenlikleri için çevrelerini güçlü biçimde değiştirirler. Onlar da kunduzlar gibi bu değişiklikleri yavaş, dikkatli, sürekli ve yaratıcı biçimde gerçekleştirirler. Özledikleri ortamı kurdukları zaman onu koruyup sürdürmek için onarım da yaparlar. Kendilerini rahat, huzurlu ve emniyette hissetmeleri ve geliştirebilmeleri için sınırları çizilmiş ve iyi düzenlenmiş mekanlara ihtiyaç duyarlar. Totemleri gibi onlar da suyu çok sever, yüzmekten, yelken açmaktan, su kenarında olmaktan hoşlanırlar. Su, onların nesneleri daha iyi kavramalarına ve yaşama yeni bir gözle bakmalarına yardımcı olur. Akıllı ve becerikli olan bu insanlar, kişisel gelişimleri için zorunlu ve yararlı gördükleri herşeyi kolayca öğrenebilirler.Onlar da kunduzlar gibi çevrelerini bir kez düzene soktuktan sonra bedensel ve ruhsal uyumu yakalarlar. Evleri şaşırtıcı özgünlüklerle doludur. Evlerini, işlerini ya da arkadaşlıklarını düzenlemeye kalktıklarında gerçek bir mucize yaratabilirler. Daha verimli ve düzgün bir çalışma ortamı yaratabilmek için bazı şeylerin değişmesi gerektiğine inanırlarsa o şeyleri mutlaka değiştirirler. Onlara yeterli süre tanınırsa işleri sürtüşmesiz ve çok uyumlu yürüyecek biçimde düzenleyebilirler.Güven duymadıkları bir ortamda ilkin suskun dururlar. Ortama alıştıklarında görüşlerini açıklamaktan çekinmezler.

Duygulara geldiğinde iş bambaşkadır. Duygularını bir barajın suyu tutması gibi içlerinde tutarlar. Kunduz insanları duygularını azar azar açığa vurmayı öğrenmelidirler. Yoksa bir gün barajın yıkılması ve bir duygu selinin içinde boğulma tehlikesi vardır. Fakat duygularını açıklamaları da çok zordur çünkü çevrelerini kendi sorunlarına ortak etmek istemeyen bağımsız bir kişilikleri vardır. Yaşamı bütün değişkenlikleri içinde kabul etmeyi öğrenemezlerse çok içine kapanık, dar kafalı ve mutsuz hale gelebilirler. İç huzursuzluklarını örtmek için kendilerini yemek, içmek gibi benzeri şeylere ölçüsüzce kaptırabilirler. Uzun süre bu durumda kalır ve duygusal planda kendilerine set çekerlerse boyun veya gırtlaklarında rahatsızlıklar veya yeme, içme tutkuları sonucu karaciğer veya pankreas hastalıklarına yakalanabilirler. Bu insanlar ilişkileri çok ciddiye alırlar. Kendilerine bir eş seçtiklerinde onunla bir ömür boyu beraber olmak isterler. İlişkinin dengeli ve tutarlı olması onlara gereksindikleri huzur duygusunu sağlar, böylece yeni alanlara açılabilirler. Sevdikleri zaman öylesine severler ki sevdikleri kişiyi aşırı ilgi ve sevgileriyle bunaltabilirler. Çok iyi niyetli kişilerdir.

Kunduz kadınları yavrularına büyük ilgi ve bağımlılık gösterir ve onları tam anlamıyla egemenlikleri altına alırlar. Hatta dişi kunduzlar gibi davranarak çocuklarıyla aşırı biçimde ilgilenme hatasına düşüp kocalarını evden kaçırabilir. Ancak çocuklar büyüdükçe ayni ana-babalar bağları gevşeterek zamanı gelince onların yeni bir yaşam kurabilmeleri için gerekli desteği sağlarlar. Kunduz çocukları günlük yaşamları belli bir programa bağlandığı zaman çok uyumlu ve uslu çocuklar olurlar. Çok yaratıcıdırlar ve saatlerce kendi başlarına oynayabilirler. Ancak onlarla hedefi uzun yolculuklara çıkmak pek kolay değildir. Alıştıkları yerden kolay kopamayan bu çocuklar huzursuz olabilrler.

Kunduz insanları, Yılan İnsanlarıyla bütünleşirler. Kaplumbağa kabilesinden Yabankazı ve Bozayı İnsanlarıyla iyi anlaşırlar. Kurbağa kabilesinden Puma ve Ağaçkakan İnsanları da iyi anlaştıkları burçlar arasındadır.

Diğer totemlerin insanları bu burçtan geçerken, yeryüzündeki yaşamlarını düzene sokmanın, iç huzurlarını ve güvenliklerini sağlamanın önemini, kararlılık, direnç ve dayanıklılık erdemlerini öğrenebilirler. Hepimizi bağrına basan Toprak Ana'yla daha sağlam ilişkiler kurabilmenin güzelliğini yaşarlar.

SON SÖZ

Sevgili okurlar bir yıldan beri yayınladığım Kızılderili Şifa Çemberi Burçları bu son yazıyla sona ermiştir. Yakında farklı yazılarla yeniden birlikte olmak üzere.

Mine KAVALALI

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

elinize sağlık mine hanım.ilk defa böyle bir bilgi yazısı okuyorum.saolun.

Sokrates 
 17.05.2008 10:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 103
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2211
Kayıt tarihi
: 26.07.06
 
 

 Hacettepe Üniversitesi'nde Psikoloji okudu. İ.Ü. Gazetecilik mezunudur. Öğrencilik yıllarında İn..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster